![]() | |||||||||||
| |||||||||||
|
| |||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARManşet haberler |
Ata'ya önce saldır, sonra özür dile!..
Atatürk'e açıktan saldırılar giderek artarken, usta gazeteci Hulki Cevizoğlu'nun Karadeniz TV'de canlı yayınlanan programı Ceviz Kabuğu'nda da ilginç bir olay yaşandı. Kurbanla ilgili konuşmak için gelen Prof. İlhami Güler, Atatürk'ün kültür devrimleri cinayettir dedi. Hulki Cevizoğlu'nun tepkisi üzerine sözlerini geri almak zorunda kalan Güler, ifadesini yumuşattı. Ata’nın kültür devrimine dil uzatan profesöre öfke Ceviz Kabuğu’nda “Atatürk’ün kültür devrimleri cinayettir” diyen Prof. Dr. İlhami Güler, tepki üzerine sözlerini geri almak zorunda kaldı. Hulki Cevizoğlu’nun Karadeniz TV (KRT) Ankara stüdyosunda canlı olarak hazırlayıp sunduğu Ceviz Kabuğu’nda bu hafta Atatürk’ün kütltür devrimi ve kurban ibadetinin ayrıntıları konuşuldu. Programın konukları iki “kelam” uzmanı, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Eski Dekanı Prof. Dr. Saim Yeprem ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kelam Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhami Güler’di. Prof. Dr. İlhami Güler, Atatürk’ün yaptığı kültür devriminin bir cinayet olduğunu söyledi. Tartışmanın devamında bu sözünü çok yüksek bir ifade olduğunu söyleyerek geri alan Güler şunları söyledi: “Bir toplum tarafından oluşturulan kimliğin bir kişi ya da grup tarafından ’biz bunu uygun görmüyoruz, bundan sonra bu olacak’demesini doğru bulmuyorum. Kültür devrimi cinayettir. Kurtuluş Savaşı’ndaki çabasını takdirle karşılarım ama sonrasında kültür devrimlerini onaylamıyorum... Fransız devrimini taklit etti Mustafa Kemal. Ben bunu yanlış buluyorum. Abdulhamid dönemindeki gibi devam etseydi\’85 Toplumun kültür kodlarına etki etmeden yapmıştır Abdulhamid bunu. Atatürk’ü totem haline getiren ve deccal ilan eden iki mantık var. İkisi de yanlış.” Kültürsüz hocalar yetişti Hulki Cevizoğlu Mustafa Kemal’e yönelen bu haksız eleştiriye şiddetle karşı çıktı. Mustafa Kemal’in kendisine gelen devrim teklifini halkla devrim yapacağım diye reddettiğini hatırlatan Cevizoğlu, şöyle konuştu: “Atatürk putlaştırıldıysa bunda onun suçu ne? Bu ülkede anamızın babamızın belli olmayacağı bir işgal yaratılmış. Adamcağız bizi bundan kurtarmış. Bunu yapanların kıçlarına tekmeyi vurdu attı. Atatürk dil devrimi yapmadan önce Osmanlı’da sokaktaki adam kültürde arşı alada mıydı? Kitaplarım da var. Atatürk’e ’Darbe yapalım’diye geliyorlar. ’Hayır’, diyor Atatürk ’Halkla yapacağım.’Halkı arkasına almış, Cumhuriyeti ilan etmiş. ’En büyük eserim Cumhuriyettir’diyor. Cumhuriyetin temelinin kültür olduğunu söylüyor. Ama kültürsüz bir millet ve hocalar yetişti. Atatürk’ü eleştirmek, böyle sözler söylemek moda mı oldu? Kızılderililerinin meydana bağladığı totem vardır ya... Asıl sizler öyle bir toteme Atatürk’ü bağlamış ok atıyorsunuz. Bu ülkede Atatürk’ün anasına bile küfredildi. Nasıl totemdir bu? Annesine küfredildi, kimsenin gıkı çıkmadı. Siz profesörsünüz ama Atatürk’ü okumamışsınız. Atatürk’ün hangi devrimi Türkiye’de travma yaratmıştır. Atatürk şunu yapmıştır da 50 sene geriye gitmiştir diye hangi konuda diyebilirsiniz. Atatürk olmasaydı hangi konuda 50 sene ileride olacaktık?” Osmanlı yetiştirdi Prof. Dr. Saim Yeprem Atatürk hakkındaki görüşlerini açıkça ifade etmekten çekindi. Ancak Atatürk’ün eleştirilebilmesi gerektiğini de şöyle ifade etti: “Atatürk, nasıl ki içince bulunduğu durumda otoriteyi eleştirmişse onun yaptıkları da eleştirilebilmelidir. Atatürk, Osmanlının yetiştirdiği büyük şahsiyetlerden biridir. Önder olup, başarlı sonuçlar almış, başarılı bir şahsiyet bunda şüphe yok. Kültürel devrim konusunda o gün doğru olduğuna karar verdiği kararları uygulamıştır. Zaman geçince tartışılmalıdır. Tartışılamazlık yanlış.” Stüdyodaki seyirciler ise Atatürk’ü kültürel katil gibi gösteren Prof. İlhami Güler’e büyük tepki gösterince, Güler cinayet sözünü geri aldı ancak fikrenden vazgeçmediğini başka biçimde ifade etti. Prof. Güler, Cevizoğlu’nun sorusu üzerine HAS Parti G.İ.K. üyesi olduğunu açıkladı. Kurban Bayramı arifesinde kurban hakkında bilinmeyenler Ceviz Kabuğu’nda tartışıldı. Hulki Cevizoğlu’nun Karadeniz TV (KRT) Ankara stüdyosunda canlı olarak hazırlayıp sunduğu Ceviz Kabuğu’nda bu hafta kurban ibadetinin ayrıntıları konuşuldu. Ceviz Kabuğu’nun bu haftaki konukları iki “kelam” uzmanı idi: Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Eski Dekanı Prof. Dr. Saim Yeprem ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kelam Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhami Güler. Kurban Farz Değil Prof. Dr. Saim Yeprem, kurban kesmenin Kuran’da geçen bir ibadet olduğunu ancak farz olmadığı söyledi. Kurban’da asıl amacın takva olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yeprem, “Kurban, Kuran’da geçer. Ka, Ru, Be harflerinden oluşur. Yakınlaşma, yaklaşma demektir. Bu ibadetin maksadı takvadır. Ayette, ‘Allah’a onların ne ayetleri ne kanları ulaşmaz, sizin takvanız ulaşır’ diyor. Önemli olan takvadır” dedi. Hulki Cevizoğlu Hz.İbrahim’in en değerli şeyi, oğlunu adamasına hatırlatarak, “En değerli şey insanın kendi canı değil midir? Hz. İbrahim neden Tanrı’ya kendini değil de oğlunu kurban olarak adadı” diye sordu. Prof. Dr. Saim Yeprem ve Prof. Dr. İlhami Güler, Hz. İbrahim’e bu konuda bir emir gelmediğini, İbrahim’in gördüğü rüyaları yorumladığını kaydettiler. Hz. İbrahim’in oğlunu kurban etme girişiminin Allah tarafından kurban ibadetinin revize edilmesi olduğunu belirten Prof. Dr. İlhami Güler şunları söyledi: “İbrahim A.S.’ın, oğlumu kurban edeyim dediğini düşünmüyorum. Tarihte insanın kendini kurban etmesi gibi bir şey yok. Tanrı’nın böyle bir isteği olduğunu düşünmüyorum. Habil ile Kabil’den gelen teolojik bir konu olduğu gibi antropolojik bir tarafı da var. Bu konuda bir emir yok Tanrı tarafından. İnsanların kendileri tarafından Allah’a yaklaşmak için tarihsel dönemde insan da kurban ediliyordu. Hz. İbrahim’in bu olayı o dönemde böyle bir uygulama olduğunu gösteriyor. Hz. İbrahim’in uygulaması bunu kaldıran bir devrimdir. Tanrı insanlardan hiçbir zaman ibadet için bana insan kurban edin demedi. Bana göre bunu insan icat etti. Bu olayla Tanrı, kurban olayını insanileştirmiş oldu.” Prof. Dr. Saim Yeprem de Güler’in görüşünü destekleyerek “İnsan kurban etme, tarih boyunca insanlarda var. Bazılarında ilk erkek çocuğu kurban etme var. Peygamber döneminde Mekke’de İslamiyet öncesinde doğan ilk kız çocuğu kurban ediliyordu” dedi. Kurban Hacca ait bir ibadet mi? Hulki Cevizoğlu, din bilginlerinin ve Prof. Güler’in kitabından örnekler vererek, “Birçok görüşe göre, kurban Hac Suresi’nde geçtiği için Hacca gidenlerin yapması gereken bir ibadet gibi gösteriliyor. Kurban kesmek, sadece Hacca gidenler için mi gerekli?” sorusunu sordu. Prof. Dr. Güler ve Prof. Yeprem, kurban kesmenin farz olmadığını ancak farklı şekillerde vacip ya da sünnet olarak kabul edilebileceğini söyledi. Güler, kurban kesmek 4 mezhepten 3’üne göre sünnettir derken, Saim Yeprem bütün mezheplerde sünnet olduğunu kaydetti. İlhami Güler, kurban kesme ile ilgili bütün ayetlerin Hacc suresinde geçmesini hac ibadetiyle ilgili olduğunu kanıtladığını savundu. Buna göre kurban yalnız hacca gidenler için farz oluyor. Prof. Dr. Saim Yeprem de kurbanın hac dışında kesilmesinin sünnet olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bütün mezheplere göre hac dışında Kurban sünnettir. Kuran’da emir olarak geçen ifadeler kesin olarak farz ifade etmezler. İslam alimlerinin açıklamalarına göre değerlendiriyorum… Farz olması için Kuran’da çok açık ve net, şüpheye yer vermeyen ifade ise farzdır. Hüküm ve karine yoksa şüphe yoksa tam olarak farz ya da haram hükmü verilemez. Peygamber kurban kesmiştir. Buna sünnet denir. 4 mezhep de bunu böyle kabul eder. Farz Allah’ın kesinlikle yasakladığı, yapılmaması konusunda müeyyide koyduğu şeyler farzdır. Kasten adam öldürmek… Namuslu kadına 4 şahit olmadan iftira etmek gibi…” Hz. Muhammed kaç kez kurban kesti? Hulki Cevizoğlu, Kevser Suresi’ndeki “Allah için namaz kıl ve kurban kes” ayetinin Mekke’de ve Hz Muhammed’in peygamberliğinin ikinci yılında geldiğine dikkat çekti. Cevizoğlu, “Bu ayet var ve bu dönemde peygamber kurban kesti mi kesmedi mi?” diye sordu? Saim Yeprem, peygamberin her yıl iki kurban kestiğini, birini kendisi birini ümmeti için kestiğini ifade etti. Peygamberin “Kimin gücü yeter de kurban kesmezse mescidimize girmesin” şeklinde bir hadisi olduğunu belirten Yeprem, Kevser suresindeki nahr kelimesinin kesinlikle sadece kurban kesmek anlamına gelmediğini söyledi. Bunun da bir rivayet olduğunun altını çizen Yeprem kurban konusu Kevser suresine bağlanırsa hükmün değişeceğini açıkladı. Yeprem’e göre Diyanet İşleri Başkanlığı’nın meali de bir hükmü temsil ediyor, o da bir yorum olarak sunuluyor. Prof. Dr. Yeprem “Biz onu Allah için namaz kıl ve kıyam dur” olarak yorumluyoruz. Kıyam ayakta kuran okumaktır” dedi. “İslam’ın Beş Şartı Diye Bir Şey Yok” Prof. Dr. İlhami Güler Kurban’ın İslam’ın 5 şartı içinde sıralanmasını da eleştirdi. Dünyanın hiçbir Müslüman ülkesinde kurban uygulamasının Türkiye’deki gibi olmadığını söyleyen Güler, “İslam’ın beş şartı diye de bir şey yok. Kitapta da İslam dünyasında da yok. Bu çok yanlış bir şey. Dini iki üç maddeye indirgeyen bir şey. Belki binlerce madde var sayarsan” dedi. Prof. Dr. Güler Hac ibadeti emir olarak geldikten sonra peygamberin kurban kesmeye başladığını ve Allah’ın bu emirle kurban kesme ibadetini rötuşlayarak devam ettirdiğini söyledi. Kurban İnsanın İçindeki Vahşet Duygusunu Bastırır Stüdyodaki izleyicilerden “kurban insanın içindeki şiddeti önlemek için de gerekli midir?” şeklindeki soruya Saim Yeprem “Buna katılıyorum. Din psikoloji ile ilgilenen ilim adamları da bunu söylüyorlar” yanıtını verdi. Prof. Dr. İlhami Güler’se “Bir dinin kan akıtma yoluyla insan psikolojini düzeltmeye çalışması irrite edici bir şey. Bu çok korkunç. Var olan bir şeyi meşrulaştırmak için bu. Bütün dinler tarihi bazı şeyleri meşrulaştırmak için aslı astarı olmayan saçma sapan şeyler kullanmışlardır” diyerek karşı çıktı. Güler ayrıca Kurban’ın “hem sevap hem kebap” tadında bir festival gibi uygulanan ibadet olduğunu düşündüğünü açıkladı. Böyle bir ibadettense ihtiyacı olan birine sadaka vermenin daha sevap olabileceğini söyleyen Güler’e karşı çıkan Saim Yeprem, “Ekonomiye katkısına da bakmak lazım. Bir sene boyunca kurbanlık yetiştirip, bir yıllık geçimini sağlayanlar var. Ekonomiye kattığı canlılıkla birlikte komple bir ibadet mi sadaka vermek mi daha sevap?” diye sordu. Kurbanla ilgili vatandaşın merak ettiği diğer önemli sorulara verilen yanıtlarda özetle şu şekilde: Kredi kartı ile kurban kesilir mi? Prof. Dr. Saim Yeprem: Kredi kartı ile kurban kesilebilir. Gücü olanlar, keserse sıkıntıya düşmeyecekse kesebilir. Limitte olanlar var bir de. Ucu ucuna yetinebilenler etin tamamını evde tutabilir. Prof. Dr. İlhami Güler: Türkiye’de kurban kesme itibar meselesi haline geldi. Bir evde kurban kesilmeyince ben fakirim gibi bir düşünce oluyor. Onursuzum diye düşünüyor. Şokla Kurban Kesilir mi? Prof. Dr. Saim Yeprem: Şokla kurban kesme yok. Kanın akması gerekir. Akmayan kanı yemek haramdır. Şok, ilk etapta hayvanın çok kısa bir süre sersemlemesini sağlıyor. Ben hükmü söyleyeyim... Şoklama, öldürme anlamına gelmiyor. Bir süre sersemletiyor. İlk darbe acısını hissetmemesini sağlıyor. Kanı akıtılıyor ama şokla öldürme olmaz. Hangi şekilde olursa olsun kanı akmak suretiyle ölen hayvanın eti yenir. Müslüman olmayana kurban eti verilir mi? Prof. Dr. Saim Yeprem: Evet verilir. Bu onun gönlünü İslam’a yakınlaştırmak olarak kabul edilir. Hanımlar Kurban kesebilir mi? Prof. Dr. Saim Yeprem: Evet kesebilir? Eşlerine vekâlet veriyorlar genellikle. Belki daha hassas oldukları için dayanamıyorlar ondan. Vekâletle Kurban Kesilir mi? Prof. Dr. Saim Yeprem: Vekâleten kurban olur. Mali ve bedeni ibadetler, hac için de geçerlidir. Ama vekâleten oruç tutturamazsınız meselâ. Yeniçağ Gazetesi, 08.11.2011, salı, s.1. Bu haber 1088 defa okunmuştur.
|
GALERİfacebook ta Begen |
|||||||||
|
SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN Copyright © 2009 Mevzuvatan - Rüya Teknoloji Tarafindan Yapilmistir
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||