![]() | |||||||||||
| |||||||||||
|
| |||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARManşet haberler |
Ermeni terör örgütleri ve Ermeni Terör Örgütlerinin Ortak Özellikleri.
1. Tarihi süreci içerisinde ve 1973 1985 yeni Ermeni terörü döneminde, Ermeni örgütlerinin amaçlarının ve bu amaçlan gerçekleştirmek için izledikleri yol ve yöntemlerin incelenmesinde tamamının birer ihtilâl, isyan ve terör örgütleri olduğu görülür.
1890 'larda, «Çeteler teşkil etmek, hedef kitleler olan Osmanlı toplumunun maneviyatını bozmak, Türkleri eldeki bütün imkânları kullanarak öldürmek, yok etmek, egemenlik haklarından mahrum kılmak, Ermeni azınlık topluluklarını silahlandırmak, ihtilâl, isyan ve terör için hazırlamak, ihtilâl komiteleri, katliam grupları, katliam birlikleri kurmak, hükümet kuruluşlarını tahrip edip, yağmalamak gibi doğrudan teröre ve terörün yaygınlaşmasına çalışan, kuruluş düzenleri bu esaslara dayanan, izledikleri yol ve yöntemlerde açıklanan doğrultuda hareket eden Taşnakların, Bolşevik ihtilâlinden sonra 1918 1920 yıllan arasında bugünkü «Sovyet Ermenistan Cumhuriyeti» bölgesinde iktidarı ele geçirerek «Ermeni Cumhuriyetini» kurmaları, çeşitli siyasi girişimlerde bulunmaları bunların terör niteliklerini ortadan kaldırmamış, yıllar sonra 1972 yılında «Ermeni Soy Kırımı Adalet Komandoların» adlı grubunu kurmalarına engel olmamıştır. Bu grubun neler yaptıkları ise bütün insanlık âlemince, terörle tarihte ve günümüze hiçbir ilgileri olmayan ancak terör örgütlerinin baskılan altında bulunan Ermenilerce bilinmektedir. Bunun gibi Marksis Hınçak Örgütü de 1973 1985 yeni Ermeni terör döneminin başlıca terör uygulayıcısı olan ve varlığı ancak teröre dayanan ASALA'nın kuruluşunun fikri ve manevi kaynağı olmakla kalmamış, bu grubu veya örgütü özendirmiş, desteklemiştir. Ermeni sorunu Ermeni konusu veya Ermeni davası hangi anlamda ele alınırsa alınsın, hangi görüşlerle açıklanmaya çalışılırsa çalışılsın, Ermeni örgütlerinde bu kavramlar terörle eşdeğerli olmuş, amaç ve beklentiler sürekli şekilde Türk ve Türkiye düşmanlığı, kan ve kin üzerine bina edilmiştir. 2. Ermeni terör örgütlerinin kuruluşları dar bir kadro ile gerçekleştirilmekte, merkezi yönetim gene1likle bu kadronun denetiminde bulunmaktadır. Merkez yönetiminin ön gördüğü eylemler içerisinde belirli sayıda ve belirli görevleri yüklenmiş özel timler tarafından uygulamaya konmaktadır. Bu timler sırasında çok değişik örgüt isimleriyle kamuoylarına yansıtılmakta bu suretle Ermeni örgüt sayısının çok olduğu görüntüsünün yayılması arzu edilmektedir. 3. Bu örgütlerde, merkezi yönetimler ve bunlara bağlı çeşitli organların belirli bir fiziki alanda veya aynı coğrafyada olması gerekmemektedir. Çeşitli ülkelerde olabileceği gibi, bir ülkenin çeşitli yerlerinde de bulunabilirler. Bu durum, Ermeni örgütleri hakkında «Merkezi»lik özelliğini daha demokratik, daha yaygın bir şekle sokmayı sağlamakta ise de gerçekte bütün Ermeni terör örgütlerinde çok sıkı ve disiplinli bir merkez egemenliği esas kabul edilmektedir. 4. Örgütlerin gerek açıklanan yapıları ,gerekse lider (?) kişiler arasındaki rekabetler ve çatışmalar sık ve çeşitli bölünmeleri ortak bir özellik haline getirmiştir. Bu durumdan da yararlanılmakta, bir örgüt, birden fazla kişinin liderliğinde ayrılınca sanki ayrı terör örgütleri görüntüsü verilmektedir. 5. Örgütlerde genelde bütün terör örgütlerinde ve faaliyetlerinde esas olan gizlilik başka bir ortak özelliği teşkil etmektedir. Ancak, sırasında merkezin örtüsünün devamı, korunması veya eylemin daha yaygın ve etkin propaganda aracı olarak kullanılması için özellikle alt grup veya özel tim eylemlerinde açıklığa gidilmekte, eylemler ilân edilmekte, gerçekleştikten sonra da üstlenilmektedir. Bütün bunlar propaganda amaçlarıyla, hudutlu ve bu amaçlara paraleldir. 6. Bütün Ermeni terör örgütlerinde, terör psikolojik harekâtın bir parçası, hatta bir aşamasıdır. Propaganda amacıyla terör uygulanabildiği gibi yalnız terör yaratmak, korku ve sindirme sağlamak. için de terör eylemlerine başvurulmaktadır. İkinciler, daha çok Ermenilere ve örgüte karşı gelenlere veya örgütün emirlerine uymayanlara uygulanmaktadır. 7. Bu örgütler, halkla ilişkiler, haberleşme ve bunları gerçekleştiren araçlar hakkında geniş bilgi ve deneyimlere sahiptirler: Ayrıca; bu faaliyetleri yerine getiren kişi, kurum: ve kuruluşlarla yakın temas ve ilişkiler içerisinde bulunmaktadırlar. Bu etkinlikleri, örgütlere yeterli yaşama ve yayılma zamanını hazırlamaktadır. 8. Ermeni terör örgütleri daima bir veya birden fazla devletin açık veya kapalı desteğine sahiptirler. Bu devletler örgütleri birer araç şeklinde kullandıkları gibi, kendi gizli örgütlerini ve psikolojik harekât kuruluşlarını örtmek için de kullanmaktadırlar. 9. Bütün Ermeni örgütleri için Türk ve Türkiye düşmanlığı, kuruluşlarının ve devamlarının manevi unsuru halindedir. Ayrıca, bu düşmanlık üzerine haklar ve çıkarları bina etmektedirler. Türkiye ile ilişkisi, teması ve bağlantıları olan ülkelerle görüntüde olan düşmanlıklar gelip geçicidir. Terörün bu ülkelere sıçraması veya bir ve birden fazla olayın bu ülkelere karşı veya bu ülke vatandaşlarını da hedef olarak almak suretiyle uygulanması tamamen «tehdit» niteliği taşır, düşmanlık unsurunu kapsamaz. 10. Tarihi süreci içerisinde Ermeni terörü üç aşama gösterir. Birincisi, terörle Ermenileri, Ermeni topluluklarını kazanmak veya kendilerine çekmek bu suretle Ermeniliği sağlamaktır. İkincisi, Ermeni olmayan kamuoylarına. «gücü» ve «boyutlarını» kabul ettirmek, ilgiyi sağlamaktır. Üçüncüsü ise, siyasi gelişmelere ve uluslararası çıkar çatışmalarına Türkiye ve Türklük hakkında kullanılabilecek «düşmanlık kaynakları» hazırlamaktır. XIX uncu yüzyılın sonlarında «hürriyetsizliğe yoksulluğa haklardan eksikliğe uğratılmış azınlık» teması XX inci yüzyılın sonlarına doğru «soykırımına katliamlara uğramış halk millet» teması tamamen uluslararası ilişkilerde kaynak sağIama amacına, yöneliktir. Ve ilk fırsatta, bu kaynaklar hiç tereddütsüz Türkiye'ye rakip devletler tarafından hatta uluslararası teşkilâtlar tarafından kullanılacaktır. Bütün terör örgütlerinin gizli kalan amaçlan ve hedefleri uluslararası çatışmalardan doğacak fırsatların değerlendirilmesidir. Bu ise tarihi sürecine uygun olarak kendileri dışında gerçekleşmesini bekledikleri bir hedef hatta emeldir. 1973 1985. Yeni Ermeni terör döneminde, terörü özendiren, geliştiren, hazırlayan, daha geniş alanlara yayılmasını, hedeflerinin çeşitlenmesini sağlayan; terör tim ve grupları oluşturan, yeni örgütlenme çabalarına insan gücü manevi ve psikolojik destekler, temaslar ve ilişkiler ortamı hazırlayıp veren; geleneksel Taşnak ve Hınçak terör örgütleridir. Bunların yanında açıklanan dönemde isminden en çok söz ettiren ve Ermeni terörü ile eş anlamda kullanılan «Ermenistan'ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu» örgüt adının kısaltılmış şekli olan ASALA'dır. Geleneksel terör örgütleri içlerinden çıkardıkları terör tim ve gruplarıyla, ASALA ise, bağımsız görünümü altında, terörün en acımasız ve insanlık dışı uygulamalarıyla yeni dönemin terör yaratıcıları olmuşlardır. ASALA'da manevi ve psikolojik desteği, temas ve ilişkiler ortamını Hınça'k'lardan almıştır. Bu yaklaşımla denebilir ki, gerçekte geleneksel terör bütünü ile devam etmiş, 1960 'larda hazırlanan ortamdan yararlanmış, fırsatları değerlendirerek bir süre daha Türk ve insanlık avına çıkmıştır. Yeni Ermeni terörizminin ana nedenlerinden birini «Armenian National Liberation» başlıklı etüdünde, Michael M. GUNTER şu şekilde açıklamaktadır: «Şurası açıktır ki, günümüzde Ermeni terörizminin ana nedenlerinden biri, birçok devlet ve kişinin açıkça bu mücadeleyi desteklemesi ve teröristleri bu eyleme sürükleyen nedenlerin kabul edilmesi gerektiğini öne sürmesidir...» şeklinde açıklamaktadır. Amerika'nın Massachusetts Eyaletindeki Cambirigge kentinde bulunan «Zoryan Çağdaş Ermeni Araştırmaları Enstitüsü yöneticisi ve «Armenian Review» gazetesinin yazı işleri müdürü Gerard J. Libaridyan ise bu dönemi; «Türk devletinin ve dünyanın büyük devletlerinin altmış yıl süren barış çabalardan sonra bile, Ermenilerin duygularını kabul etme yönündeki isteksizliği yeni bir terörizm döneminin açılmasıyla sonuçlanmıştır» şeklinde anlatıyor ve meşrulaştırmaya çalışıyor. ASALA lideri Agop Agopyan ise «...geleneksel Ermeni partilerinin sürdürdüğü politikanın başarısızlıklarının anlaşılmasından sonra» Ermeni şiddet olaylarının ortaya çıktığını iddia ediyor. Görüldüğü gibi bütün bu görüşler, tarihi süreci içerisinde Ermeni terörünü bir yana iterek, «hakların savunulmasında barışın veya savaşın» seçimine Ermeni konusunu getirmek istiyorlar. Ancak, başlangıcından itibaren, ihtilâllerle, isyanlarla, savaşla, yok etmek istedikleri Türklerin ve Türkiye'nin karşısına hangi haklarla çıktıklarını, bu hakları kimden ve nereden aldıklarını açıklamıyorlar. Ermeni terörü için bir hak ortada görülüyor, «kin intikam katliam terör hakkı» bunu ise, hiç çekinmeden kullanmaya çalışıyorlar. Ermeni örgütlerinin başlangıcından itibaren bir terör örgütleri olduğu gerçeğini de görmemezlikten geliyorlar. Yeni terör dönemi ise birden fazla devletin ve birçok kişinin Türkiye üzerindeki beklentilerinden, 1960'lardan başlayarak yapılan propaganda ve gösterilerin hazırladığı ortamdan, Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu çeşitli sorunları istismar eden rakiplerinin tutum ve davranışlarından yararlanılarak eski bir terör döneminin yeniden ihyası anlamını taşıyor. O dönemin sonuçları ne olmuşsa, yeni Ermeni terör döneminin de aynı sonuçları paylaşacağını başlangıcından itibaren belli ediyor. Ancak, bu kez bütün bir Ermeni camiası, insanlık dünyası karşısında terörist damgasıyla çıkmanın ezikliğini, üzüntüsünü çekerek sonuçlan endişeyle izliyor. Bu gerçeği ise Ermeni terör örgütleri görmek istemiyorlar veya onları bu yöne itenler göstermek istemiyorlar. Yaygın propaganda ve psikolojik harekât uygulamaları devam ediyor. «Ermeni Devrimci Federasyonu» veya Taşnak Taşnaklar Ermeni terör örgütü Taşnak Partisi olarak da anıldı. Komünistlerin «Ermeni Cumhuriyetini» ele geçirmelerinden sonra A.B.D., Lübnan, İran, Fransa ve Yunanistan da «sürgündeki parti» şeklinde örgütü devam ettirmeye çalıştı. Günümüze kadar çeşitli faaliyetleriyle devam etti, yeni terör döneminin hazırlayıcısı ve özendiricisi oldu. Terör tim ve grupları oluşturdu. 1. Örgüt yapısı a. «Büro» Örgütün en üst organıdır? Örgüt yönetimi «Büro»nun kararları doğrultusunda gerçekleşir. Büro, görünüşte kollektif liderlik şeklindedir. Kaliforniya'dan, Fransa'dan, İran'dan birer, Lübnan'dan beş üyeden oluşur. Üyeler kendi aralarından birini başkan seçerler. Lübnan iç savaşına kadar Büro, Lübnan'daydı. İç savaş sonunda sırasıyla A.B.D.lerine, Yunanistan'a, Fransa' ya taşındı. Bugün tekrar A.B.D.lerinde olduğu sanılmaktadır. «Büro» üyeleri, yönetim esasları, kararları gizlidir. 1985 yılına kadar, İran doğumlu, Yunanistan'da yaşayan, Hrair Marukiyan'ın Büronun başkanı olduğu bildirilmektedir. b. «Merkez Komitesi» Örgütün üst yönetim organıdır. «Büron ile yerel gruplar ve örgütler arasındaki bağı teşkil eder. Ermenilerin nüfus bakımından önemli oldukları yerlerde kurulur. Lübnan ve Fransa'da birer «Merkez Komitesi» olmasına karşılık, A.B.D.lerinde «Batı Kesimi Merkez Komitesi» «Doğu Kesimi Merkez Komitesi» adı altında iki komite vardır. Pramide benzeyen bu yapının altında yerel örgütler, organlar yer alır. Bunlar, çeşitli «Ermeni temalarını» taşıyan isimlerle anılırlar. Başlıcaları, «Ermeni Gençlik Federasyonu» . «Gençlik Örgütü» «Erkek ve Kız Öğrenciler İzci Örgütü» «Spor ve Kültür Örgütleri» gibi adlarla kurulmuşlardır. c. «Merkez Komitesi»ne veya «Merkez Komitelerine» ayrıca propaganda ve yayın; Hukuk; Mall; Askeri; Eğitim ve «Ermeni göçünü denetleme komitesi» adı altında çeşitli hizmet bölümleri bağlıdır. Bunlar daha çok bilgi ve teknik hizmet birimleridir: «Ermeni Devrimci İhtilâlci Federasyonu» adı, propaganda etkinlik sağlamak ve özellikle Batı kamuoyunda tepki yaratmamak amacıyla değiştirilmek istenmiş ve Taşnakların siyasi kolu şeklinde «Ermeni Ulusal Komitesi» adını almıştır. Çeşitli propaganda uygulamalarında sanki farklı kuruluşlarmış gibi iki isimde kullanılmaya çalışılmaktadır. 2. Amacı ve hedefleri Taşnak Ermeni terör, örgütü «Ermeni davasını» (Hay Taht) Sevr anlaşmasında (?) gösterilen, komünist olmayan Ermenistan'ın kurulmasının ve Türkiye'nin Ermenilere karşı işlendiği iddia edilen suçlara karşı tazminat ödemesinin sağlanması anlamında anlamaktadır. Taşnak yayın organlarında bu amaç şu şekilde ele alınmaktadır. «Sevr anlaşması üzerinde durmaya devam edeceğiz. Bu anlaşma davamızın kilometre taşlarından biridir... » Bir başka yazıda da Taşnak amaçları «Ermenilerin kendi vatanlarında yaşama ve , kendilerini yönetme hakkına sahip olmaları»dır, şeklinde özetlenmektedir. Bir başka ve yaygın hale gelmiş amaç ise üç noktada toplanmaktadır. Bunlar, (a) Soy kırımın tanınması (b) Türkiye'nin tazminat ödemesi (c) Ermeni topraklarına geri dönüşün gerçekleşmesi şeklinde özetlenmektedir. 3. Stratejileri, tutum ve davranışları Taşnak Ermeni terör örgütü, görüntüde stratejisini «barışçı yollarla amaçlarının gerçekleştirmesi» şeklinde ortaya koymuştur. Ancak ne süreç içerisindeki tutum ve davranışları ne de yeni Ermeni terör dönemindeki faaliyetleri bu görüntüleri ve davranışları kanıtlamaktadır. Aksine, tam bir terör örgütü olan ve uzun deneyimlerle elde edilen propaganda gücünü tam olarak kullanma eğiliminde bulunan bu örgüt, kamuoylarını yanıltmak için çeşitli «barışçı» görüntüler sergilemektedir. «Ermeni Soy Kırımı Adalet Komandoları» terör grubunu Taşnak örgütü kurdu, da,ha sonra bunun adını «Ermeni Devrimci Ordusun şekline çevirdiler. Bu grubun bütün cinayetleri ve bombalama olayları Taşnak terör örgütünce planlandı ve kararlaştırıldı. Açıklanan tutum ve davranışlar hiçbir zaman Taşnak'ların terör örgütü niteliğini yitirmediğini gösterdi. Ancak, bu terör örgütünün ASALA'dan farklı bir yanı ortaya çıktı. ASALA için Türk veya başka ülkelerin vatandaşları terör uygulamalarında veya katliamlarda fark etmiyordu. Hedeflerde ayırım yapılmıyordu. Buna karşılık Taşnak Ermeni terör örgütü ve ona bağlı terör grupları hedef olarak yalnız Türkleri, Türk vatandaşlarını, Türk temsilcilerini seçiyorlardı. 1982 yılında Los Angeles'teki Türk Başkonsolosunu öldürdükten sonra Adalet Komandolarının yaptıkları açıklamada «Tek amacımız Türk diplomatları ve Türk kurumlarıdır» deniyordu. «Ermeni Devrimci Ordusu»nun 1983 yılında Lizbon'daki Türkiye Büyükelçiliğine yaptığı saldırıda da aynı durum tekrarlanıyordu. Kısaca, Taşnak Ermeni terör örgütü ile ASALA arasındaki farkı, birinin yalnız Türk hedeflerine yönelmesi, diğerinin ise Türk veya diğer milletler vatandaşlarını terör uygulamasında ayırt etmemesidir. Gerçekte ,ise bu tarihi süreç içerisinde de görülen bir durumu yansıtıyordu. XIX uncu ve XX inci yüzyılın ilk yirmi yılı içinde, Taşnaklar daha çok Batı yanlısı davranarak Batı ülkelerindeki kamuoyunu etkilemeye çalışırlarken, Hınçaklar Rusya'ya yöneliyorlardı. Terörün, iki yanı da 1973 1985 yılları arasında kullanılmaya başladı. Taşnak Ermeni örgütü açıklanan elçilik baskınından sonra genel stratejisini açıklama fırsatı buldu. Bu stratejiye göre: «Bir kurtuluş hareketinin nihai amacına erişmesi için iki aşama vardır...n deniyordu. Bu aşamaları da şu şekilde formüle etmekteydi. «Birincisi destek üsleri sağlamaktır. Buna «İç propaganda» denilir. İkinci aşama ise, dışarıda tanınma yani dünyanın beğenisini kazanmadır. En azından dünya kamuoyunun davaya eğilmesi sağlanmalıdır. Bu ise, bir başka değimle gösteri eylemleri dönemidir...» İşte Taşnaklar için, Ermeni terörü açıklanan stratejinin «gösteri» eylemlerini yansıtıyordu. Cinayetler, bombalamalar, baskınlar ve bu arada ölen yaralanan, ezilen insanlar tamamen bir gösteriden ibarettir, sayılıyordu. Taşnak Ermeni terör örgütünün niteliklerini ve özelliklerini, Taşnak Partisi tarihçisi Varanciyan şu şekilde açıklamaktadır: «Belki de hiçbir ihtilâlci parti, hatta Rusların Nazodovoletz ve İtalyanların Çarbonarileri bile ki bunlar terörist eylemlerde zengin deneyimlere sahiptirler ve hiçbir şeyden çekinmezlerdi Taşnak partisi kadar çılgın türde terörist yetiştirememiştir. Yüzlerce silahşör, bomba ve hançerle intikam için yola çıkmış kişi yaratmıştır...» incelenen dönemde de aynı çılgın teröristler, Türklere ve Türk kurumlarına karşı yönelmişlerdi. 4. Viyana ve Münih Kongreleri a. 27 Aralık 1981 tarihinde Viyana'da yapılan 22 inci Taşnak Kongresinde aşağıda özetleri verilen kararlar alındı. Her iki kongre kararları da Taşnak Ermeni terör örgütünün, propaganda araçları olarak kullanılacak temaları belirlemesi bakımından ilginçtir. 5. Destek ve ilişkileri Taşnak Ermeni terör örgütü, desteğini daha ziyade A.B.D.Ierinden ve Avrupa devletlerinden almaktadır, ilişkileri ise mümkün olduğu kadar diğer terör örgütleriyle temas etmemek şeklinde bir esasa bağlanmıştır. Adı geçen devletlerin çeşitli teşkilâtlarıyla ilişkileri vardır. Kilise ve Kiliseler Birliği ile «Ermeni lobileri», «Araştırma merkezleri» başlıca destek kaynaklarını teşkil etmektedir. 6. Politik gelişmeleri 1. 1970 'lere kadar, Taşnak Ermeni terör örgütünde belirlenen ve uygulanan politikalarda esas «Sovyet Ermenistan'ının kurtuluşu ve bağımsızlığı» idi. Bu sebeple, Sovyetler Birliği'ne karşı olan düşmanlıklar öncelik kazanıyor, Sovyet Ermenistan'ını tutan veya Sovyet Ermenistan'ını destekleyenlere karşı acımasız bir mücadele veriliyordu. New York, Holy Cross Ermeni Kilisesi'nin Başpiskoposunun Noel âyini sırasında bir Taşnak fedaisi tarafından öldürülmesinin nedeni, adı geçenin Sovyet Ermenistan'daki durumu onaylamasıydı. 2. 1970 'lerden sonra, Ermeni Cumhuriyeti lider ve kadrolarının ölüm ve diğer sebeplerle ortadan kalkması ve dağılması, Üçüncü Dünya kurtuluş hareketlerine Taşnak terör hareketlerinin benzetilmesi gibi sebeplerle politikalarda önemli değişiklikler yapıldı. Artık, düşmanlık Türkiye'ye Türklere yöneldi. «Faşist Türkiye» asıl düşman oldu, O'nun müttefiki Amerika da düşman ülkeler içerisine katıldı. 1972 de Taşnakların kurduğu ve teşkilâtlandırdıkları «Ermeni Soy Kırımı Adaleti Komandoları» terör grubu da açıklanan politikalar sonucu olarak harekete geçirildi. Taşnak ve özellikle bu terör grubunun propaganda organı Aztag Şapatoryag, «Günümüzde kurtuluş mücadelelerinin de son umut ve çıkış yolu olarak terörizmdir» şeklinde «Terörün ilan ediyordu. 3. Lizbon harekâtı, Taşnak Ermeni terör örgütünün bütün propaganda ve çabalarına rağmen tam bir başarısızlık olarak görüldü. Lizbon Türk Elçiliğinin baskınını, terörde bir dönüm noktası şeklinde gösteren davranışlarda itibar kazanamadı. Bu olaydan sonra, «Ermeni soy kırımı adaleti komandoları» terör grubunun ismi «Ermeni Devrimci Ordusu» olarak değiştirilmek zorunda kalındıysa da gene Taşnaklara yeterli etkinlik sağlayamadı, özellikle 1984 tarihinde Taşnak canilerinden Sasunyan'ın tutuklanıp, mahkûm edilmesi Taşnak politikasına önemli bir darbe vurdu. Amerika'da doğan Ermenilerin desteğini yitirdi. «Armenian Reporter» gazetesi, Taşnak partisinin Lübnanlı, dışardan gelen Ermenilerin eline geçtiğini, terörizmi desteklemeyen büyük çoğunluk karşısında âciz kaldığını yazıyordu. Terörist kolun zayıflaması, Taşnaklar arasında ve özellikle «Büro» ve «Merkez Komiteleri» üst yönetimleri arasındaki çatışmaları artırdı. 7. Yayın Organları Ermeni terör örgütleri içerisinde propaganda konusunda büyük deneyimleri ve o nispette destekleri bulunan Taşnak Ermeni terör örgütü, çeşitli süreli, süresiz yayınlar, satın alınan radyo programları, özel radyolar TV ve video filmleri gibi haberleşme ve yayın araçlarıyla sürekli olarak amaçlarını, hareketlerini, politikalarını dünya kamuoyuna duyurmak imkânını elde etmişlerdir. Birçok devlet bu bakımdan Taşnaklara özel destekler sağlamışlar ve ilgi göstermişlerdir. Taşnak yayın organları içerisinde en önemlileri A.B.D.lerinde Ermenice yayınlanan «Hayrenik» ve «Asbarez» ile İngilizce yayınlanan «Armenian Weeky»dir. Bu örgütün, katılanların kısıtlı sayılarına rağmen, Paris, Bükreş, Erivan, Mûnih gibi yerlerde 22 dünya konferansı düzenlemesi önemli bir propaganda, yayma ve yayılma olayıdır. Ermeni terörünün 1973 1985 yeni döneminde kendisinden en çok söz ettiren, Ermeni terör örgütü ASALA'dır. Kuruluşu, örgüt yapısı ve çalışmaları hakkında kesin bilgiler henüz yayınlanmamıştır. Çeşitli Ermeni kaynakları ve yayınlar ASALA hakkında, bazı şahıslarla ilgili bilgiler vermekte, çoğu kez bu örgütün veya terör grubunun yayınlarından elde edilen sonuçları açıklamaktadırlar. Bunlar ise bu terör grubunun yaymak istediği veya açıklanmasında sakınca görmediği bilgilerdir. ASALA'nın kuruluşunu, Lübnan olaylarına bağlayan, Lübnan'daki Filistin Kurtuluşu örgütlerinin faaliyetleri içerisinde gören, onlardan esinlenerek ortaya çıktığını savunan görüşler olduğu gibi birkaç Ermeni'nin bir araya gelerek kurdukları yeni bir terör örgütü kurduklarını ve bu örgütün kısa zamanda dönemin en çarpıcı, en etkin terör olaylarını meydana getirdiğini yazan yayınlar da vardır. Bütün bunlar, ASALA'nın kuruluşunu tam olarak açıklamaktan uzaktırlar. ASALA'nın bir örgüt olarak ortaya çıkması şartları bilinmeden ve doldurmuş olduğu boşluk yeterince açıklığa kavuşturulmadan mevcut tereddütler daha uzun zaman devam edecektir. Her şeyden önce Ermeni terörünün yeni döneminde ilk hareketlerin Taşnak Ermeni terör örgütünün politikaları ve hedefleri gereği olduğu bilinmelidir. Taşnakların tarihi süreç içerisinde ve açıklanan dönemde tamamen batı yanlısı, Türk hedeflerini esas alan, terörü kısıtlı uygulayan bir poIitika izlediği ve Batı devletlerinden destek ve yardım gördüğü, hatta bunlarla işbirliğinde bulunduğu da çeşitli kanıtlarla açıklığa kavuşmuştur. Esasta bundan başka bir tutum ve davranışta bulunmalarına da yapıları, tarihi gelişimleri uygun değildir. Bu ortamda boş bulunan bir alan vardır. Marksis İhtilâlci Yeni nesilleri yakından ilgilendiren ve özellikle Fransa'daki tabiriyle «Yeni Ermeni direniş örgütleri» gibi cazibeli gelecek, Sovyetler ve Doğu ülkeleriyle ilgili adan boş sanılmaktadır. Gerçekte, bu alan Hınçaklar tarafından çok eski tarihlerden beri doldurulmuş bulunmaktadır. Ve 1960 tan itibaren Hınçak'larda çeşitli görüşlerle yeni terör dönemini hazırlamaktadırlar. 1. Kuruluşu ve örgüt yapısı ASALA, 1975 yılında kuruldu. 6 7 üyeden oluşan kurucuları içerisinde, terör örgütünün en hareketli iki üyesinden biri olan Agop Agopyan, örgütün bilinen lideriydi. İkincisi ise cinayet eylemlerfni bizzat gerçekleştiren, terör olaylarının faili bulunan ve Agop Agopyan'ın yokluğunda örgütün ayakta kalmasını sağlayan Agop Tarakçıyan'dı. İkincisi 1981 de öldü. Birincisi ise çeşitli yaralanma, tedavi gibi sürelerin dışında örgütün lideri olarak kaldı. Filistin Kurtuluş Örgütlerinin elemanı olarak tanındı. Mücahit ismini taşıdı. Örgütün yapısı ,geleneksel Erxneni terör örgütleri modeline uygundu. Lûbnan Merkez Komitesi, örgütün üst yönetimini üstlenmişti. Özellikle, 1980 yılında bu komite, Lübnan'da önemli bir şekil aldı. Ve «Büron niteliğine büründü. Merkez Komitesine bağlı, Siyasi Komite Mali Komite Propaganda ve Yayın Komitesi İstihbarat Komitesi Askeri Komite gibi alt kuruluş ve organlar görevlendirildi. Askeri komite, eylem timlerinin de bağlı olduğu bir organ niteliğindeydi. 2. Amaç ve hedefleri ASALA, 1981 yılı sonunda açıkladığı «siyasi programıyla» amaçlarını ve hedeflerini dünya kamuoyuna yayınladı. Buna göre ASALA'nın amacı: «Demokratik, sosyalist ve devrimci bir hükümetin önderliğinde birleşmiş bir Ermenistan'ın kurulmasıydı.» Bu tanımlanan hükümetin neresi olduğu da açıkça anlaşılıyordu. Sovyetler Birliği ve sosyalist devletlerden her türlü yardım istenmekte ve «Sovyet Ermenistan'ı halkın uzun savaşı için bir üs olarak» kabul edilmekteydi. Siyasi programda düşmanlar, iki grupta toplanıyordu. BunIardan birincisine «yerel gericiler» deniyordu ki, ASALA karşısında yer alan veya yanında bulunmayan Ermenilerdi, Taşnak Ermeni terörü örgütüydü. İkincisi ise «Uluslararası Emperyalizmin desteklediği Türk emperyalizmi» olarak gösterilmekteydi. ASALA, «Ermeni topraklarının (?) kurtarılması için temel yolun, devrimci şiddet eylemlerinden geçtiğinin kabul ediyor ve ilan ediyordu. Programına göre; ASALA, üstün sınıfların hegemonyasını reddedenleri destekleyecek ve uluslararası devrimci hareket içinde koalisyonlar kurulup güçlenmesine çalışılacaktı. Bunun için şiddet ve terör asıldı. ASALA'da amaçların gerçekleştirilmesi için terör eylemlerinin özellikle Türklere veya Türk dostlarına uygulanması, resmi veya özel şahısların seçilmesi önemli değildi. «Terör bir olaydın ve önemli olan olayın boyutuydu. Hedefler ikinci planda kalabilirdi. Bu nedenle katliamlar, büyük yankı uyandıracak öldürmeler, bombalamalar ön plana geçiyor, çocuk, kadın, Türk veya başka bir milletten olma önemli sayılmıyordu. Ancak, her defasında öncelik Türklere ve Türkiye'ye uygulanacak terör eylemlerinde idi. Ankara Paris Havaalanlarının, İstanbul, Kapalıçarşı'da girişilen saIdırı ve katliamların Orly saldırısının sebepleri tamamen «olayın» çapı doğuracağı etki ve yankıydı. 3. Stratejileri, tutum ve davranışları ASALA'da temel strateji, dünyadaki ilerici Ermeni hareketlerini bir noktada «Lübnan'da» toplamak, bir merkezden yönlendirmekti Kısaca, ilerici Ermeniler ASALA çatısı altında birleşecek ve «ASALA Halk Hareketi»ni başlatacaktı. Bu suretle, Ermenilerin ilerici güçleri, birbirleriyle resmi işbirliğine girebilecekler ve güçlerini birleştireceklerdi: ASALA stratejisinin bu bölümünü 1981 yazında, dünyadaki tüm ilerici Ermenileri Lübnan'da toplantıya çağırınakla uygulamaya çalıştı. «İlerici» değimi «Sosyalist Marksist» anlamına geliyordu. Stratejinin ikinci bir aşaması da, bu güç birliğinin sosyalist hükümetlerinde yardımıyla terörü yayarak, savaş dönemini başlatmasıydı. Ermeni terörü, Ortadoğu'daki kurtuluş mücadelelerinin bir parçasıydı ve Türkiye'nin bütünlüğüne yönelmiş her hareketle bütünleşebilirdi. Bu stratejinin sonucu olarak ASALA _ PKK işbirliği meydana geldi. ASALA'da tutum ve davranışlar ise tam bir terörü yansıtmaktaydı. Yönetimin bütün kademelerinde, terör ve uygulamada terör bu örgütün simgesi sayılıyordu. Liderler, birbirlerini öldürüyor, beğenmediklerini tasfiye ediyorlar, öldürtüyorlardı. Bunun dışında, her terör timi sanki yeni bir Ermeni örgütü gibi dünya kamuoyuna tanıtılmak isteniyor, bu yolda her türlü propaganda yapılıyordu. Cinayetleri çeşitli, ismi yeni duyulan örgütler üstleniyordu. Çalışmanın sonuna 1981 1982 yılında ASALA'ya bağlı ölüm cinayet bombalama baskın timlerinin nasıl birer örgüt gibi ve çeşitli adlarla gösterilmeye gayret edildiğine ilişkin bir liste eklenmiştir. Okuyucu, bu listeye bakarak, bu kadar çok Ermeni örgütünün neler yapabileceğini dikkatle izleyebilecektir. Ancak, bunlar birer tim ve grup özelliklerinden öteye gitmemişler, ASALA'ya bağlı ve o'nun tarafından yönlendirilen cinayet makineleri olarak kalmışlardır. 4. Politik gelişmeler 1975 yılında kurulduğu kabul edilen ASALA'nın politik gelişmeleri iki safhada etkin bir durum aldı. 1979 yılında Paris Ermeni Konferansı sırasında sağladığı yeni güçlerle kuvvetlendi. 1981 yılında güçlendi. 1983 yılında ikiye bölündü. 1975 yılında kuruluna bu terör örgütünün ilk eylemini kuruculardan Agop Tarakçıyan 16.2.1976 tarihinde Beyrut Türk Büyükelçiliği Başkâtibi Oktay Cerit'i öldürmekle gerçekleştirdi. 1979 yılına kadar, Filistinlilerin kendi aralarındaki çatışmalara karıştı, lider Agopyan yaralandı. 1979 yılında Paris'te toplanan Ermeni Konferansı sırasında, Fransa'daki Ermeni teröristlerle irtibat kuruldu. Ve örgüte yeni elemanlar; yeni kan geldi. Bunların içerisinde en ünlüleri Alex Yenikomşiyan ve Monte Melkiyan'dı. 1981 yılında birçok terör olaylarını bu yeni gruplar gerçekleştirdi. ASALA:, bir taraftan İsviçre'yi, diğer taraftan Fransa'yı tehdit etmeye, başladı. Fransa'daki «Yeni Ermeni Direniş Örgütünün» Kanada'daki «Azad Hay» ve İngiltere'deki «Gaitzer» gruplarının ASALA'ya katıldıklarını ilan ediyordu. Terörün büyük bir etkinlik ve yaygınlıkla devam ettiği bu yıllar içinde merkez kadrosunda ihtilâflâr başladı. Özellikle ASALA'nın masum insanlara da yönelmiş terör eylemleri, çeşitli kamuoylarında durumlarını sarstı. İsrail'in Lübnan'ı işgaliyle ASALA yöneticileri, Filistinlilerle birlikte Lübnan'ı terk etmek zorunda kaldı. Temmuz 1983 tarihinde de ikiye bölündü. Agop Agopyan Grubu Yunanistan ve Ortadoğu'ya yerleşti. Türk ve yabancı, masum kadın ve çocuk ayırımı yapmadan teröre devam etti. Orly katliam ve sakhrılarını sürdürdü. Batı Avrupa'da ise, «ASALA devrimci hareketi» ismini aldı. Daha ılımlı ve yalnız Türk hedeflerini terörde esas alan bir tutum izledi. Bu hareketin liderlerinden biri, Monte Melkoyan diğeri Ara Toranyan'dı. Toranyan Merkezi, Paris'te olan «Ermeni Ulusal Hareketi» adlı grubun liderliğini yapıyordu. Bu grup, Orly saldırısını tamamen «Faşist bir saldırı» olarak niteledi. Melkonyan ise Ermeni mücadelesinin siyasi zeminini oluşturmayı amaçladığmı açrklıyordu. Buna göre harekâtın iki yönü vardı. (1) Ermenileri harekete geçirmek (2) Türkiye'ye karşı harekete geçmiş diğer güçlerle işbirliğinde bulunmak. İran doğumlu Melkoyan, ikinci aşamada «ittifaklar» kurma stratejisini ileri sürüyordu. Agopyan da faaliyetlerini devam ettiriyordu. 5. Destek ve ilişkileri ASALA'nın amaçları, izlediği politikalar gereği üç yönlü bir destek sağlamaktadır. Bunlar (1) Sovyetler Doğu Bloku ve Sosyalist ülkeler desteği (2) Türkiye'yi dış ve iç tehdit ve terörle yıpratmayı jeopolitik beklentileri bakımından politikalarının esası sayan ülkelerin desteği Yunanistan Suriye... (3) komünist partilerden, dolaylı olarak Hınçak Ermeni terör örgütünden ve sempatizanlarından, karşı görüşlere sahip bulunsalar da Ermeni kiliselerinden sağlanan desteklerdir: ASALA'nın ilişkileri ise, uyguladıkları stratejiye paralel olarak Türkiye için tehdit ve terörü doğrudan veya dolaylı şekilde uygulamaya çalışan Ermeniler dışı terör örgütlerine öncelik verilmek üzere düzenlenmiştir. Bunlar 1975 1980 evresi içinde Filistin Kurtuluş Örgütü, Komünist partileri eylem grupları ve bazı devletlerin gizli örgütleridir. 1980 yılında Nisan ayında Sidon/Lübnan'da yapılan PKK ile ortak eylem anlaşmasıyla ASALA ilişkilerini genişletmiştir. Bu yolla ASALA PRK arasında görüş ve eylem birliği kurulmuştur. Gerçekte ise her iki örgüt aynı amaçları paylaşmakta, benzer yapı ve görüşlerdedir. 1983 yılından sonra başlayan evrede ise ASALA ilişkileri Monte Melkoyan'ın stratejine uygun şekilde gelişmiş, Türkiye içinde terörün uygulanmasına ağırlık verilerek, bu stratejiyi doğrudan veya dolaylı şekilde eylemleştirecek imkân ve kabiliyette bulunan her örgütle ilişkiler kurulması esas alınmıştır. Bunların başında gene PKK ve benzeri kuruluşlar ile TKP ve diğer komünist örgütler gelmektedir. 6. Yayınları ve haberleşme araçları Bu haber 1381 defa okunmuştur.
|
GALERİfacebook ta Begen |
|||||||||
|
SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN Copyright © 2009 Mevzuvatan - Rüya Teknoloji Tarafindan Yapilmistir
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||