MevzuVatan.Com
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE VATAN-TV İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Manşet haberler

Google

Arslan Bulut:Çukurca'daki PKK saldırısı BOP eylemidir!

Arslan Bulut:Çukurca'daki PKK saldırısı BOP eylemidir!

Tarih 21 Ekim 2011, 08:37 Editör EDİTÖR

Arslan Bulut/Yeniçağ


Cukurca’daki saldırıdan sonra hemen her Türk’ün aklından geçen ilk düşünce bölgeye asker olarak veya özel tim kurarak gitmek olmuştur. Nitekim, bir grup vatandaş, Üsküdar Askerlik Şubesi’ne gelerek, askere alınma talebinde bulundu. Yine Çukurca’daki saldırıdan sonra gaziler ve şehit yakınları, Başbakanlık önünde toplandı ve “Vatan bölünmez şehitler ölmez” sloganları attıktan sonra “Ne pahasına olursa olsun Cumhuriyeti koruma kararlılığındayız” ana fikrini içeren bir bildiri okudu..
Cumhuriyetin tehlikede olduğunu biliyorlar ama tehdidin sadece PKK veya onu kullananlardan gelmediğinin de bilincindeler..
Bunun içindir ki gaziler ve şehit yakınları ile Başbakanlık korumaları arasında arbede yaşandı. Korumalar, bazı gazileri başbakanlık binası önünden aşırı güç kullanarak uzaklaştırdı.

***

Ortada çok büyük bir çelişki var!
Başbakan Tayyip Erdoğan, olaydan sonra yaptığı açıklamada “Yeni, sivil, demokratik bir anayasa yapma çalışmalarının başlayacağı gün yapılan bu hain saldırı, bizi aydınlık ufuklardan alıkoymayacaktır. Bir yandan terörle mücadele edeceğiz, bir yandan da terörün istismar zeminini yok etmek için aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz” dedi.
Daha önce, “terörle mücadele, siyasetle müzakere” demişti ya herhalde bu sözünü hatırlatmak istiyor ama olayın ağırlığı altında bu defa “müzakere” kelimesini kullanamadı.
Gerçi Erdoğan’ın “İçeriden ve dışarıdan hiçbir saldırıya boyun eğmeyeceğimizi, hiçbir şekilde geri adım atmayacağımızı, vatan toprağının tek bir zerresini dahi feda etmeyeceğimizi, dostun da düşmanın da çok iyi bilmesi, anlaması ve idrak etmesi gerekir. Teröre destek verenlerden mutlaka hesap sorulacak” sözleri yerindedir ama “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.”

***

Çelişki şu ki, “Yeni Anayasa” yapılmasını PKK terörü zoruyla dayatan, doğrudan ABD’dir. Yani terörün destekçileri bilinmektedir. PKK terörünün ortaya çıkışı, desteklenmesi ve bugüne getirilmesi de ABD’nin eseridir. Her ne kadar Türkiye’nin kurumları da kullanılsa yönetmen ABD’dir. Fakat senaryoyu yazanlar Bernard Lewis gibi Yahudi asıllı beyinlerdir!
Ne diyordu PKK-MİT görüşmesinde koordinatör ülke, yani ABD temsilcisi?
“Bu toplantı, iki tarafın değil, bizim sorumluluğumuz altında girişilen bir inisiyatiftir. Abdullah Öcalan tarafından üretilen kendi fikirleri parlamentoda yasa çıkaracakları zaman dikkate alınacaktır. Kendisinin parlamento için ürettiği öneriler dikkate alınacaktır.
Biz iki şeyden bahsediyoruz. Bir kamuoyuna yapılan açıklamalar. Bir de perde arkasındaki gidişat. Bunu kendilerine söyledik. Hem MİT hem devlet için oldukça riskli. Hali hazırda PKK ile müzakereye oturmuş olmaları bugün kamuoyuna yansırsa CHP ve MHP ne der acaba? Devlet temsilcisi olarak MİT’in elemanlarının burada hem diaspora temsilcileri hem de dağ kadrosu ile Oslo’da müzakereye oturmuş oldukları duyulsa ne olurdu? CHP ve MHP ne derdi? Aynı şekilde ne kadar kötü olurdu kendileri için” diyordu değil mi?
Dün ilk toplantısını CHP ve MHP’nin de katılımıyla yapan Anayasa Komisyonu’nun gündemi ne peki? Süheyl Batum, “Türklük yerine yurttaşlık diyelim” dememiş miydi? İşte ABD’nin de PKK’nın da dayatması olan gündem budur! AKP zaten yıllardan beri aynı söylemdedir!
Abdullah Öcalan’ın istekleri Anayasa’nın demokratik özerklik ve eşit ortaklık temelinde oluşturulmasıdır.

***

O halde PKK neden kendi dayatmalarının görüşülmeye başlanacağı bir gün böyle bir eyleme girişti? Süreci baltalamak için mi?
Aksine TSK’yı ve Türk Milleti’ni yılgınlığa sürükleyebilmek için böyle bir eylem yaptılar..
Hani, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, TÜSİAD yöneticilerini kabulü sırasında yeni bir Anayasa için kim ne katkı verecekse tam zamanı olduğunu belirterek, “Çözümü, ne dağda arayacağız ne başka bir yerde” diyordu ya, “dağ kadroları” bu eylemle “biz olmadan hiçbir şey yapamazsınız” mesajı veriyor aynı zamanda..
Amerikalı subaylar resmen bildirmiştir ki PKK terörü Genişletilmiş Büyük Orta Doğu ve Kuzey Afrika Projesi içinde, Kürt devleti kurulana kadar Türkiye’yi meşgul etmek için kullanılmıştır.
Demek ki rolü bitmemiş ki hala eylem yaptırıyorlar.
PKK’nın hedefi, Büyük Orta Doğu Projesi’ne uyumlu ise bu projenin eş başkanı da Tayyip Erdoğan olduğuna göre, çözüm bulması mümkün müdür?
Türk Milleti bunu görecek ama geç olacak geç...


Ankara’daki ABD harekâtı ne olacak?

AKP iktidarının “açılım politikaları” sürecinde TSK’yı operasyon yapmaktan alıkoyduktan sonra bölgede inisiyatif yeniden terör örgütüne geçmişti. Öyle ki askerler karakollarda veya karakolun emniyetini sağlamak için yakın mevzilerde bekletilirken, terör örgütü hep hareket halindeydi!
Yani TSK, bulunduğu yerde PKK saldırılarını bekler vaziyetteydi.
Son Çukurca saldırısının 8 ayrı noktadan yapılabilmesinin sebebi budur.
24 şehit verdikten sonra 22 taburla kara harekatına girişildi.
Genelkurmay Başkanlığı açıklamasında “TSK mensupları bölgelerinde görevlerini ecdadına yaraşır bir şekilde, bu toprakları bize emanet etmiş aziz şehitlerimizin şahitliğinde yapmaya devam edecektir” vurgusu yapıldı.
Tabii hiçbir Türk’ün buna bir diyeceği olamaz.
Fakat ecdad, gerilla savaşının da uzmanıydı. 600 bin kişilik Haçlı ordusu İstanbul’dan Kudüs’e gidene kadar 25 bin kişiye düşürülmüştü! Yine Bilge Kağan, Orhun Yazıtları’nda, “Orduyu yayarak düşmana karşı koydum” diye bir çeşit gerilla savaşını anlatır. Bu üstünlük hiçbir zaman düşmana bırakılmamalı, Türk askeri “TOKİ kaleleri” ne hapsedilmemelidir. Ayrıca son harekatla da ispat edildiği gibi en iyi savunma saldırıdır..

***

Ecdad deyince, sadece askerlik değil, devlet kuruculuğu da akla gelmelidir. Fakat kara harekatı sürerken, Türk Milleti’nin son büyük devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, PKK ile yapılan görüşmelerde, koordinatör ülke olan ABD temsilcisinin söylediği gibi Anayasasını Abdullah Öcalan’ın talepleri doğrultusunda değiştirmeyi tartışmaktadır.. Öcalan’ın talepleri, aynı zamanda ABD’nin de dayatmalarıdır.
Öyle ki Ankara’da Türk Anayasası’nı değiştirmek için AKP’nin psikolojik baskısıyla toplanan komisyonda, kuruluş felsefesini savunan MHP’liler ile “Son yüzyılda 1915’te Ermeni Soykırımı oldu, bir siyasetçi olarak soykırım lafını ağzıma alıyorum, kayıtlara geçsin” diyebilen bir BDP milletvekili aynı masayla oturabilmiştir. 

***
 
Oysa Türk Milleti’ni temsil iddiasında olanların her gün bıkmadan usanmadan savunması gereken gerçek şudur:
“Etnoloji, antropoloji, etnoğrafya, tarih, dilbilim gibi klâsik ilimlerin ittifakıyla sabittir ki milâdın onbirinci asrında Anadolu’yu fethederek bugünkü Türkiye devletini kuran Oğuz Türklüğü, ana Türk ırkının devamından başka bir şey değildir, lisanı da müstakil ana Türk dilinin devamıdır ve kültürü de en eski pastoral kültürüne dayanır, üç tarafı denizlerle çevrilmiş bir yarımada şeklindeki ana vatanının bir coğrafi birliği vardır ve bu çerçeveden dokuz asırlık muhteşem mazisi etrafına da taşıp yayılarak geniş bir tarih birliği meydana getirmiştir.
İşte bundan dolayı, bir ırk birliği, dil birliği, kültür birliği, vatan birliği, din birliği ve muazzam bir tarih birliğiyle birbirine bağlanmış olan Türkiye Türklüğü, siyasi ve suni bir millet değil, doğal bir oluşum niteliğine sahip kuvvetli bir milliyettir.
Bu kuvvetli bağları inkâr ederek, Türklüğü yalnız bir tek milliyet (ırk) esasına dayanıyor saymakla onu suni ve siyasi bir oluşum gibi göstermiş ve zayıflatmış olacağımızı unutmamalıyız.
O halde bütün Türk âleminin merkezi ve bugünkü ana yurdunda genel Türk tarihinin varis ve mümessili olan Türk milliyeti, vatandaşlık, vatan, dil, din, ırk, kültür, ideal ve müşterek tarih birliğiyle birbirine bağlı fertlerden mürekkep bir kütledir.”

***

İsmail Hami Danişmend’in bu bilimsel tespiti, Cumhurbaşkanı’nın da, Başbakan’ın da, Genelkurmay Başkanının da temel kabulü olmalıdır. Bu kabulleri reddeden kimseler, o makamlardan hukuk yoluyla indirilmelidir.
Zaten, Anayasa’nın başlangıç ilkeleri de bu fikir ışığında hazırlandığı için ABD ve terör dayatması ile değiştirilmek istenmektedir.


Bu haber 966 defa okunmuştur.

Share |

YORUM HABER

Tarih tekrar ederken

Tarih tekrar ederken Geçmişte de deliğe süpürülme korkusuyla, vatanseverler, millî menfaatleri savunan kahramanlar, emperyalistlerin tal...

Sebeplere takılanlar 5

Sebeplere takılanlar 5 ¤Beni satın alamadılar. Kalemimi kimseye satmadım, gururumu, onurumu, vatan sevgimipazarlamaktansa ölmeyi ter...
CIA'NIN ÇETECİLERİ! (6) Cemaat Kelle Avında....22 Mayıs 2012

facebook ta Begen

Google

SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

|Hack Haber |Tekturk |Turania |11kasim DERNEGİ |hakimiyet gazetesi |Yenile

Copyright © 2009 Mevzuvatan - Rüya Teknoloji Tarafindan Yapilmistir

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi