MevzuVatan.Com
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE VATAN-TV İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Manşet haberler

Google

İki Astsubay Arasında Bir Öcalan - Açık İstihbarat

İki Astsubay Arasında Bir Öcalan - Açık İstihbarat

Tarih 06 Ekim 2011, 01:28 Editör EDİTÖR

Temsilcisi olduğu Tayyip Erdoğan'ın adına yaptığı konuşmalar iz süren bir istihbaratçının değil bir katile methiyeler düzen bir şaşkının ifadeleridir. Kendisi gibi yüzlerce astsubay meslekdaşının kanına giren bir katile protokol-istihbarat gereği olsa bile düzülecek methiyenin bir sınırı olması gerekir ama anlaşılan kariyerist ruhun sınırı yoktur.


Tarih:20/09/2011 Okunma Sayısı:4920 Türü:İstihbarat

 

Bu yönü ile davası için her türlü riski alan idealist Aysel (Tuğluk) , kariyeri için Öcalan'a "önderlik" olarak hitap eden kariyerist Afet'den daha kamil ve saygı duyulası  insandır. Devleti kariyeristler yönetirken, devlete karşı savaşanların idealist olması büyük talihsizliktir. 


İki Astsubay Arasında Bir Öc Alan

Açık İstihbarat

 

20.09.2011



Türkiye'yi Türksüzleştirme operasyonunun ilk aparatlarından biridir Abdullah Öcalan kod adlı narko-terörist.

Temsil ettiği iddia edilen halkın dilini tek kelime konuşamayacak , konuşmaya yeltenmeyecek kadar kiralıktır ruhu. Ve en büyük şansı en başından beri kendisine adam muamelesi yapan bir devlet ve onun müttefikleri ile beraber çalışıyor olmasıdır. 

İşte MİT Müsteşarı Hakan Fidan bu kiralık katil ruha övgüler düzmektedir artık tarihi rezalet olarak kayıtlara geçen MİT-PKK görüşmelerinde.

Temsilcisi olduğu Tayyip Erdoğan'ın adına yaptığı konuşmalar iz süren bir istihbaratçının değil bir katile methiyeler düzen bir şaşkının ifadeleridir. Kendisi gibi yüzlerce astsubay meslekdaşının kanına giren bir katile protokol-istihbarat gereği olsa bile düzülecek methiyenin bir sınırı olması gerekir ama anlaşılan kariyerist ruhun sınırı yoktur. 

Bu yönü ile davası için her türlü riski alan idealist Aysel (Tuğluk) , kariyeri için Öcalan'a "önderlik" olarak hitap eden kariyerist Afet'den daha kamil ve saygı duyulası  insandır. Devleti kariyeristler yönetirken, devlete karşı savaşanların idealist olması büyük talihsizliktir. 

Keza tarih bu kadar konuşkan istihbaratçı da görmemiştir. Karşılarındaki PKK'lılar iki satır konuşurken, devletin istihbaratçıları kendilerini anlatmaya, kanıtlamaya çalışan insan psikolojisi ile paragraflar boyu konuşmaktadırlar. "İstihbaratçı ketum olur, az konuşur" kuralı da bu kariyerist memurların elinde çöpe gitmiştir.

Abdullah Öcalan , NATO'nun "böcek yiyen böcekler" taktiği çerçevesinde Türkiye'nin yakasına İliştirilmiş bir Teröristir. Zamanında çok çeşitli renkler içeren Kürt siyasetinin farklı renkleri NATO ve müttefiki devlet aracılığı ile bu kiralık ruha boğdurulmuştur. Zamanın Kürt siyasetinde rol almış Kemal Burkay'ın ve Öcalan'ın kendi ifadeleri fazlası ile açıklayıcıdır.

Burkay'ın Star'dan Fadime Özkan'a verdiği röportajdaki şu pasaja dikkat :

"Bizim Özgürlük Yolu hareketimiz 1970’lerde kitleselleşmişti. Başka gruplar da vardı. 1977’de Diyarbakır belediye seçimini Mehdi Zana ile kazandık. PKK marjinal bir gruptu. 78’den itibaren silahla sesini duyurmaya başladı. Ama biz 1978 ve 79’da da Ağrı belediye seçimlerini kazandık. Bu kez PKK bizi hedef aldı. Arkadaşlarımızı öldürdü. Ama bize asıl zararı PKK değil 12 Eylül cuntası verdi. Cunta bütün demokrasi güçlerini ve solu ezdi. Meydan PKK’ya kaldı. Buna rağmen PKK dışındaki yurtsever Kürtler HEP’in kuruluşunda aktif rol oynadı. 90’da Refik Karakoç’la Diyarbakır belediye seçimlerini kıl payı kaybettiler. Ama sonra durum değişti. PKK silahlı eylem yaptı ve baskılara tepki duyan Kürt kesimleri PKK etrafında kümelendi.

Bir takım gizli yerlerin PKK içinde de elleri vardı. Öcalan’ın sözüdür: Biz PKK’yi kurduk, üç yıl ekmeğimizi, silahımızı, paramızı devlet verdi. Karşılığında diğer Kürt örgütlerine karşı savaşmamızı istedi. Ne istedilerse yaptık. Sonra ellerinden sıyrıldım, Suriye’ye gittim.

PKK bizim mirasımızın üzerine oturdu ve kötü kullandı. PKK’nin silahlı mücadelesi olmasaydı belki de biz bu 30 yılı barışçı, siyasal yöntemlerle daha iyi değerlendirecektik. Bölgenin diğer illerinde de belediye seçimlerini kazanabilirdik. TRT Şeş çok daha önce kurulabilirdi."

Görüldüğü üzere PKK su katılmamış bir Kürt düşmanı olarak Kürtlerin temsilciliğine getirilirken, bunun arkasında NATO ve devlete çöreklenmiş müttefiki zihniyet vardı.

Uğur Mumcu bu gerçeği somut belgeleri ile ortaya koymaya hazırlandığı noktada katledildi. 

Ve bu devlet asla Öcalan'ın gerçek yüzünü kitlelere duyurmadı.

Öcalan'la ilgili çok özel kayıtları asla piyasaya sürmedi. Öcalan'ı sürekli kitlelerin bilinçaltında "Kürt halkının Öcünü Alan" psikolojik zemininde tutmayı başardı.

Ve en önemlisi devleti yönetenler bu Öcalan'a bir terör örgütünün lideri (ki bu suçlamanın Kürt etnografyasındaki  ayna görüntüsü Kürt mücadelesinin liderliğidir) olarak yargıladı fakat hiç bir adi suçtan (Örnek : uyuşturucu kaçakçılığı, kadın ticareti, Kürt kızlarına tecavüz) yargılamadı ve hüküm giydirmedi.

Bu yargı taktiğinin arkasında, bugün Öcalan'la ilgili konuşurken "önderlik" jargonunu kullanacak kadar kıblesini şaşırmış kariyerist ablanın payı var mı acaba merak ediyoruz?

Bugün de PKK insanımızı katleden eylemlerine devam ededursun, PKK liderliğinden istifa etmediği anlaşılan Öcalan'ı her gün tekrar tekrar yargılaması gerekenlerin; her şeyi Ergenekon'a bağlarken, Öcalan'la kadrosu arasında kuryelik yaptığı anlaşılıyor. PKK'nın lider kadrosu hakkında yalandan dava açtırıp, dosyaların kapanmalarını sağladıkları yönündeki iftiraları da cabası.

Öcalan'ı Türk milletinin başına musallat eden küresel güçlerin bu politikayı aynı zamanda hayli sembolik ördükleri anlaşılıyor.

Öcalan'ı Suriye'ye kaçıran NATO'nun emireri bir astsubaydı.

Bugün Öcalan'a okuduğu kitaplar ve geçirdiği entellektüel değişim sebebiyle övgüler düzen, , devletin en üst makamlarını terör örgütünün kuryesi konumuna düşürmekten çekinmeyen, utanmadan binlerce meslekdaşının katiline "sayın" diyerek muhatab alan yine bir astsubay.

Kiralık ruhun en kritik zamanlarında yanında bir astsubay yeralması tarihi bir tesadüf olsa gerek. 

Kürt halkının lideri statüsüne oturtulan kiralık katil ruhun soyadının "Öc alan" olması gibi. 

Tarih bu paradoksal sarmalını kırmazsa, bu durumda Türk milletinin öcünü alacak şahsın soyadının "Kürt" olma ihtimali  hayli yüksek demektir.

Açık İstihbarat

Bu haber 928 defa okunmuştur.

Share |

BÖLÜCÜ TERÖR

Beraber Yaşamak Konusunda Samimi miyiz?

Beraber Yaşamak Konusunda Samimi miyiz? Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir. Millet, dil, kültür ve ülkü birliği ile ...

Dörtyol'da 3 subay şehit, 2 yaralı

Dörtyol'da 3 subay şehit, 2 yaralı Hatay Dörtyol'da teröristlerle çıkan çatışmada 3 subay şehit olurken 2 asker ağır yaralandı; 4 terörist ölü ele...
CIA'NIN ÇETECİLERİ! (6) Cemaat Kelle Avında....22 Mayıs 2012

facebook ta Begen

Google

SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

|Hack Haber |Tekturk |Turania |11kasim DERNEGİ |hakimiyet gazetesi |Yenile

Copyright © 2009 Mevzuvatan - Rüya Teknoloji Tarafindan Yapilmistir

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi