![]() | |||||||||||
| |||||||||||
|
| |||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARManşet haberler |
KÖY ENSTİTÜLERİ!..BİR KURUMU YIKTIK!.. BUGÜNLERE GELDİK!..
KÖY ENSTİTÜLERİ!.. Kelebekler kadar kısaydı ömrümüz, ülkemizin yaşamında. Ama, topluma kattığımız renk etkileyiciydi, yaydığımız ışık parlaktı, ısıtıcıydı güneşimiz, doyurucuydu nimetlerimiz. Kendimiz üretip kendimiz tüketiyorduk. Asalak değildik. Barınaklarımızı da, dersliklerimizi de işliklerimizi de kendimiz yaptık. Yük olmadık devlete.. ve de millete. Omuz omuza ve kol kolaydık kız erkek, işliklerde dersliklerde üretmede!.. İrticanın, çıkarcının, hayının, ağanın, emek hırsızlarının gözüne battı geleceğin eğitim ordusunun kolkola-yanyana duruşu. Zehirli iftiraların ardı arkası kesilmedi, kuruluşundan taa kapatılıncaya kadar!.. Güneşin düşmanıydı iftiracılar, aydınlığın ise amansız düşmanı. Cehaletten besleniyorlardı. Onların gözünde, karanlıktan kurtarılan her fert, ellerinden kaçırdıkları bir köle, cehaletin zincirlerini kıran her fert ise, köleliğe başkaldıran bir Spartaküs idi. Bahar çiçekleri gibi açmıştık ülkenin 21 ayrımsız bölgesine… Doğu, batı demeden.. Kardeştiler her bölgenin insanı!.. 36.5 etnik kökene ayıranlar işbaşında değildi o zaman. Hiç kimse böyle bir densizliğe yandaşlık da yapmıyordu. Ülkü birliği, amaç birliği, ön plandaydı, ülkenin dirliği için.. Dinsel ayrım yapanı da yoktu ülkede.. Sinmişti irtica, sinmişti hayın!.. Sadece ve sadece, yedi düvele karşı kazanılmış kurtuluş zaferinin aydınlık gelecek için taçlandırılması vardı idealist beyinlerde. Heyhaaat!.. Meğer pusudaymışlar!.. Anını kollarlarmış deliklerinden çıkmak için!.. Sonu gelmedi iftiraların, karalamaların.. TBMM’ne kadar taşıdılar yalanlarını. Aslında, çığlıklar büyük bir korkunun yansımasıydı!.. Batı korkuyordu ülkenin uyanmasından, aydınlanmasından!.. Eğer açık kalırsa Köy Enstitüleri, yetişseydi yüzbinlerce köylü genci, söz sahibi olsaydı yönetimde, hem Sevr’den medet uman dış düşmanların, hem de mütegallibe ve toprak ağalarının köle sahipliği son bulacak, işleri bozulacaktı!.. Korkuları bundandı, edepsizce saldırıları, iftiraları bundandı!.. Köy Enstitüleri, kuruluş kanunuyla açıkça ortaya koyuyordu hedefini… Ulusal varlığın temeliyiz deniyordu!. Yurdun öz sahibi efendisi ilan ediliyordu köylü.. Tabandan başlayacaktı aydınlanma.. Hayat hakkı kalmayacaktı, soyguncuya, tefeciye hırsıza, işbirlikçiye, yobaza!.. İmamların insafına terk edilmeyecekti köyler.. Sürer, eker, biçeriz, güvenip ötesine / Milletin her kazancı, milletin kesesine, Kuracağız öz yurtta, dirliği düzenliği. / Yıkıyor engelleri, ulus egemenliği Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz. / Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz. Yedi yılda 18200 olabilmişti mezunların sayısı.. Hepsi birer yağız köy delikanlıları olarak geldiler, idealist aydınlanmacı öğretmen, sağlıkçı, ziraatçı olarak yine köylerine döndüler. Hem de kendi alışkanlıklarıyla, toplumuna yabancılaşmadan, çıktığı yöreyi horgörmeden!.. Değişecekti, gelişecekti Ülke.. Gelişip değiştikçe de işleri bitecekti, ağaların, mütegallibenin, işbirlikçilerin.. Değişmeye başlamıştı da!.. Ya bugünün 18200’ü yarın 180.200 olursa , ertesinde 1 milyon 700bini bulursa, nice olurdu halleri!.. Sınav hırsızlığı mağdurları kadar uğradıkları haksızlıklar karşısında sessiz kalırlar mıydı acaba?... Bugünün tedbirini o günlerde aldı mütegallibe takımı.. Bugünün sessiz çoğunluğu, o günlerden bugünler için alınan tedbirlerle yaratıldı… İrtica tehlike olmaktan çıkarıldı Milli Siyaset Belgesinden!.. Atatürk’ün, dervişler, müridler, meczuplar ülkesi olamaz dediği ülkenin umutlarına o günlerden başlayıp karlar yağdı!.. Demokrasi adına, demokrasi katledildi, İmamın ordusu güç kazanmakla kalmadı, söz sahibi de oldu!.. Ülkenin servet kaynakları, öz değerleri, milli varlıkları peşkeş çekildi satıldı.. Ve satışların arkasından sessiz çoğunluk, ses etmedi, “babalar gibi” satanları onayladı!.. Ey Halkım!.. Şimdi düşünme zamanı!... Acaba iyi niyetin kurduğu, kötü niyetin yıktığı Köy Enstitüleri milyonları aydınlatma fırsatı sürseydi, bugün içinde bulunduğu açmazlar yaşanır mıydı!?.. Esamesi okunur muydu gerici iktidarların, imamın ordusunun!?.. Silivri’de olur muydu bunca aydın!?
Mehmet Halil Arık Emekli eğitimci – DENİZLİ Bu haber 354 defa okunmuştur.
|
GALERİfacebook ta Begen |
|||||||||
|
SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN Copyright © 2009 Mevzuvatan - Rüya Teknoloji Tarafindan Yapilmistir
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||