![]() | |||||||||||
| |||||||||||
|
| |||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARManşet haberler |
KÜRESEL ELİT'İN KIYAMET SİLAHI:H.A.A.R.P.
17 ağustos depreminden ;Haiti-Çin ve japon depremlerine kadar üzerinde oldukça komplo çizilen Ölüm Işını projesi üzerine bir derleme çalışmasıdır... H.A.A.R.B. Nedir?(High Frequency Active Auroral Research Program) ![]() HAARP, HF'da yüksek enerji çıkışları ile iyonosferin ısıtılması ve burada bir takım değişimler yapılarak etkilerinin incelenmesi için başlatılmış bir projedir. Kullanılan frekans aralığı 2.8-10MHz arasıdır, çıkış gücü ise resmi kaynaklarda 3.6 Gigawatt olarak belirtilmesine karşılık 10 Gigawatt'a çıkarılabileceği açıklanmaktadır. Bu enerji dünyadaki en büyük radyo vericisi ünvanını kazandırmaktadır. Merkezin 1 saat boyunca çalıştırılması durumunda Hiroşima atılan atom bombası kadar enerji ortaya çıkaracağı hesaplanmıştır. Fakat bu merkezin yılda 4-5 kere ve sürekli olmayıp vuruş modunda (seri ve güçlü atışlar üretme) ile çalışacağı bildirilmektedir.(Bahse konu enerjinin aslında ne kadar tehlikeli boyutlara ulaşabileceğini göstermek için bu örnek verilmiştir)HAARP'ın Yeri ve Projeyi Gerçekleştirenler Kimler?HAARP, çok ilginç bir yerde konuşlanmıştır, Alaska Gakona. Gakona'da askeri üstün yakınlarında ve kimsenin girmediği özel bir alanda tesis kurulmuştur. Niçin burası seçilmiştir? İki temel amacı vardır. Birincisi Alaska dünyadaki elektromanyetik kuşakların özel bir kesişim bölgesinde bulunmaktadır. Dünyanın elektromanyetik alanlarına müdahale edebilmek için en iyi yerdir. İkincisi ise insanlardan uzak, korunması kolay ve gözlerden mümkün olduğunca uzak bir yer olmasıdır. ![]() Gakona daki bu merkezde 21m. yüksekliğinde 180 adet kule üzerinde cross dipol anten inşa edilmiştir. Teknik detaylarınıhttp://www.haarp.alaska.edu/haarp/tech.html adresinde bulabilirsiniz. Ayrıca tarihsel h.a.a.r.b. dalgalanmaları konusunda da bir site var;tarih girerek h.a.a.r.b.'in çalışma performanısının parametreleri gözlemlenebiliyor. http://137.229.36.30/cgi-bin/scmag/disp-scmag.cgi?20100808
Gakona dünyanın elektromanyetik alan çizgilerinin kesiştiği bir yerdedir.Bu alan aynı zamanda auroral dediğimiz ışımaların en yoğun yaşandığı bölgedir. Dünya manyetik alan çizgileri üzerinde yapılacak en küçük değişimlerin bile büyük etkilere yol açabileceği söylenmektedir. Bu konuda Tesla'nın da zamanında bazı çalışmaları olmuştur.İlk kez Nicola Tesla tarafından ortaya atılan ''Dünyasal Sabit Dalgalar'', dünyanın kendi kendine bir elektrik ürettiği ve uygun konumlarda bu dalgalara erişilerek kontrol edilebileceği söylemektedir. Tesla bunu ispat etmek için uygun frekanstaki bu titreşimleri kullanarak elektrik enerjisini çok uzaklara tel kullanmadan aktarabilmişti. Deneyinde 40Km uzaklıkta bir yerde 200 ampülü yakabilmişti. Yine Tesla'nın bir amacı da Kablosuz Dünya İletişim Kulesi'ni inşa etmekti.
Tesla dünya çapında bir iletişim düşünüyordu, kısacası bugünün Internet dünyasını tasarlıyordu. Fakat bunu kablosuz ortamda gerçekleştirecekti, ama ömrü bu projeyi yapmaya yetmedi.(1856-1943) Tesla konusu başlı başına özel bir konu olup arasıra bu dahinin görüş ve teorilerinden yararlanacağız.
Gakona'nın bu özel konumundan sonra projenin kimlerin denetiminde geliştirildiğine bakalım. Aslında kimlerin bu işin altında parmağının olduğunu gördüğümüzde konunun basit anlamda bir araştırma projesi olmadığını görüyoruz. ABD hava ve deniz kuvvetleri, içlerinde Alaska ve MIT gibi 8 üniversitenin bulunduğu bilim adamları grubu ve ARCO şirketi. ARCO çok kilit bir şirket, 1994 yılında bu şirket Patriot füzelerini de üreten Raytheon şirketler grubunun bir üyesi olan E-Systems'e satılmış. ARCO şirketi Prof. Bernard Eastlund adında bir fizikçinin patentini satın almıştı. ABD-4.686.605 numaralı bu patent, Tesla'nın icatlarından esinlenerek hazırlanmış bir iyonosferik ısıtıcının özelliklerini açıklamaktadır. Tesla'ya ait iki önemli görüş ve çalışma Eastlund'un ilham kaynağı olmuştu(Belki ilham kaynağının ötesinde Tesla'ya ait bazı notlar da bu kişinin elindeydi) Tesla, istenirse Çin seddi gibi bir manyetik alan yaratabileceğini, istenirse bunu yönlendirerek motorları dahi eritebileceğini açıklamıştı. İkinci açıklama ise bunu 2 Milyon doları geçmeyen bir kompleks kurarak özel bir ışınla yapabileceğiydi. Eastlund'un bulduğu iyonosferik ısıtıcı da aynen bu düşüncelere dayanıyordu. HAARP da bu düşünce doğrultusunda çalıştırılabilmektedir. Bu konuyu daha detaylı inceleyebilmek için HAARP'ın resmi ve resmi olmayan amaçlarına bir göz atalım. HAARP!ın Amaçları:Bunu ikiye ayırmak durumundayız; birincisi ABD hükümeti tarafından yapılan resmi açıklamalar, diğeri ise bağımsız kaynakların, radyo amatörlerinin ve araştırmacıların yaptıkları.HAARP'ın resmi kaynaklardaki amaçları:1-Atmosferdeki termonükleer araçları kontrol edecek elektromanyetik vuruşları gerçekleştirmek. 2-Denizaltılar ile haberleşmeyi kolaylaştırmak. Bu haberleşme ELF(Extremely Low Frequency) ve VLF(Very Low Frequency) dediğimiz 30Hz-30KHz civarında çalışmaktadır. ELF nin yan etkileri bilindiğinden mevcut ELF vericileri ile HAARP vericileri değiştirilmek istenmektedir.3-Radar sistemlerini geliştirmek.4-Çok geniş bir alanda ABD ordusunun haberleşmesini sağlamak.5-Cray ve EMass süperbilgisayarlarının yardımı ile yer altının tomografik haritasını çıkarabilmek.6-Petrol, doğalgaz ve mineral yataklarını tespit etmek.7-Cruise füzesine benzer alçak irtifadan uçan füze ve hava araçlarını havada imha etmek.HAARP'ın sadece bu amaçları gerçekleştirmesi durumunda bile' Star Wars' projesine gerek kalmayacağını görüyor ve çekiniyoruz. Fakat bunlar işin görünen yanı, buz dağının altında çok daha vahim bir tablo ile karşılaşıyoruz. Bu tablo projenin karşısında olanlar tarafından dile getirilmektedir. Özellikle de 230 sayfalık ''Angels Don't Play This HAARP-Melekler HAARP ile Oynamaz- adlı kitap bu görüşleri dile getiren en önemli kaynaktır. HAARP karşıtı birçok görüş yayınlanmış ve bu görüşler inanılmaz baskılara uğramış, net deki sayfalar kapatılmıştır.(Umarım bu sayfa da kapatılmaz) Fakat ABD hükümeti bu karşıt görüşleri tam anlamıyla yalanlayacak bir döküman veya bilgiyi basına vermemiştir. Bu da karşıt görüş oluşturanların şüphelerinde haklı olma gerçeğini arttırmaktadır. Şimdi HAARP karşıtı açıklamalara bakalım ve teorileri destekleyen olayları inceleyelim.
Yukarıda yazanları tekrar okuyup son 10 yılda yaşanan olayları göz önünüze getirmenizi istiyorum. Aklınıza gelen örneklerin sadece basit doğa olayları veya küresel ısınmayla açıklanamayacağını bir kez düşünün. Dünyamız yaşadığı sıkıntıları sadece doğal nedenlerle mi yaşıyor, yoksa insan parmağı işin içinde mi? Ancak, Amerika Hava Kuvvetleri, iklimlerin kontrolünü amaçlayan “Spacecast 2020” projesi ile ilgili olarak “Çevreyi değiştirme teknikleri ile bir başka ülkeyi yok etmek veya zarara uğratmak yasaktır” açıklamasını da yapmış durumda...Bu proje çok küçük sinyallerle çok büyük enerjileri kontrol etme mantığı üzerine kurulduğuna göre, Zbigniev Brezinski’nin 1970’lerde sözünü ettiği “İlerki yıllarda teknolojiye bağlı daha kontrollü bir toplum olacağı ve elitlerin bu imkanı kullanacağı” cümlesi sanki gerçek oluyor...ABD eski Başkanı George Bush, “Yeni Dünya Düzeni” cümlesini kullanırken, acaba sadece, siyasi anlamda mı bunu söyledi?Sizce HAARP ile ilgili bir başka ilginç şeyi anlatalım... Bu konuda Web’de açılan sayfalar, buradaki konuşmalar, gelen bilgiler, tartışılan konular sık sık esrarengiz eller tarafından silinip yok ediliyor. HAARP, bu konuyu inceleyenlere göre, 1994 yılından bu yana, en çok sansüre uğrayan konu durumunda...Bir de bu konuda yazılmış olan ve adını çok ilginç bulduğumuz bir kitaptan söz edelim:“Angels D’ont with HAARP..”HAARP tartışması ABD’de daha çok uzun süreceğe benziyor...”HAARP Çalışma Prensibi ve Gerçek Etkileri:Bu bölümde işin teknik yanına girip, HAARP'ın resmi kaynaklar dışında iddia edilen etkilere sahip olup olmadığı araştıracağız. Mantık olarak değerlendirdiğimizde de milyonlarca doları ve değerli bilim adamı kaynağını, üstelik arkasında ABD ordusunun çok önemli bir desteğini de alarak bu işe kanalize etmenin, gökteki ışık oyunlarını incelemek veya iyonosferi biraz ısıtıp neler olacağı görmekle açıklanabileceğini sanmıyorum. Haberleşmeyi daha iyi yapmak veya toprak altını incelemek gibi başka kaynaklarla da yapılabilecek işlerin ise bu işin asıl amaçlarını gizlemeye yönelik bir çalışma olduğunu düşündüren bulgular vardır. Proje, ''Yıldız Savaşları'' projesinden bile tehlikeli, çünkü çok az bir kaynakla, çok büyük etkiler yapabilmek mümkün. ABD'nin niçin ''Yıldız Savaşları'' projesini askıya aldığını şimdi daha iyi analiz edebiliyoruz. Yaptığım incelemeler sonucunda HAARP'ın temel işlevi; iyonosferdeki bir alanı ısıtıp (Minimum 50Km çapında) burada lens-ayna işlevi görecek bir bölge yaratmak ve bu lensi kontrollü bir şekilde kullanarak ELF yayılımı ile doğal olmayan ve yukarıda 7 madde de açıklanan etkileri meydana getirmek. Bir diğer görüşte çok yüksek enerji ile dünyanın enerji kuşaklarına gönderilecek HF dalgalarının yan etki olarak doğal bir ELF oluşturabileceği ve bunun kontrol dışına çıkması ile yine yukarıda yazan olayların olabileceğidir. Kısaca bu cümleler ile açıklayabileceğimiz konuyu şimdi ayrıntı düzeyinde inceleyelim.
Öncelikle ELF konusunu incelemek gerekiyor. Çok düşük frekanstaki radyo dalgalarının(10-30Hz) canlıların sağlığına etkileri kanıtlanmıştır(Davranış bozuklukları, sinir ağı rahatsızlıkları, doku hasarları, doğum bozuklukları, katarakt, bağışıklık ve kan sisteminin bozulması, kanser, ani mutasyon değişiklikleri). Bu dalgaların yaydığı elektromanyetik radyasyon canlılarda beklenmedik sağlık sorunlarına neden olabildiği gibi, elektronik cihazların da çalışmasını etkilemektedir. Bunlar arasına kalp pillerinden tutun, uçaklara, TV alıcılarından haberleşme sistemlerine kadar birçok elektronik sistem girmektedir. ABD ordusunun denizaltılar ile haberleşmede bu sistemi kullandığını fakat sistemin yan etkileri nedeni ile sürekli eleştiri aldığı biliniyordu. Bu nedenle ELF programı zayıflatılıp yerine 'zararsız' olduğu iddia edilen HF ile değiştirilmesi gündeme geldi. Acaba HF kullanan HAARP zararsız mıydı? HAARP HF enerji dalgalarını 'vuruşlu' iletim haline çevirerek kullanıyor. Başka bir deyişle, HAARP aslında ELF sinyallerini belirli oranda (saniyede 30-3000 devir) açıp kapatarak, onun gücünü iki kat arttırıyor. Sonuçta, istenildiği takdirde ELF radyasyonu gezegenin yüzeyinde 'belirli bir alana' yöneltilebilecekti.
Oluşturulan bu göksel şemsiye hem ELF sinyallerini yansıtabiliyor hem de aynı zamanda kendisi ELF yayabiliyordu. ELF ile ilk oynayanlar ABD değil Rusya'dır. Rusların yapmış olduğu fakat bugünkü kadar denetimli olmayan ilk ELF vericilerine ABD de 'Rus ağaçkakanı denmişti. 1976 yılının 4 Temmuz tarihinde Ruslar her biri 40'ar milyon Watt'lık üç vericiden dev bir elektromanyetik alan yaymaya başladı. Bu teknoloji Tesla'nın parlak çalışmalarının bir eseriydi. ELF dalgaları yayan ve bir diğer adıda Tesla vericileri olan bu dev vericiler yüksek basınç bloke sistemleri meydana getiriyor ve iklimlerin değişmesine neden oluyordu. Rus ağaçkakanı ABD California da o zamana kadar görülmeyen bir kuraklığa neden olmuştu. Meteoroloji uydularından alınan bilgilerde de bu yüksek basınç alanı adeta bir bıçak gibi görülüyordu. 1993 yılına kadar devam eden bu durum, radyo dalgalarının bozulmasına, kuraklığa, bazı yerlerde sellere neden olmuştu. Tümü belgelenen bu olaylar Rusların vericileri kapaması ile son bulmuşu. 10 Aralık 1976 tarihinde Birleşmiş Milletlerin aldığı bir karar son derece ilginçtir. Askeri veya herhangi bir çevresel değişim tekniklerinin düşmana yönelik kullanımı yasaklanmıştır. BM'in bu şekilde bir karar almaya iten neydi? Çevresel değişimleri yapacak bir teknoloji olmasaydı acaba böyle bir karar alınır mıydı?HAARP ve ELF arasındaki bu ilişkiyi ve ELF nin etkilerini gördükten sonra HAARP veya benzer teknolojilerin yarattığını düşündüğümüz doğal görünümlü fakat insan tarafından yaratılan bazı doğa olaylarının örneklerini inceleyelim. HAARP ve Doğa Olayları İlişkisi:1981 yılında nükleer mühendis ve ABD nin önde gelen Tesla araştırmacılarından Albay Thomas Bearden, Amerikan Psikotronik Derneği'nde bir konferans verdi. Konuşmasının bir bölümünde 1978 yılında Specula dergisinde de tartışılan Tesla vericileri tarafından üretilen kalıcı dalgalardan bahsetti. Yaptığımız şey frekansı değiştirmektir. Eğer frekansı bir yönde değiştirirseniz, enerjiyi dünyanın diğer bölümünde hedeflediğiniz yerin ilerisindeki atmosfere boşaltırsınız. Havayı iyonize etmeye başladıkça, hava akışı seyrini, jet gidişlerini vb. şeyleri değiştirebilirsiniz. Bu mükemmel bir hava makinasıdır. Eğer ani bir şekilde boşaltırsanız, bunun gibi küçük iyonizasyon elde etmezsiniz. Bu kez kıvılcımlar ve ateş topları dünyanın yüzeyine boşalacaktır. ![]() Bu aletle ileri geri oynayarak, dünya çapında dev hava değişikliklerine yol açabilirsiniz.28.Temmuz.1976 yılında Çin, Tanghan'da yaşanan ve 650.000'in üzerinde kişinin ölümüyle ilgili New York Times'da bir yazı çıktı. Sarsıntıdan hemen önce gökyüzü aniden aydınlanmıştı. Beyaz ve kırmızı ışıklardan oluşan bu ateş topu 200 mil uzaktan bile görülmüş, birçok ağacın yaprakları yanmış ve sebzeler kavrulmuştu, tıpkı 17 Ağustos 1999 depreminde olduğu gibi. 1979 yılında 56 önemli deprem olmuş. 1981 yılında ise bu rakam 71'e yükselmiş. Bu tarihte hem ABD, hem de Rusya ELF ericilerini arttırmıştı. Burada kısa bir bilgi notu daha düşmek istiyorum. Dünyada büyüklüğü 7 ve üzerindeki depremlerin yıllara dağılımı: 70 li yıllarda 5, 80 li yıllarda 5 ve 90 lı yıllarda 9 dur. Bilim adamları ne kadar olayları doğal seyrinde giden bir durum gibi izah etmeye çalışsalar bile sismik hareketlerde gerek sayı gerekse büyüklük olarak bir artış vardır. Volkanik hareketlerde, sel ve tayfunlardaki artışları da güncel haberleri takip edenler görmektedir. Dünyamız adeta bir kabuk değiştirmektedir. Bu olayların ortaya çıkmasında insanların ne kadar etkisi olmaktadır. Yer altında yapılan nükleer patlamaların, dünyanın çok farklı yerlerinde volkanik ve sismik hareketlere neden olduğunu artık biliyoruz. Zaten bu nedenle denemelere son verildi. Ama dünyamızın dengesini ve doğal gidişini değiştiren HAARP ve benzeri sistemler halen kullanılmaktadır. İşin tehlikeli bir yönü de yaratılmak istenen küçük ve kontrollü atmosferik ve sismik olayların kontrolden çıkacağıdır. Buna domino taşı etkisi de denmektedir. Örneğin Ankara'dan İstanbul'a uzanan bir domino taşı dizisi yapalım. Bir taşı devirdiğimizde sırayla İstanbul'a kadar uzanan taşlar devrilir. Fakat bu taşların gittikçe büyüdüğünü düşünelim ve İstanbul'daki son taş 1 ton ağırlığında olsun. Küçük bir domino taşını Ankara'dan devirdiğimizde 1 ton ağırlığındaki son taş yıkıldığında ortaya çıkan enerji ilk verdiğimiz enerjiden kat kat büyüktür ve bilim adamları özellikle sismik oluşumlarda bu tip küçük tetiklenmelerin büyük sarsıntılar meydana getirebileceğini kabul etmektedir. Konumuza dönecek olursak anlattıklarımızın sadece varsayımlar olmadığını, bilimsel gerçeklere dayanarak bu olayların olabileceğini ve hatta olduğunu söylemektir. Yer altındaki fay hatlarının nereden geçtiğini ileri teknoloji sahibi ülkeler son derece hassas bir şekilde biliyorlar. Bu hatlara yapılacak küçük bir ''tetiklemenin'' nelere yol açabileceğini de sanırım test ettiler.HAARP Karşıtı Hareketler:Yazımızın başında HAARP karşıtı görüşlerin olduğunu söylemiştik. Özellikle radyo amatörlerinin ve bağımsız araştırmacıların bu konuda verdiği bazı bilgileri aktarmak istiyorum. Clare Zickuhr, konuyla ilgilenen bir ARCO çalışanı ve aynı zamanda bir radyo amatörü. Gar Smith, bağımsız araştırmacı ve Earth Island Journal' in editörü. Bu ikilinin konuyla ilgili görüşleri ise şu şekilde:Şu anda Alaska, Gakona yakınlarında izole edilmiş Hava Kuvvetleri faaliyet alanında yapılanma altında olan Pentagon'un sırlarla dolu HAARP projesi, dünyanın en güçlü iyonosferik ısıtıcını yaratmak için ilk adımı attı. Bilimadamları, çevreciler ve yerliler dünyanın iyonosferine 1 Gigawatt'tan fazla radyasyonlu güç verme kabiliyeti olan HAARP projesi için vericilerinin, insana vereceği zarar, doğal hayata karşı oluşturacak olan tehdit ve etkisi hemen ortaya çıkmayan çevresel etkileri daha da tırmandıracağı konusu ile ilgileniyorlar. ![]() Japonya 11 Mart 2011 Deprem sonrası Tsunami(11 Eylül vakasına ithaftır.11 rakamı Kabala'da oldukça önemlidir...) ARCO'nun patentlerinden biri Alaska'nın mükemmel bir bölge olduğunu, çünkü bu icat için istenilen uygun irtifalara uzanan manyetik alan çizgilerinin dünyayı ancak Alaska'da ikiye böldüğünü belirtir.HAARP yetkilileri, Eastlund'un icadıyla herhangi bir ilişkiyi yalanlarken; Eastlund, Ulusal Halk Radyosu'na gizli ordunun 1980'lerin sonunda ortaya attığı kendi çalışmasını geliştirmeyi planladığını söyledi. Microwave News'in Mayıs 1994 sayısında Eastlund kendi patentlerinin gerçekleşmesi için HAARP projesinin açıkça ilk adım olarak gördüğünü söylemiştir. HAARP'ın orduyla olan ilişkisi; ARCO'nun APTI'yi ve E-Systems'e satmasıyla birlikte daha da belirginleşmiştir. Princeton Üniversitesi'nden Dr. Richard Williams, 'Üst amosferdeki kimyasal elementleri, ozon moleküllerinin oluşumunda esaslı bir etkiye sahip olabilir... İyonosferin ısısının değiştirilmesiyle ozon üreten kimyasal reaksiyonların etkileneceği bilinmektedir.Prof. Dick Williams, Bugüne dek eşi görülmemiş miktardaki enerji, yine benzeri görülmemiş bir reaksiyon üretebilir. İyonosferle deney yapmak oldukça dikkat isteyen, hassas birşeydir. Belli bir yerde sınırlandırılmış olay, dünyaya oldukça hızlı bir şekilde yayılabilir.Alaska halkı bir avukat tutarak bu bölgede yapılmakta olan HAARP deneylerine bir son verilmesi için kongre üyelerine dilekçe göndermiştir. Başkan Clinton'un da konuya sıcak bakmadığını ve projeye destek vermediğini biliyoruz. Internet üzerinde yaptığım araştırmalarda aşağı yukarı hep aynı şeylerden bahsediliyor. Aydoğan Vatandaş'ın ''HAARP Kıyamet Teknolojisi'' adlı kitabındaki herşeyi Internet'te bulmak mümkün. Sonuç:Bir radyo amatörü olarak doğrudan bizi ilgilendiren bir konu üzerinde yaptığım araştırmaları sizlerle paylaşmanın doğru olacağını düşündüm. Şahsi görüşüme gelince:Bugün dünyamızın dengesinde bir takım değişimler olduğunu biliyor ve görüyoruz. Bunun nedenini dünyamızın önümüzdeki 30 yıl içinde gireceği yeni Altın Çağı'na bağlayanlar ve üzerindeki insanların neden olduğu etkilere bağlayanlar var. Kimilerine göreyse tamamen rastlantısal olaylar. Kıyamet ve Altın Çağ ile ilgili bir yazımı da daha sonra sizlerle paylaşmayı düşünüyorum. Fakat üzerinde yaşadığımız dünyanın insanları tarafından yaratılan olumsuz durumların bugün yaşadığımız bir çok olaya etki ettiğini düşünüyorum. Açıkçası bilerek veya bilmeyerek yapılan yer altı nükleer denemelerinin ve HAARP projesinin sismik ve atmosferik hareketlere neden olduğunu söyleyebilirim. Ne yazık ki bazı ülkeler sadece kendi çıkarlarını düşünerek hareket ediyor ve bunun sonucunda oluşan olumsuz olaylardan hepimiz etkileniyor. Fakat onların da anlaması gereken çok önemli bir nokta var:Doğa ile oyun olmaz..! Sevgi ve bilgi ışığınız aydınlığınız olsun. Yararlanılan Kaynaklar: 1- HAARP Kıyamet Teknolojisi, Aydoğan Vatandaş. 2- Kıyamet Alametleri, Ergun Candan. 3- ANTRAK El Kitabı4- InterneTHaiti depremi ABD bombası mı?(GAZETELER) ![]() Chavez, Haiti'deki depreme ABD'nin silah denemesinin neden olduğunu söyledi.Chavez, Haiti'de meydana gelen depreme ABD'nin gerçekleştirdiği bir silah denemesinin neden olduğunu söyledi.Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, bir kez daha çok tartışılacak bir iddia ile gündemde. Daha önce ABD'nin Haiti'yi işgal ettiğini söyleyen Chavez, bu defa da depreme, Haiti sahili yakınlarında ABD ordusu tarafından yapılan bir silah denemesinin neden olduğunu savundu. İspanyol ABC televizyonunda yer alan açıklamasında Chavez, ABD deniz kuvvetlerinin Haiti sahillerinde güçlü bir depremi tetikleyebilecek yeni bir silah denediğini belirtti.Venezuela lideri, bu denemenin sadece bir tatbikat olduğunu, asıl hedefin ise İran olduğunu da iddia ediyor.
Chavez'in Haiti iddiasına destek!!!Hugo Chavez'in dile getirdiği iddia, Rusya Kuzey filoları tarafından hazırlanan bir raporla desteklendi.
Rapora göre, Haiti'deki depreme, ABD donanmasının İran'a karşı kullanılmak üzere geliştirdiği bir nükleer silah testi neden oldu.Raporu gündeme getiren Venezuela'nın Vive TV internet sitesi, ABD donanmasının 'deprem silahı' olarak nitelenen bir silahı İran'a karşı kullanılmak üzere Karayipler'de test ettiğini, ancak bir şeylerin 'korkunç şekilde yanlış gittiğini" ve "bir felakete yol açtığını" kaydetti.Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez de geçtiğimiz günlerde benzer bir iddiayı gündeme getirmiş ama kimse dikkate almamıştı.Rusya Kuzey Filosu komutanlığı raporu resmi kaynaklar tarafından teyit edilmemesine rağmen, ABD ve Rusya medyası, iddialara geniş yer veriyor.Russia Today, Moskova'nın da benzer silahlara sahip olduğunu ve bu silahları kullanıldığını savundu ve 2002 yılında, bir Gürcü parti liderinin, Moskova'yı Gürcistan'daki depremi tetiklemekle suçladığı hatırlatıldı.
Vive TV, ABD'nin Pasifik Okyanusu'nda yaptığı benzer bir silah testinin, Kaliforniya'da bu ay başında meydana gelen 6,5 büyüklüğünde bir başka depremin nedeni olduğunu da öne sürdü.Venezuella haber sitesi, raporun, ABD ordusunun test sonuçları ve neden olabileceği hasar konusunda "herşeyi bildiğini" kaydettiğini de ifade etti. Hatta, ABD askerinin adadaki kurtarma çabaları için yapılabilecekler üzerine hazırlık yaptığı da iddia edildi.Testlerin, ABD'nin 'High Frequency Active Auroral Research Program (HAARP), adı verilen, ve birçok doğal afetle ilişkisi olduğu öne sürülen silah araştırmaları programı kapsamında yapıldığı belirtiliyor."TESLA ve HAARP"İddialar 1970'de ABD'nin 'Tesla Elektromanyetik Cihazı' kullanmaya başladığını açıklamasından bu yana farklı doğal afetler için gündeme gelmişti.Rusya, Afganistan'da Mart 2002'deki 7.2lik yıkıcı depremi tetiklemek için bu cihazı kullandığı gerekçesiyle ABD ordusunu suçlamıştı.
1990'ların ortalarında Rusya Devlet Duması HAARP hakkında 90 milletvekili tarafından imzalanan bir basın açıklaması yayınladı. Açıklamada, ABD'nin "yüksek frekanslı radyo dalgaları ile dünya coğrafyasını etkileyebilecek yeni bir silah meydana getirme peşinde" olduğu ifade edildi.
1997 yılında, ABD Savunma Bakanı William Cohen de bu faaliyetler hakkındaki endişelerini dile getirdi, "elektromanyetik dalgaların kullanımı yoluyla iklimlerin değişebileceği, depremlerin ve yanardağ patlamalarının tetiklenebileceği" uyarısında bulundu.ABD hükümeti ise, HAARP'ın sadece bir 'iletişim ve gözetleme teknolojisi' geliştirme programı olduğunda ısrar ediyır. ![]() 17 Ağustos 1999'daki Gölcük depreminden sonra da gündeme gelen "Tesla Makinesi", ABD tarafından ünlü mucit Nikolas Tesla'nın 1900'lerde yaptığı bir makineden yola çıkılarak geliştirildi. Tesla'nın, "elektro manyetik dalgalarla" yeraltındaki enerjiyi boşalttığı iddia ediliyor. (Dünyabülteni)internethaber GÖZDEN KAÇAN BİR ABD TATBİKATI:MİLENNIUM CHALANGE 2002!!! Burada bu korkuları daha da besleyebilecek, gerçekleştirildiği dönemde medyada pek fazla yer almayan bir tatbikat Türkiye tarafından tekrar irdelenmeli ve üzerinde dikkatle durulmalıdır.Bu tatbikat 24 Temmuz-15 Ağustos 2002 tarihleri arasında, ABD tarafından gerçekleştirilmiştir ve ismi 'Millenium Challenge'dır. California eyaletinin Nevada Çölü'nde gerçekleştirilen bu tatbikat, yapıldığı döneme kadar ABD Silahlı Kuvvetleri'nin yaptığı en geniş kapsamlı tatbikattır ve bütün ordu birliklerini temsilen 13.500 askerin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Dahası bu tatbikatta sadece ordu birlikleri değil, tatbikatın konusu ve kapsamı gereği CIA, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Merkez Bankası yani ABD'nin bütün güç parametreleri yer almıştır. Tatbikatın bir diğer özelliği de İngiltere, Avusturya ve Almanya gibi önemli askeri güçlerin ve/veya NATO üyesi ülkelerin bu tatbikata gözlemci olarak katılmasına karşın Türkiye'nin bu tatbikata davet edilmemesidir.Tatbikatın konusu ise; işgal edilmesi planlanan ülkede önce yıkıcı bir deprem meydana gelir, bu depremle eş zamanlı olarak uluslar arası bir mahkeme ülkenin sınırlarını ilgilendiren ve çıkarlarına ters bir karar alır. Burada konu daha da ilginçleşir ve ordu hedef ülkede darbe yapar ve yakınında bulunan ada ülkeyi ablukaya alır. Önemli ulaşım yollarında bulunan bu adanın ablukaya alınması ile birlikte ABD harekete geçer ve 96 saatte o ülkenin önemli şehirlerini işgal etmeye çalışır.Bu senaryo açıklamaya gerek bırakmayacak derecede Türkiye'yi, o günden bu güne yaşananları hatırlatmakla birlikte bazı açıklamalarda bulunmakta fayda var. Öncelikle, şunu belirtmek gerekir ki tatbikatın gerçekleştirildiği dönemde, dünyada seferberlik emrini 96 saatte gerçekleştirebilen tek ordu TSK idi. Deprem olması ise Türk vatandaşlarına zaten tanıdık gelecektir. İster gerçek manasında olsun, isterse ekonomik bir depremi temsil etsin bu konu Türkiye ile birebir eşleşmektedir. Ayrıca tatbikatın yapıldığı California'da Kuzey Anadolu Fay Hattı'na eş bir fay hattı olduğu da akılda bulundurulmalıdır. Komşu ada ülkeye yapılan abluka operasyonu ve darbe yapılması ise bu tatbikatın Türkiye açısından en ilginç noktalarıdır. Sahi balyoz iddianamesinde yerlalan savunma planının da A.B.D. 2002 Millenyum Challenge tatbikatına cevap olması tesadüf müdür sizce?Uyumayan Bir Millet'in Ordusu neden esir alınıyor bir kez daha anlayarak lütfen uyanınız!Uyandırınız! Derleme:Serdar Ateş NOT:Ayrıca tarihsel h.a.a.r.b. dalgalanmaları konusunda da bir site var;tarih girerek h.a.a.r.b.'in çalışma performanısının parametreleri gözlemlenebiliyor. http://137.229.36.30/cgi-bin/scmag/disp-scmag.cgi?20100808HAARP İndüksiyon Magnetometer Aracı Hakkında (Indüksiyon manyetometre manyetik indüksiyon Faraday kanunu göre jeomanyetik alanın zamansal değişimi algılar. Tokyo Üniversitesi tarafından sağlanmıştır Bu cihaz, üç ayrı sensörlerin oluşmaktadır. Her bir sensör, yüksek manyetik geçirgenliği olan bir çubuk etrafında ince bir bakır tel yara döner çok sayıda oluşur. (Sensör ve inşaat bir fotoğraf bakınız.) Her bir sensör hassasiyeti algılama bobini etkin bölgelere göre belirlenir, yani her bir sargı kesit alanı ve sarım sayısı, manyetik akı yoğunluğu bobin parçacığı. Manyetik akı yoğunluğu, geçirgenliği yüksek metal çekirdeği tarafından yaklaşık 1.000 bir faktör tarafından geliştirilmiştir.HAARP yerinde yüklü indüksiyon manyetometre 1 Hz birkaç picoTesla (PT) bir sinyal seviyesini tespit etmek için tasarlanmıştır. Manyetometre tüm frekans tepkisi üzerine 1 Hz altındaki frekanslarda ve 1 Hz üzerindeki frekanslarda aktif filtreleri tarafından Faraday yasası ile şekillenir. 1 Hz Aşağıda bobin yanıt manyetik alanında zaman türevi orantılıdır ve böylece frekansı ile orantılı bir yanıt verir. 1 Hz üstünde, sinyaller bir köşe frekansı 2.5 Hz ile low-pass filtre tarafından bastırıldı.Filtre yanıt köşe frekansı üzerinde oktav başına 24 dB azalır ve böylece 60 Hz radyasyon parazitlerini ortadan kaldırır. Manyetometre sensörler alan türev dik bir ölçü oluşturmak için manyetik kuzey, manyetik doğu ve dikey yönde boyunca hizalanır. Sensör çıkışları 40.000 ile kuvvetlenir ve 10 Volt tam ölçekli bir 16-bit çözünürlük ile 10 Hz hızında örneklenen.Tipik sinyalleriManyetik alan değişimleri, bu programa ilgi iyonosfer elektrik akımı tarafından uyarılan. Indüksiyon manyetometre tarafından tespit edilen önemli bir sinyal kategorileri PC1, PC2, PC3, PIB gibi kısa bir süre manyetik pulsasyonu ve milliHertz birkaç on üzerinde bir frekans aralığında PiC. Bunlar arasında, indüksiyon manyetometre 0.1 Hz ile 3 Hz frekans aralığında en verimli PC1 dalgaları algılar. Pc1 sinyalleri manyetik kuvvet çizgileri tarafından yönlendirilen iyonosfer onların yol yapmak, dış manyetosferin ekvator düzlemi yakınında iyon siklotron radyasyon sonucu. Buna ek olarak, yıldırım deşarjları, Schuman rezonanslar neden olduğu atmosfer oluşturulan sinyalleri, da algılanır ve bazen gelen sinyaller iyonosfer maskelemek için yeterince güçlü bir hale vardır.Bu haber 1507 defa okunmuştur.
|
GALERİfacebook ta Begen |
|||||||||
|
SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN Copyright © 2009 Mevzuvatan - Rüya Teknoloji Tarafindan Yapilmistir
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||