MevzuVatan.Com
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE VATAN-TV İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Manşet haberler

Google

ATATÜRK ÜN HASTALIĞI, ALKOLİK SİROZ DEĞİL, SITMADIR...

ATATÜRK ÜN HASTALIĞI, ALKOLİK SİROZ DEĞİL, SITMADIR...

Tarih 16 Temmuz 2010, 01:18 Editör EDİTÖR

(Türk Siyasetçisinin el kitabını bitirmeden önce Atatürk ün ölümü daha doğrusu ihmalle öldürülüşü konusunu kitabımıza eklemek ve Türk siyasetçisinin baş öğretmeni o büyük liderimize ölümünü fırsat bilerek yapılan düşmanlığı da Tüm Türk Milletinin dikkatlerine sunmak gerekmiştir.)

 

 

 

Atatürk Alkolden Değil Sıtmadan Ölmüştür başlıklı Türkiye’de konu hakkındaki ilk yazımız BİRLİK (*) dergisinin Ocak 1999 tarihli119 sayısında yayımlanmıştır. Aradan tam 9 yıl geçmesine rağmen Tezimizin aksini savunan çıkmadı. Aradan geçen yıllarda konu kamuoyuna mal olmaya başlamış, daha derinliğine incelenmiş ve tezimizi doğrulayan  daha bir çok delile ulaşılmıştır. Türk kamu oyu konuyu yakından izlemiş ve konu kamuya mal olmaya başlamıştır.

Bununla beraber Atatürk ün ölümcül hastalığı  hala daha ne yazık ki bazı küçük kesimlerde tartışılmaktadır. Bir şeyin tartışılması demek o şeyin  kesin doğruluğuna ulaşılamamış veya  açıklığa kavuşmamış olması demektir.

Ancak Atatürk’ün ölümcül hastalığı için bu genel kural doğru değildir. Bu konu kesinlik kazanmıştır. Yani Atatürk’ümüzün sıtmadan öldüğü kesindir. Ancak konu tartışılmakta ve yapılan yanlışta ısrar edilerek yaratılmış olan kargaşanın devam ettirilmesine çalışılmaktadır. NEDEN? Çünkü Atatürk Türk milletine önderlik etmiş ve  bir çağı değiştiren devrim yapmıştır. Bu devrimi yapan ve yaratan kişiye karşı devrimin mağlupları ve mağdurları (Dahili ve harici bedhahlar) Atatürk için uydurdukları alkolik siroz iftirasından hala daha çıkar sağlama peşindedirler. Bu  nedenle de konuyu tartışarak yanlışın sürmesini sağlamaya çalışmaktadırlar. Bu yanlışın devamında ısrarlı olanlara rağmen artık Türk milleti Atatürk’ün alkolik sirozdan değil de sıtmadan öldüğüne dair belge delil ve yayınlara kavuşmuştur. Özetlersek:

Kaynakça 2 de yayınlanan Agoni kitabı yayınlan-mıştır. Ayni yazar Atatürk Nasıl öldürüldü adı altında bir araştırma daha yayınlamıştır. Hava kuvvetleri dergisinin Haziran 2004 sayısında, Cumhuriyet Gazetesinin 10 Kasım 2003 sayısında. Milliyet gazetesinin 13 Kasım 2002 sayısında makale ve görüşlerimiz  yayımlanmıştır. İnternet’te Atatürk, alkolik siroz ve sıtma sözcüklerini Google veya yahoo dan ararsanız çeşitli yayınlara kaynaklara rastlarsınız. www.TAMindir.com ve www.ogundeli.com adresle-rine girerseniz konuya ait bir kısım çalışmalara ve tartışmalara ulaşırsınız. Türk milleti artık Atatürk’ün sıtmadan öldüğünü öğrenmiş ve kabul etmiştir.  Bunun aksini savunmak boş bir gayrettir.

Daha önemlisi Atatürk sıtma sirozu olmasına karşın alkolik siroz diye yanlış teşhis konuldu-ğundan tedavisi de eksik ve yanlış yapılmıştır. Basit bir splenektomi (Dalağın çıkarılması) uygulanma-mıştır. Karındaki sıvıyı boşaltmak amacıyla saligran (Cıvalı diüretik) kullanılması bugün için geçerli teda-vi yöntemi değildir. Artık uygulamadan kalkmıştır.

Önce Atatürk’ün sıtmadan öldüğüne dair delil-lerimizi tekrar sıralayalım. Bu konuda en yetkili ve güvenilir kaynak Prof. Dr. Bedii Şehsuvaroğlu'nun kitabıdır. (1)

Adı geçen kitaba göre Atatürk iki defa sıtma geçirmiştir.Samsun’a çıktığı zaman da sıtma nedeni ile Dr. Refik Saydam ( Tabip Bnb.) Sonra Sağlık Bakanlığı ve Başbakanlık yaptı) tarafından tedavi edilmekte idi. 3 Ağustos 1938 tarihinde Atatürk’e aşağıdaki doktorların katılımı ile büyük ve önemli bir muayene ve konsültasyon yapılmıştır. Konsül-tasyon Heyeti: Dr. Bergaman, Dr. Epinger, Dr. Neşet Ömer İrdelp, Dr. Nihat Reşat, Dr. M. Kemal Öke, Dr. Mehmet Kamil, Dr. Süreyya Hidayet, Dr. Abramaya ve Dr. Akil Muhtar. Yapılan konsültasyon özeti aşağıdadır.

Atatürk’te asit yapmış siroz hali bulunduğu bunun nedeninin evvelce iki defa geçirdiği sıtma-nın etkisinin ve payının bulunmadığının söylene-meyeceği, Hastanın ateşinin yüksekliğinin aynı hastalığın varlığı ile izah edilebileceği, Karaciğerin kosta (Göğüs kafesinin alt kenarı) kenarlarını geçtiği dalağının büyük olduğu tespit edilerek aşağıdaki tedavi önerilmiş ve uygulanmıştır.

1-  Karındaki asit saligran şırıngaları ile gideril-meye çalışılacaktır.

2-  2-3 defadan sonra karından ponksiyon yapılacaktır.

3-     Ateş için piramidon verilecektir.

4-     Kinin tedavisi yapılabilecektir

5-     Hafif müsekkin ilaçlar verilecektir.

6-     B vitamini verilecektir.

Bu tespitler Atatürk’ümüzde mevcut olan sirozun daha evvel geçirdiği sıtma ile ilgili olduğu hususunda bir tereddüt bulunmadığını göstermek-tedir. Bu nedenle de kinin tedavisi uygulanmıştır. Atatürk için 1937-38 yılları içinde İstanbul eczane-sinden 42 kutu kinin alındığı belgelenmiştir.(2)

3 Ağustos 1938 de sıtma sirozu olan bir insanın  3ay bir hafta sonra alkolik siroz olması mümkün değildir. Ayrıca dalağın büyük oluşu da kesinlikle alkolik siroza uygunluk göstermediği gibi alkolik sirozun olmadığının bir delilidir.

Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu Güncel Gastroente-roloji dergisinin 1997 Ekim sayısında aynen şunları yazmaktadır.(3): “Türk halkı Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Atatürk’ün alkole bağlı siroz hastalığından öldüğünü bilir. Çünkü sirozun alkolden olduğuna inanır. Oysa bunun doğru olmadığı bu günkü bilgilerimize göre oraya çıkmıştır... Alkol içmeye bağlı siroz olma riski; en az 10-15 yıl, günde rakı biriminde 3 bardak ve her gün içilmesi koşulu ile olabilir. Oysa Atatürk bu sıklıkta ve sürede içmiyordu. Ülkemizde çok daha fazla alkol tüketilmekle birlikte alkole bağlı siroz hemen hemen sıfıra yakındır.”

Bilim artık Atatürk’ün  ölümcül hastalığının alkolik siroz olabileceğini kabul etmemektedir.

GATA  da uzun yıllar Halk Sağlığı Küsüsü başkanlığı yapmış olan Prof. Dr.(E) Tbp. Kd. Alb Necip Berksan aynen şöyle demektedir. “Atatürk Kurtuluş Savaşı yıllarında hiç içki içmemiştir. Bu kendisinin ne kadar ciddi bir devlet adamı oldu-ğunu gösterir. İçki içtiği zaman bile hareketleri ve konuşma düzeni hiç bozulmamış, fikir ve düşünce-lerini gayet sağlıklı bir biçimde ortaya koymuştur. Bu gözlemler bırakınız Atatürk’ün siroz olacak kadar içmesini, sarhoş olacak kadar bile içki içmediğini gösterir. Atatürk’ün alkolik sirozdan öldüğü hususu Atatürk’e uygun olmayan bir yakıştırmadır.”(5)

Dr. Eren Akçiçek Atatürk’ün Sağlığı Hastalıkları ve Ölümü adlı kitabında(4) Atatürk’ün sağlık takvi-mini yayınlamıştır. Bu takvime göre konumuzu ilgilendiren saptamalar şöyledir.

        1896  Manastır Askeri idadisine (Orta okuluna girişi ve sıtmaya yakalanması)

        20-22 Eylül 1915 Sıtmadan yatması

        28 Ağustos 1918 Nablus’ta sıtmanın nüksetmesi

        20 Eylül 1919  Atatürk’ün Sivas’ta sıtmasının nüksetmesi

Görülüyor ki Atatürk’ün birden fazla sıtma geçirdiği konusunda da bir tartışma yoktur. Aksine bir genel kabul vardır.3 Ağustos günü bu hususu teyit ederek tedavi uygulanan bir hastaya 10 Kasım günü alkolik sirozdan ölüm raporu verilmesinin bilimsel ve tıbbı bir karar olamayacağı değerlendiril-mekte ve raporu verenlere hayretle bakılmaktadır.  Hatta Atatürk’ün ölüm raporunu imzalayan Türk doktorlarının 3 Ağustos konsültasyonunu yapanların Dr. Asım Arar hariç tutulursa ayni kişilerin oldu-ğunun saptanması daha da hayret verici bir tespittir. Bu doktorlar 3 Ağustos’ta sıtma dedikleri Atatürk için 10 Kasım günü alkolik sirozdan öldüğüne dair rapor vermişlerdir. Atatürk gibi Türk milletinin tarihinde çok önemli bir yeri olan Dünya tarihinde de önemli bir devir açan bu büyük insanın  karşıtları ülkeler, devletler ve bunların doktorlarının ve hatta dahildeki işbirlikçilerinin Atatürk’ün ölümünün sıtmadan ileri gelmesine karşın alkole bağlanmasıyla manevi kişiliğinin zedelenmesini amaçladıklarını söylemek pek akıl dışı bir sav değil tam aksine aklın ve bilimsel düşüncenin bir sonucudur. Türk hükümetine, Kuva-yi milliyeci Türk siyasetçisine  bir görev düşmektedir. Artık  bu yanlışı okul kitaplarından da çıkarmak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA:

1-     Prof. Dr. Bedii Şehsuvaroğlu: Atatürk’ün Sağlık Hayatı. Hür Yayınları 1981- İstanbul

2-     Ogün Deli: Agoni: Lazer Ofset Yayınları. Ankara 2004

3-     Güncel Gastroenteroloji Dergisi: Ekim 1997 277 sayısı

4-     Dr. Eren Akçiçek:  Atatürk’ün sağlığı Hastalıkları ve Ölümü. İzmir Güven Kitapevi 2005

5-     Kuva-yi Milliyede Yeni ufuklar. Kasım -Aralık 1998- 277 sayı

(*) BİRLİK Dergisi: TESUD Türkiye Emekli Subaylar Derneği yayın organı

Bu haber 2885 defa okunmuştur.

Share |

Atatürk'ün son yılları

ATATÜRK'ÜN 29 EKİM 1938 CUMHURİYET BAYRAM MESAJI!

ATATÜRK'ÜN 29 EKİM 1938  CUMHURİYET BAYRAM MESAJI! ARSLAN BULUT yazdı...

ATA'NIN VASİYETİ...

ATA'NIN VASİYETİ... TTK SİTESİNDEN ALINMIŞTIR..
Türk Gençliğine Mesaj19 Mayıs 2012

facebook ta Begen

Google

SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

|Hack Haber |Tekturk |Turania |11kasim DERNEGİ |hakimiyet gazetesi |Yenile

Copyright © 2009 Mevzuvatan - Rüya Teknoloji Tarafindan Yapilmistir

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi