![]() | |||||||||||
| |||||||||||
|
| |||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARManşet haberler |
Fenerbahçe Devrimi...( "Fenerbahçe´ye Fenerbahçe´nin ´F´si dışında hiçbir ´F´ giremez!" ).
> *Her şey Emre Belözoğlu'nun Fenerbahçe´ye imza attığı gün başladı... Bir > İşte o andan itibaren açıktan açıktan fetoşun kin ve nefreti başladı
> Fenerbahçe´ye... Öyle ya işgal yıllarında ulusal kurtuluş savaşına hem > sahada hem cephede en büyük desteği vermiş en köklü kulüptü Fenerbahçe; bu > cumhuriyetin kurulmasında çok büyük emeği vardı' hem de cumhuriyet ilke ve > devrimlerinin de yıkılmaz bir bekçisi oldu her daim; o yüzdendir ki Atamız > Fenerbahçeli olduğunu beyan etmekte bir sakınca görmemişti' yanısıra > işgalcilere kucak açan malum kulübe lanet okumakta da... > > Endüstriyel futbolun en zirvesindeydi Türkiye´de Fenerbahçe ve Avrupa´nın > ilk on kulübü içinde adı geçer olmuştu. Başlı başına bir güçtü Fenerbahçe ve > öyle ki 30 yıl önce Yalçın Doğan´ın "Fenerbahçe Cumhuriyeti" kitabında > söylediği üzere parti kursa tek başına iktidar olacak güce sahipti. Ülkenin > her kademesinde Fenerbahçeliler ezici üstünlükteydi' sporun her branşında da > rakiplerini eziyordu; borsada hisseleri kazandırdıkça kazandırıyor' her > branşta da kupaları kazandıkça kazanıyordu. > > Fetoşun ağzının suyu akıyordu ama bir türlü nüfuz edemiyordu Fenerbahçe´ye. > RTE ile Aziz Başkan´ın arası iyi gibi görünüyor ama önceliği cemaate veren > RTE, GS'ye tepeleri' statları her türlü peşkeş çekiyordu, cemaat ilişkileri > nedeniyle... Zamanında ele geçirdikleri GS'nin 4 yıl süren sportif > başarıları ticari mantalite yoksunu yiyici yöneticileri yüzünden çok kısa > zamanda eritilip tüketildiğinden artık GS'den üstün bir başarı bekleyemez > hale gelmişlerdi. Bu iş' GS'li Mesut Yılmaz eliyle yapıldığından ve > Fenerbahçe taraftarının "Sandıkta görüşürüz Mesut Bey" sözünün nasıl etkili > olup artık "Mesut Yılmaz" adını bile anımsayan kimsenin kalmadığını > gördüklerinden bu "kutsal" görev Fenerbahçeli RTE eliyle yürütülmeliydi ki > öyle de oldu. > > Nasıl Atatürk Cumhuriyetinin koruyucusu konumundaki Türk Ordusunu sindirmek > için subaylar gözaltına alınıp yargılandıysa ve halkın ordudan soğuması için > her şeyi yaptılarsa aynı taktiği Fenerbahçe için de tezgahlamışlardı ve bu > plan devreye sokuldu. Bu saatten sonra aklansa dahi Aziz Başkan´ın görevine > devam etmesi çok zor bir olasılık olarak görülüyor. Zaten şimdiden cemaatin > adamlarından hangisinin Fenerbahçe´ye başkan olacağı konuşulmuyor mu? > > 1959´dan bu yana defalarca şike/teşvik iddiaları gündeme geldi... > > BJK'liler "şerefli ikincilik" sözünü kullandı iki kez... Her ikisinde de GS > şampiyonluğa ulaşmıştı. Bu şampiyonlukları getiren 35 dakikada 5 gol yiyen > Ankaragücü kalecisi de serbest vuruş kullanan Prekazi´ye eliyle sol tarafı > işaret edip Yugoslavca "sola vur" diye bağıran ve gösterdiği taraftan gol > yiyen Eskişehir kalecisi de aynı kişiydi: Zalad... BJK'nin 100. yıl > formasında o güne dek oynayan 700 futbolcusunun adı yazılıydı' biri hariç: > Zalad... > > Hele 2006´da kaçırdığımız şampiyonluk kusursuz bir "organize iş" idi. > Denizli-Fenerbahçe maçından sonra söylediğimiz tek cümle şu oldu: "Küme > düşme potasındaki Denizli´yi yenemiyorsak zaten şampiyon olmayalım!" > > Evet, şimdi biraz tehlikeli sularda yüzmeye başlayacağım!!! > > Denizliliyim' Denizli´de yaşıyorum ve avukatlık yapıyorum. Denizli´de > kurulan tezgahlardan haberdar olduğum için Denizli maçlarına kombinem > olmasına karşın o son maça gitmedim' maçı İzmir´de tv´den izledim ve en ufak > bir umudum yoktu şampiyon olacağımıza dair. Denizli'ye dışarıdan Fenerbahçe > formasıyla gelen' İstanbul doğumlu olan hiçkimse sokulmadı o maçtan önce... > Maçtan önce Denizlispor´un çakma amigosu GS'li "Yamuk" Ali' Antalya´ya > gönderildi ve Antalya GS'liler Derneğinden tedarik edilen 2000 dolayında > cincon taraftarı kente getirildi' hepsinde de Denizlispor forması vardı. Bu > kişilerin bilet ve forma paraları Denizlispor´a GS tarafından ödendi' bağış > adı altında. Bu kişilerin kente girişinde hiçbir sorun yoktu' şehrin diğer > tarafından geliyorlardı ve hepsi de bilatereddüt alındı kente... > > Nitekim dönemin cemaatçi Denizli Emniyet Müdürü daha sonra İstanbul Emniyet > Müdürlüğü´ne atandı ödül olarak' cemaatçi vali de İzmir Valisi oldu hemen > akabinde... Sahaya taraftarlar alınmadan önce yönetim tarafından tüm > koltuklarda konfetilerin olması sağlanmıştı. Cemaatçi GS'li Haluk Ulusoy' > Denizlispor Başkanı (güya Fenerbahçeli) Ali İpek´e maçın hiçbir surette > tehir edilmeyeceğinin garantisini vermişti. Küme düşme potasındaki diğer > takım Malatyaspor idi ve Gaziantep ile deplasmanda oynayacaktı. Gaziantep de > düşme potasındaydı ama Malatya ile berabere kalması durumunda hiçbir maçın > sonucuna bakılmadan kümede kalıyordu. Malatya ise berabere kaldığı takdirde > Denizli de yenilirse Denizli küme düşüyordu. Denizli berabere kaldığı > takdirde de diğer maç sonucu Denizli´yi ilgilendirmiyor ve Denizli kümede > kalıyordu. Denizli yönetimi Haluk Ulusoy´un bilgisi dahilinde işi garantiye > aldı ve GS'den gönderilen 400 bin doları Malatya´nın 2 Çek oyuncusuna 200´er > bin dolar olarak gönderdi. Hatta Ali İpek çıktı, "ortada çantalar dolaşıyor" > diye veryansın etti ki aslında bizzat kendisinin yönettiği çanta > operasyonlarıydı. > > Hep övünürler ilk tel örgüsüz saha diye' evet, Denizli´de saha kenarlarında > hiçbir tel örgü yok ve isteyen istediği zaman sahaya atlayabilir ama Denizli > seyircisi çekirdek çitlemekten başka bir şey düşünmediğinden Antalya´dan > getirilen GS'li taraftarlara düşüyordu en büyük görev. Maç başladı, > konfetiler' duraklamalar' konfetiler' duraklamalar... Teknik heyet ve > futbolculara ağza alınmayacak hakaretler' küfürler' tehditler... Defalarca > durdu oyun ama sahaya yabancı madde atılmaması için anons bile yapılmadı' > çünkü üçüncüsünde maçın tehiri kararı vermek gerekiyordu. Bu sırada > Gaziantep-Malatya maçı bitmişti ve Malatya kendi oyuncusunun kendi kalesine > attığı golle 1-0 yenilmiş ve Malatya küme düşmüş' Denizli kümede kalmayı > garantilemişti. (Nitekim lig bitiminde de Malatya' o iki Çek futbolcusunu > adeta kovarak apar topar göndermişti.) Fenerbahçe'nin o günkü koşullar > altında o maçı kazanma olasılığı inanın ki yoktu... > > Bu tarafta ise yarım saatten fazla süren duraklamalara karşılık 16 dakika > uzatma verildi. İşte o anda Aziz Başkan´ın tv´ye yansıyan görüntüsü' ayağa > kalktığı ve arka tarafa geçtiği yönündeydi' hemen arkasından da sizlerin > tanımadığı' benimse haftanın 5 günü gördüğüm ve görüştüğüm Denizlispor > yöneticisi gitti arka tarafa... > > - "Neler oldu arka tarafta?" dedim. > > - "Kulise geçti Başkan, ikimizden başka kimse de yoktu" dedi. > > - "Ne yaptı?" dedim. > > - "Başını ellerinin arasına aldı' sesleri dinledi" dedi. > > - "Konuşmadınız mı?" dedim. > > - "Konuşmadı ki' zaten ağzını açsa ben 2 milyon dolar' 3 milyon dolar > şeklinde teklifler ileri sürüp direkt pazarlığa başlayacaktım" dedi. > > - "Abi o saatten sonra pazarlık mı olur' yetişmez ki" dedim. > > - "Sen görmedin mi sahanın kenarında iki horoz vardı" dedi. > > - "Evet gördüm' ligtv gösterdi' ne alakası var?" dedim. > > - "Hehe' onları salacaktık sahaya' yakalanmaları en az yarım saat sürerdi' > biz de o sırada çek mek alırdık' zaten maçın tehir edilmeyeceğinin > garantisini almıştık Ulusoy´dan ama Aziz Başkan tek kelime etmedi ki" dedi. > > - "..." > > Sustum... > > Bir başkan düşünün böyle bir organize işin parçası olmayan... O durumda bile > parayla maç satın almayan... Şimdi neden böyle bir işin parçası olsun ya da > olmak zorunda kalsın??? > > Bu' benim birinci ağızdan dinlediğim' bizzat içinde yaşadığım 2006 faciası. > Bunun 2010´unu zaten hepimiz açıkça gördük... 2010´da her hafta "gönlümüz > şunun şampiyon olmasından yana" diyen takımların ertesi hafta o takıma nasıl > yenildiklerini gördük. Yıllardır konuşulan şike/teşvik iddialarında kabak > bizim başımızda patlatıldı' hiçkimseye boyun eğmediğimiz için... Ama > inanıyorum ki bu asil taraftar yine kimseye boyun eğmeyecektir. > > Ankaraspor´u tedbiren ligden düşürüp soruşturma sonuçlandıktan sonra Bank > Asya´ya iade eden TFF' o takımın 2 yıllık maddi manevi zararını nasıl telafi > edecektir? Bir de bu durumda olan takımın Fenerbahçe olduğunu düşünün. Tıpkı > Hacettepe gibi TFF´yi de kapattırırız emin olun' çünkü kendilerini satsalar > bizim zararımızı telafi edemezler... > > Artık dört yanımız puşt zulası' gözümüzü dört açalım' şanlı geçmişimize' > şerefli geleceğimize sahip çıkalım' bu takımı ve bu ülkeyi çakallara > vermeyelim... > > İnanıyorum ki bu ülkeyi aydınlık günlere çıkaracak olanlar, yine, yeni, > yeniden, Atatürk'e ve onun desteklediği takıma sahip çıkan, Türkiye > Cumhuriyeti'nin kuruluşunda en ön saflarda savaşan Fenerbahçeliler > olacaktır... > > İNANIYORUM Kİ BU ÜLKEDE FENERBAHÇE DEVRİMİNİN OLMA OLASILIĞI SOSYALİST > DEVRİM OLMA OLASILIĞINDAN ÇOK, ÇOK, ÇOK DAHA FAZLADIR!!! AVUKAT RIFAT BEY Bu haber 1401 defa okunmuştur.
|
GALERİfacebook ta Begen |
|||||||||
|
SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN Copyright © 2009 Mevzuvatan - Rüya Teknoloji Tarafindan Yapilmistir
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||