Geyik sürülerini izleyen kartallı Türk avcıları, karşılarında bazan korkunç rakipler de buluyorlardı. Avcıların vurdukları geyiklere bazan kurtlar, bazan da kurtların yakaladıkları geyiklere, avcılar ortak olmak istiyorlardı. Seyyah Atkinson, kurtlar ile avcıların kartalları arasında geçen kanlı savaş sahnelerine de tanık olmuştu. Bir ağacın yanında ve üzerinde saklanan avcı, kendi kartalları ile kurtlar arasında geçen bu korkunç savaşı büyük bir zevkle seyrediyordu. En sonunda kartallar, kurtları kaçırmayı ve avı almayı başarabiliyorlardı. Atkinson, böyle bir sahneyi kendi gözü ve kalemi ile çizmiştir (yukarıdaki resim).
Türkler, kendilerine arkadaşlık eden, evinin yiyeceğini veren ve heyecanlı av sahneleri yaşatan av kartallarına büyük bir önem vermişler ve bu sahneleri, çok eski san'at eserleri üzerinde de canlandırmışlardı. Buna örnek olarak, Hun büyüklerinin gömüldükleri Pazırık kurganlarında ele geçmiş olan bir keçe süsünün resmini aşağıda görebilirsiniz.
![]() |
Pazırık Kurganı Keçe Süsü |
Türkün kartalı artık burada tanrılaşmış ve kutsal bir şekle bürünmüştür. Kartal, diğer bir Hun keçesi süsünde ise, kaplana benzer korkunç bir mahluk haline gelmiştir (bakınız aşağıdaki ilk resim.)
![]() |
| Hun Keçe Süsü |
Prof. Dr. Bahaettin Ögel
Türk Kültürü Dergisi Sayı : 118














.jpg)
















.jpg)



















