MevzuVatan.Com
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE VATAN-TV İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Manşet haberler

Google

Bülent DALKILIÇ: MİLİTAN DUYARSIZLIK!

Bülent DALKILIÇ: MİLİTAN DUYARSIZLIK!

Tarih 13 Aralık 2011, 19:44 Editör EDİTÖR

Bir araştırmaya göre AKPye oy veren seçmen içinde %20 civarında kendisini Atatürkçü olarak tanımlayan vatandaş, CHPye oy verenler içinde de yine %20 civarında Türkiyede demokrasi tehdit altında değil diyen bir vatandaş kitlesi olduğu bilimsel olarak ortaya kondu. Bu durumun anketten öncede farkında olmama rağmen, Şair Seyit Neziri dinleyene kadar mantığını çözememiştim. Bunun için Seyit Nezire teşekkür ederim.

 

 

Yaşadığımız toplum içinde yaptığımız ikili sohbetlerde, konuştuğumuz kişi Demokrat Partili, MHP’li, Saadet Partili veya CHP’li olsun, çoğunlukla aynı hisse kapılıyorum. Bu hissin adı ‘’Militan Duyarsızlık’’. İdeolojik köklere genetik olarak bağlı ancak temsil ettiği ideolojinin bilicinde olan çok az bir toplumsal kitle var. Az sayıda Militan Duyarlılığa sahip kitlede 1960 ve öncesi doğanlardır. Yani bugün 50’li yaşlar ve üzerinde olanlar. Yaygın olan ideolojik bilinçsizlik seçmenin bir taraftan kolayca diğer tarafa geçmesi için zemin oluşturuyor. Bu ideolojik bilinçsiz kitle 1960’lı yıllarda doğup, 1980 askeri darbe ile apolitik bir dünyada gözünü açan kitledir.

Politik ideolojilerin okulu konumunda olan dernek, sendika ve partiler 1980 darbesi ile korku sarmalına girerek apolitik ortam oluşmasına katkı sağladılar. Ya kapandılar ya da politikasızlaştılar.  Bu dönemde faşist yönetim, toplumun yetişmiş önemli ideolojik figürlerinin faili meçhul cinayetlere kurban gitmesine göz yummuş, kalanları ise işkence-hapis cezaları ile kırmış un ufak etmiştir. Bu değirmenden kurtulanlar ise korku sarmalına girmiş, kalan yaşamlarını bu korkular yönetmiştir. Bu dönemde Türkiye’nin en değerli bilim adamları, sanatçıları yurt dışına kaçmıştır. Bu nedenlerle 1960’lı yıllar da ve sonrasında doğanlar, politikasız ya da tek politik düşünceye izin verilen hafıza boşluğunda toplumsal yaşama geçmişlerdir. Bu kuşakların sahip olduğu tek ideolojik kaynak aileleri olmuştur. Bu kaynakta sağlıklı değildir.1980 dönemini yaşamış aileler, yaşanan travmalar nedeni ile militan duyarlılığını kaybetmiştir. Bu anlamda aileler çocuklarına birikimlerini aktaracak durumda değildir. Apolitik bir ortam olarak tanımladığımız geniş çevremiz yani toplumumuz ise, bu politik yapısı ile Emperyalizmin yeni politikalarına açık ve savunmasız hale gelmiştir.

Toplum sosyolojisini çok iyi çözen ve sistemleştiren emperyalist aydınlar, 1980 darbesi ile ele geçirdikleri iktidarlar eliyle politikalarını sistematik ve kurumsal olarak uygulamaya sokma imkanını bulmuşlardır. Emperyalizmin politikalarına zemin hazırlayan toplumsal yapı hazırlanmıştır. Bu uygun yapı toplumumuzu ‘’bireyselleştirme’’dir.

Bireyselleştirmeyi elle tutulur, gözle görülür hale getirelim. Bireyselleştirmenin temel mesajı ‘’her şey birey içindir’’ veya ‘’her şey senin içindir’’ şeklinde verilir. Bu kişisel egoyu okşayan bir mesajdır. ‘’Her şey benim içindir’’ diye algılarız bu mesajı. Hukuk, sanat, sağlık, rahat yaşam birey içindir. Birey bunlardan faydalanamıyorsa bu kendi yetersizliğidir. Diğer bireyi hele toplumu suçlamaya hakkı yoktur. Sorununun çözümü yine sensin, çare sensin.  Birey kendisini kendisi için yetiştirmelidir. Yetiştiremezse hukuktan, sanattan, sağlıktan rahat yaşamdan doğal olarak yeterince faydalanamaz. Bu bireyin eksikliğidir. Sistemin değil. Kendisini yetiştirenler her şeyden fazlası ile faydalanabiliyorlar. O zaman kendini düşün kendini yetiştir.

Üç kuruş kazancınla bilgisayar kursuna git, sertifika al. Kazancın beş kuruş olsun. Beş kuruş kazancınla İngilizce kurslarına git, sertifika al. Kazancın yedi kuruş olsun. Felsefen yaşam boyu eğitim olmalı. O zaman yaşam boyu eğitime para aktarmalı, yaşam boyu kendini geliştirmelisin. Sakın bu sertifikaları alınca işim hazır mı? Diye sorma. İş bulamazsan bu yine senin suçun. Demek ki kendini pazarlayamıyorsun. Demek ki iş bulmak için kendini geliştirmek, geliştirmek içinde kişisel gelişim kurslarına gitmen lağzım. Üç kuruş harca ve kişisel gelişim kurslarına git. İşe girdin. Peki işte kalacağın garanti mi? Hayır tabi ki. İşden çıkarılırsan bu senin suçun. Kimsenin suçu değil. Hele sistemin suçu hiç değil. Sen işte kalmak için kişisel gelişimini sürdürdün mü? Hayır. O zaman her an işten atılabilirsin. Suç senin. Ne yapmalısın? Hayat boyu eğitim felsefesi ile gelişimini sürdürmeli ve kişisel gelişim kurslarına  gitmeye ve onlara kazancının üç kuruşunu vermeye devam etmelisin. Kapitalist düzende iyi bir liberal olarak yaşamalısın. Yola çıktığında da cebinde üç kuruş vardı, yolun sonunda da cebinde üç kuruş olacak. Ancak artık boynunda kravat var. İnsan olmak kravatla oluyorsa artık insansın.

Ya da!

Bunların hepsini bırak. Kendini bir cemaatin kollarına at. Çünkü bugün seni ve mideni tek  düşünen onlar. Ancak kanaatkar olmak kaydı ile. Verilene şükür edecek, yalnız yarını değil bugünü de sorgulamayacaksın. Ne verilirse yiyecek, ne istenirse yapacaksın. İnsan olmayı tok gezmek olarak biliyorsan, cemaatte insanlık garanti.

Ya da!

Bu iki sistemin dışına çıkacaksın. Militan duyarlılığa sahip olacaksın. Yaşadığın hayatın farkına varacaksın. Bunun için de sorgulayacaksın. Ne oluyor diyeceksin. Sonra ne yapmalıyım diyeceksin. Bunun üzerine iktidarı elinde tutanlar üzerine gelecek. Sonra tek başıma başaramam toplumla el ele vermeliyim diyeceksin. Yoldaş olmayı öğreneceksin. Çözüm noktasında olacak, çözümün parçası olacaksın. Aç kalacaksın, yaralanacaksın. Çok yorulacaksın. Uykusuz kalacaksın. Zaman zaman özgürlüğün kısıtlanacak. Bunlara rağmen yılmayacaksın. Düşeceksin tekrar kalkacaksın, yürüyeceksin. Bu da militan duyarlılığa sahip insan.

İşte anketlerde her iki tarafta da olan, her iki tarafa da geçebilecek olanlar, durduğu yerin bilincinde olmayanlar,  ‘’militan duyarlılığı’’ olmayanlardır.

Mutlu yarınlar dilerim.

Bülent DALKILIÇ

 

Bu haber 916 defa okunmuştur.

Share |

YIKIM GÜNDEMİ

BAŞSAVCI CİHANER TAM CAN DAMARLARINA DOKUNMUŞ!

BAŞSAVCI CİHANER TAM CAN DAMARLARINA DOKUNMUŞ! Nakşibendi Dergâhı, 12. Eylül.1980 Askeri Darbesinden sonra, Devlet yönetiminde etkin olmaya başlad...

'Arkamda AKP var!'

'Arkamda AKP var!' Hakkında soruşturma açılan Ergani İlçe Milli Eğitim Müdürü Yasin Yıldız meydan okudu...
CIA'NIN ÇETECİLERİ! (6) Cemaat Kelle Avında....22 Mayıs 2012

facebook ta Begen

Google

SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

|Hack Haber |Tekturk |Turania |11kasim DERNEGİ |hakimiyet gazetesi |Yenile

Copyright © 2009 Mevzuvatan - Rüya Teknoloji Tarafindan Yapilmistir

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi