![]() | |||||||||||
| |||||||||||
|
| |||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARManşet haberler |
- NURCULUĞUN KÖKENLERİ :DELİÜZZAMAN'IN KÖKENLERİ!-2-
OSMANLI ORDUSUNA KATILMAYAN YEZİDİLERİN GEREKÇELERİ
Batıda vicdani redde öncülük eden dini tarikatların çıkışlarına benzer bir çıkışı Osmanlı döneminde Sincar (Musul-antik Ninova bölgesinde bir kasaba) bölgesinde yaşayan Yezidi Kürtler yapmıştır. Türkiye topraklarında vicdani ret konusunun ilk kez gündeme gelmesi Kore savaşı sırasında olduğu söylense de, yeni bulgular ışığında dinsel nedenlerden dolayı Osmanlı ordusuna hizmet etmeyi ret eden ve gerekirse bunun karşılığında vergi ödemeyi kabul eden ilk Kürt Yezidilerdir. Osmanlı hükümeti Yezidileri ilk defa 1847 yılında askere almak istemiştir. Ama Osmanlıların bu girişimleri İngiliz büyükelçisi Sr. Stratford Canning tarafından engellenmiş ve Yezidilere inanç özgürlüğü bir fermanla tanınmıştır. 1847 yılında tanınan inanç özgürlüğüne rağmen Osmanlı Sultanı II. Abdülaziz, ordu kumandanı Muhammed Tahir Beyi İstanbul’dan Musul’a gönderip, Yezidilerden 15.000 askerlik takviye gücü sağlamasını emretmiştir. İmzalayanlar: http://www.aleviweb.com/forum/archive/index.php/t-4771.html
Bu linklerden de faydalanabilirsiniz.; http://turkce.kurdistan-aktuel.org/roportaj/5021-profdr-lhan-kizilhan.html http://www.bilgininefendisi.net/forum/index.php/topic,32464.0/imode.html http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/773/9852.pdf
Topal Molla,Humeyni,Fethullah Gülen başlıklı eski bir yazımdan alıntıdır.1512’de keşiflerin tamamlanması sonucu dünyanın idaresi önce Portekiz ve İspanyolların ellerine geçmişti.Manş Denizinde İspanya-İngiltere arasında yapılan 1568 Armada Savaşlarının galibi olan İngiltere dünyanın hakimi olmuş,artık kendi emellerine uygun şekilde toplumların inançlarından devletlerinin sınırlarına kadar düzenlemelere başlamıştır.Bu düzenlemelerin başında Hicaz Araplarına Vehhabilik İslam’ını kabul ettirmesi başlangıç noktalarının en önemlisidir. Yezidi Kürt aşiretlerinin,Osmanlı’ya “çöküş” döneminde “İngiltere’ye dayanarak” 1847 yılında yani, Arkeolog-iş adamı,gelecekte Osmanlı Bankasının kurucusu Henry Layard’ın,Sümer kazılarından elde ettiği tabletlerin tercümesinden,bölgenin Yezidi Kürtlerini “Sümerliler” zannetmesi ile İngiltere tarafından “keşfedilen ve devlete karşı kışkırtılmaları sonucu yaptıkları bu ihanetler,arkası kesilmeyen isyanlarla ve önce ailesinin sonra Müslüman dünyasının başının belası olacak olan 1876-78 doğumlu “Müslüman maskeli bir başka Yezit Said-i Kürdi’nin doğumu ile sürecektir. Said’in doğduğu asırda ,1850’lerde Bahailik,1900’lerde Nurculuk,Mısır’da Efganilik yanında Prens Sabahattin’in Liboşlukları,İngiliz Manda yanlıları,Genç Türkler gibi siyasi akımlar da takip edecektir. Atatürk’ü Filistin planı (İsrail) için yönlendirmeyeceğini anlayan İngiltere(1937),İsmet paşayı onun yerine deneyecek;1. Dünya savaşı'na sokulmak istenecek,adalar ve güneyde ise kayıtsız kalması sağlanacaktı. İsrail'in kurulmasına Türkiye Rus tehdidine yönelik olarak kutuplaşmada sadece İşgal altında olan toprak diyerek kayıtsız kalacaktı.İngiltere'nin Atatürk döneminde çıkarttığı 26 Kürt ve o kadar bölücü-gerici isyanın içinde “nazari –fikri emeği” olan Musul ve Kerkük’ü borçlu olduğu,asıl sevgilisi Said-i Kürdi’nin köyünün adıyla çıkaracağı Nurculuk,bütün Müslüman İngiliz ve Amerikan sömürgelerinde 1950 sonrası okutulacak,Said-i Kürdi tanrılaştırılacaktır. Bunu son aşaması da Fethullah Gülen hareketi olacaktır.Şimdi Vehhabilik.
6-İSLAM'A İLK YABANCI DÜZENİ;İNGİLİZ MODELİ İLK ILIMLI İSLAM=VEHHABİLİK İslamı ılıtmada ilk etkili faaliyet; Yahudi kökenli Vehhabi Kralı Fahd ve Vatikan Papası en yakın işbirlikçileridir Bunlar daha sonra İngiliz sermeyesi ile güçlenecek,Medine'de 1789 yılında Hz.Muhammed'in mezarını "Putperest Türkler mezara gelip mum yakıp bez bağlıyorlar" gerekçesiyle top atışı ile yok edeceklerdir.Osmanlı bunu onaracaktır. Bir parantez açarak da,Vehhabi'lerin bu olayı Cumhuriyet ilan edildikten,Arapların Osmanlı'dan ayrılmalarından sonra Atatürk zamanında da tekrar ettiklerini Avrasya Tv'de yapılan bir yayında,Prof. Nevzat Yalçıntaş; "1930’lu yıllarda Suudilerin Peygamber Efendimiz’in kabrini yıkmak istediğini, bunu önleyen kişinin ise Atatürk olduğunu açıkladı. Prof. Yalçıntaş, Atatürk’ün olayı duyar duymaz Suudilere “Eğer siz resulün bir taşına dokunursanız, biz de aşağıya ineriz” ifadelerinin yer aldığı ağır bir telgraf çektiğini belirterek gündeme taşıdığını belirteyim.Sıra Mekke'ye de gelmiş,ancak Kabe top atışlarından bu Vehhabi isyancıların ve Mekkeli Sünni Arapların da desteği ile def edilmiştir.Ancak 1900'lere doğru geldiğimizde ortaya çıkacak olan İngiliz yüzbaşısı Lawrence Vehhabilerin askeri örgütleme işini de tamamlayacaktır. İki yıl önce yıkılıp turistik otel yapılan o meşhur Ecyad Kalesi de Kabe'yi bu İngiliz uşağı Vehhabilerin saldırısından korumak için yapılan kaledir. Onun otel yapılması da Osmanlı'dan 1789 yılındaki bozgunun "öcünün alınmasından" başka bir şey değildir. Bu kırılma daha sonra Osmanlı’da 1900’lerde “Türkçülük” akımının doğmasına ve Arapların İngilizlerle birleşerek Vehhabi olan Mekke Emiri Şerif Hüseyin'in 80.000 kişi ile katılıp Türk askerini içeriden vurması ile Osmanlı’ya son darbeyi 1917 Süveyş Kanalı Savaşlarında vurması ile son şeklini alacaktır. Hitler’in zulmünden kaçarak ülkemize sığınan ve İstanbul Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapan, Yahudi asıllı büyük bilgin Prof.Dr.Neumark, öğrencilerine şunları söylemişti: “Selçuklu ve bilhassa Osmanlı, İslamiyet uğruna her şeyini feda etti… Vahhabiliği kuranlar İngiliz Dominyon Bakanlığı’nın adamlarıdır. Batı, her yerde İslamiyeti sapık inançlara kanalize etti.” Luti Vehhabi Suudi Kralı Fahd “Arap dünyasını Osmanlı’dan koparmak isteyen İngiltere, önce Vahhabi akımını teşvik etti. Daha sonra, Mekke Şerifi Hüseyin’e Ortadoğu’da kurulacak büyük Arap devletinin liderliğini vaad ederek kandırdı. Şerif Hüseyin’in İngilizler ile pazarlıklarını oğlu Emir Faysal yürütüyordu. Sonunda Şerif Hüseyin hiçbir şey elde edemedi. Kıbrıs’ta sürgünde öldü. Büyük Arap Devleti de kurulmadı. Şerif Hüseyin hatıratında İngilizler ile işbirliği yapmaktan pişman olduğunu yazdı (s.97).
Ardından "Mecidiye altını" olarak aldıkları maaşları yutmuşlardır diye Türk askerlerinin karınları yarılarak bağırsaklarında "Mecidiye altını" arayacaklardır.Vehhabiliği İran’da bir diğer İngiliz ajanı Molla takip edecek,”dört dini” birleştirerek yeni bir din yaratacaktır.Akka şehrinden İngiltere Kraliçesine övgüler dizecektir. 7-BAHAİLİK (Nurculuk) (Baha=Allah’ın görkemi-Allah’ın Nuru” demektir.) Bahaullah kendini "Allah" ilan etti. Aslında "Deliyullah-Allah'ın Delisi) İran’da dini bütünlüğü bozduğu ve halkın inançlarını suistimal ettiği gerkçesiyle 1850’de Tebriz’de kurşuna dizilmiştir.Yerine yakın müritlerinden Mirza Hüseyin Ali el-Mazendarani en-Nuri“Bahaullah” adıyla vekil oldu.1852’nin 15.Ağustosunda ’de Nasıreddin Şah’a düzenlenen süikas ile Bahailer ilişkilendirilince inanç mensupları ağır baskılar altında kaldılar.Bu baskılar sonucu,Hüzeyin Mirza Siyah Çal adlı bir zindanda kaldı.Kaçar Hanedanı ile Osmanlı arasındaki görüşmeler sonucunda Bağdat’a sürgüne gönderildi. 1854’de Süleymaniye Kürtlerinden davet gelmesi üzerine yakınları ve adamları ile gizlice,İran kaynaklı Nakşibendi tarikatının bir kolu olan Sufilik inancına sahip Kürt bölgesine gitti.Yolda eşkiyalar tarafından bazı arkadaşları öldürüldü.
Onun çok güzel el yazısı olduğundan dolayı “okuryazar olmayan cahillerde” bulunan kutsal kişiliğe sahip olmadığı söylenildi. Sözde Kürdistandayken,kendisinin görevinin kutsallığını anlatmak için Sufi tarzında “Bülbüle Övgü” adlı şiirini Arapça olarak yazdı.Bahaullah,iran’ın Sünni,Sufi Kürtleri üzerindeki etkisini bildiğinden onlarla bağlantısını kesti.Baban aşireti ile iyi ilişkilerini sürdürdü.
Alıntı yapılan yazar;Juan R.I.Cole-Mişigan Üniversitesi Tarih Bölümü http://www-personal.umich.edu/~jrcole/bahabio.htm 1863’de beklenen Bab’ın kendisi olduğunu söyledi.1868’de İran’ın İstanbul Büyükelçisi Mirza Hüseyin Han’ın baskıları sonucu Bağdat’tan Edirne’ye getirilen Mirza,beş yıl sonunda bazı yandaşları ile bu günkü İsrail Hayfa şehri yakınındaki antik Akka şehrine sürgün edildi,yandaşlarının bir kısmı da Kıbrıs’a gönderildi ve burada yaşadığı hapis hayatı 1876 I.Meşrutiyetin ilanı ile sona erdi. 1868-69’da İngiltere Kraliçesine ülkesindeki demokratik sistemi öven bir metin kaleme aldı.İran şahı ve II.Abdülhamit’i baskıcı uygulamalarından dolayı eleştirdi.1873’de meşhur kitabı Kitab el Akdas’ı yazdı.İran’da bir gün demokrasinin kendiliğinden ortaya çıkacağın kehanetinde bulundu. 1892’de Akka’da öldü.Hayfa şehri bu gün Bahai inancının merkezi haline geldi. En Kutsal Kitap, Akdes Kitabı), İkan Kitabı [Kitab-ı İkan-kan, Arapça'da kesin bilgi demektir(ikan, yakin, yakinen vb.)], Saklı Sözler (Kelimat-ı Meknune), Kurdun Oğlu Risalesi gibi kitaplardır. Bahailer, tüm dinlerin Kutsal Kitaplarının, Tevrat, İncil, Bhagavad Gita ve diğerleri) tek bir sistemin parçaları ve insanlığın ortak dinsel mirası olduğuna, kutsallıklarını yitirmediğine inanırlar. Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur . Dua, namaz, oruç bireyin kendi sorumluğundadır; temel amacı yaşamı konusunda onu meditasyona yöneltmek, karakterini düzeltmesinde yol göstermektir. Irkçılık, sınıfçılık ve dini grup taassuplarının hakim olduğu bir dönemde renkleri, ırkları ve dinleri ne olursa olsun bütün insanların bir olduğu iddiasıyla ortaya çıkan Bahâîliğin dikkatleri üzerine toplaması normal sayılabilir . Allah birdir Tüm dinlerin temeli birdir İnsanlık âlemi birdir Din bilim ve akıl ile uyum içinde olmalıdır Irksal, dinsel, etnik taassuplar terk edilmelidir Kadın ve erkek eşittir Genel barış için çalışılmalıdır Eğitim zorunludur ve evrensel eğitim hedeflenmelidir Serbest düşünce ile gerçek araştırılmalıdır Aşırı zenginlik ve yoksulluk kaldırılmalıdır Şimdi,Yezid Kürtlerin ve Hıristiyan Süryanilerin Osmanlı’yı nasıl arkadan vurduklarını onlara kapı açan Gürcülerin ve kendilerinin kalemlerinden okuyalım.
Aşağıdaki çeviri yazıyı okumadan önce,Said-i Kürdi’nin Rus bağlantılarına bir bakalım.Yıl 1916’nın başları.Birkaç ay sonra Ruslar Bitlis’e saldıracaklar,Said Ruslardan toplar çalacak,top mermilerine karşı atlayacak,yaralanacak ve esir düşecektir.Üç küsur yıllık esaretinde bol bol Rus devrimcilerine karşı Müslümanları Çar yanında örgütleyecektir.Devrim olunca da Warşova üzerinden sepetlenecektir.Kendi kitabından alınan şu hikayeyi ibretle okuyunuz.
Said Rus Ajanlığına Başlıyor; Deliüzzaman veya Deliyullah |
||||||||||
|
|
|
![]() |
CIA'NIN ÇETECİLERİ! (6) Cemaat Kelle Avında....22 Mayıs 2012 |
| |
SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi