![]() | |||||||||||
| |||||||||||
|
| |||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARManşet haberler |
Balkanlar Savaşında, Türk Dünyasının Katliamı, Soykırımı ve Acı Çileleri
Acı baskılarla, Asimilasyon politikasıyla yaşamakta olan Türk
Yazan: Sadun Köprülü
Acı baskılarla, Asimilasyon politikasıyla yaşamakta olan Türk Dünyasında Kardeşlerimiz, Soydaşlarımız bugün olduğu gibi eskiden yüzlerce katliam, soykırım acısıyla yüz binlerce Türkler öldürülerek, şehit olmuşlardır, Yerlerinden, topraklarından uzaklaşarak, sürgün olarak, göçe zorlanmışlardır. Düşmanlar binlerce kadın, çocuk, yaşlıları her türlü işkenceyle, baskıyla öldürerek, yaşamlarını kayıp etmişlerdir, Açlıktan, hastalıktan dolayı öldürülmüştür.
Türkler dünyada ilk millet olarak her bir dönemde dünyanın her yerinde Rusların, Çinlerin, Sırpların, Amerika, İngilizlerin, Bulgarların, Rumların, Ermenilerin, Yunanların, Farsların, Arapların katliamına, soykırımına maruz kalarak, Önde gelen yüz binlerce insanlarını Türk olduklarından dolayı katliamda şehit vermişler.
Dünya yüzünde kıyıcı diktatörler Türk dünyasının her karış toprağında, yerinde, bölgesinde gözü olarak baskı zoruyla Türkleri göçe, uzaklaştırmaya her türlü sindirme politikasını uygulamıştır.
Amerika 100 Milyon Kızılderili Türkünü, Çinler yüz binlerce, Uygur, Doğu Türkistan Türkünü, Ruslar milyonlarca Azerbaycan, Kırım, Türkmenistan, Kırım, Tatar, Özbek Kafkas, Gagavuz, Ahıska Türküne soykırım, katliamla Sürgün ederek öldürmüştür., Sırplar Kosova, Bosna Türkünü, Emriler yüz binlerce Türkiye, Azerbaycan, Karabağ, Hocalı, Bakü, Irak Türkünü, İngilizler 1920 Telafer Kaçakaç katliamını, 1944, 1924 Kerkük Katliamı düzenlemişlerdir. İran Farslar yüz binlerce Tebriz, Erdebil, Urumya, Türkmen Sahra, Tahran Horasan, Kaşgar, Zincan, Hazar Türkünü, Romlar Yunanılar Kıbrıs, Lefkoşa, Yeşil Ada Türkünü Araplar ve Kürtler, komünistler, Irak Kerkük Katliamı 14 Temmuz 1959, Telafer Katiamı 2004- 2007, Erbil Katliamı 31 Ağustos 1996 Altunköprü Katliamı 28 Mart şehit etmişlerdir. Suriye yüz binlerce Lazikiya, Helab, Colan, Hama, Hamıs Türkünü, Filistin, Lübnan, Cezayir, Mısır Türkünü her türlü baskı, işkenceyle şehit ederek topraklarına el koyarak Türkleri kendi ana yurtlarında sürgüne göndererek yok etmeye her yolu deneyerek, her yönüyle acı, çile, ölüm dolu soykırım politikasını uygulatarak sürdürmüşlerdir.
Balkan Ülkeleri yaşanan en çok bu acıların kaynağı olarak güzel bir ülkeden veremeye dönmüştür. Balkan Ülkeleri Dağlık yer bilinerek, Karadeniz ile Adriyatik denizi Arasında dağlık ve engebeli alanlar kapsamaktadır. Eski Yugoslavya'nın parçalanması ile kurulan Slovenya, Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ, Hırvatistan, Arnavutluk, Makedonya, Kosova, Romanya, Türkiye, Makedonya Yunanistan ve Bulgaristan’ı içermektedir. Balkanlarda ülkelerinizde Alp dağları ile Dinar, Pindus, Balkan, Rodop ve Karpat dağlarının çoğunlu bölgeyi almaktadır.
Balkan Devletlerinin Dağlarını ormanlar kaplamakla ormanlarında ovalar ve geniş akarsu vadileri bulunmasıyla buralarda önemli tarım alanları yapılmakla Ülkelerde tarım önde gelen insanların geçim kaynakları tarım ürünleri; tahıl Buğday, mısır, tütün, Ayçiçeği, üzüm ile çeşitli sebze ve meyvelerdir. Hayvancılık Gelişmiş durumdadır Öte yandan sanayi ilerlemiştir. Balkan ülkelerinin çoğu, 14. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına kadar Osmanlı Devleti'nin yönetiminde uzun yıllar kalarak, Osmanlılar, bu Ülkelere her türlü yatırımda bulunarak cami, yol, çeşme, köprü ve okullar gibi birçok eser inşa Ederek izleri kalmaktadır. Balkanlarda, çok sayıda etnik grubunun olduğu bir bölgedir.
Buralarda Türkler, Slavlar, Bulgarlar, Sırplar, Hırvatlar, Boşnaklar, Arnavutlar, Yunanlılar yaşarlar. Dinleri Müslüman Hıristiyan olanlar yaşamaktadırlar.
Türk Osmanlı İmparatorluğun çoğunluk Türklerin yaşadıkları Balkan topraklarından çekilişiyle arkada bırakmış olduğu milyonlarca Müslüman Türkler sahipsiz, kimsesiz, çaresiz Türk düşmanı olan aşırı komünist kıyıcı dikta rejimlerin Baskı, işkencesi katliamı, soykırımı altında kalmıştır.
14. yüzyılın yarısında Anadolu'ya baskı, soykırım, işkence nedeniyle çok sayıda Türkler Balkanlar'dan Göçler gerçekleştirerek 19. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin birçok dünya, Arap devletlerini, bölgeyi adalet, hoşgörü, kardeşlik eşitlik, felsefesi ile yöneltmiş olduğu için Osmanlı devletine birçok milletler İmparatorluğuna sıkınayı, barınmayı göz alarak yerleşmiştir.
Balkanlarda yalnız başına kalan Türkler etnik kimliklerden dolayı düşmanlar tarafından yok etme, sinsi, temizleme politikasına uğrayarak devletler arasına çıkan savaşların ve trajedim olayların, dikta rejimlerinin kurbanı olmuşlardır ve çok sayıda Türkler vatanlarından, topraklarında uzak ülkelere trenler Türklerle taşarak Sibirya gibi ölüm yolcuğuna bırakılarak, boz karlar, Soğuktan Canlarını kayıp etmişlerdir.
Türklerin kendi toprakları olan Balkanlarda uzun tarihlerden beri yaşayan Türk soydaşlarımıza yönelik katliamlar, soykırımlar, acı işkence baskılar her yönüyle sürerek, ölüme bırakılan Türkler artık yok olmaya doğru acı hayatlarını, göz göre, göre vahşi Avrupa'nın karşısında sessiz kalarak yok olmaya gidiyorlar.
Evet, Türk kardeşlerimiz, soydaşlarımız Balkan Savaşları 93 savaşında Türkler öldürülüyorlar, şehit oluyorlar ve daha acısı 1992-1995 yıllarında Bosna'da yaşanan katliam, soykırım başta olarak binlerce insanlar Müslüman Türk olduklarından dolayı öldürmüştür.
Soğuk Savaşlar dönemi ve sonrasında acılar artarak her Türk kendisini güvenceye alınmadan gecenin son saatlerinde ve gündüzün başlangıcıyla ölüm karşılamaktaydı düşman her an Türkleri yok etmeye, ortadan kaldırmaya soykırıma doğru planlarını çizmekteydi, yönetmekteydi kendi toprakları olan Bulgaristan ve Yunanistan Türkleri acı, baskılı, çileli günleri bitmeden her Türk'e yönelik sistematik asimilasyon politikalar sürmekteydi.
1999 yılında Yugoslavya’daki Sırplar, Kosova'da yaşayan Türklere karşı katliam düzenlemekle Türkleri, öldürerek Kosova'da yönetim ele almak isteyerek NATO devreye girmesiyle Sırpların Kosova'dan Çekilmeye başladılar Kosova Türkleri bir bölüm haklarına kavuşmalarına rağmen yene acıları vermiş oldukları şehit kardeşlerini unutmadılar.
Ahıska Türkleri uzun yıllar Ruslarının acı baskı, soykırım, katliamına maruz kalarak dikta rejini tarafından binlerce Ahıskalı Türklerinin çocukları, kadınları, gençler, yaşlıları öldürülerek, Vatansız yaşayan Ahıska Türkleri sürgün olarak kimsesiz, sahipsiz 9 devlette acı durumları sürdürerek yaşamaktadırlar,
Bu acı asimilasyon baskılar 1877-78 Osmanlılar, Ruslar arasındaki Savaşlarla, Balkan Savaşları doğrultusunda çok tehlikeli acılı günler, ölüm korkusunu Bosna Hersek Türkleri Müslümanları Yaşayarak, yüz binlerce suçsuz yere dünyanın BM, İnsan Hakları Örgütünün, Af Örgütü, Avrupa devletlerinin gözü önünde öldürülmekteydi.
1877-78 Osmanlı ile Ruslar Savaşı söylenen, 93 savaşı tam olarak etnik Irklara karşı sinsi, yok Etme politikası korkunç, dünyanın sonu geldi diye yok olma Savaşta söylenmekteydi.
1877- 1878 Osmanlı-Rus Savaşında 1.253.500 Türk Müslüman insani göçmen olarak yurdundan, toprağından ayrı kalma durumunda yaşamaktaydı.
İnsanların canları yok olarak, bu savaşlarda göç edenlerinin sayıları birçok kaynaklara göre 1 milyonun üstünde olmaktaydı,
93 savaşında bizler için en acı taraf ise bu korkunç savaşta 260.000 Türk kardeşlerimizin şehit olması, öldürülmesidir, ayrıca çok üzücü, acılı olarak çok sayıda uzaklaştırma, sürgün olan kardeşlerimiz soğuktan ve açlıktan, hastalıktan ölmesidir.
Ayrıca 93 savaşında Türk Balkanlar topraklarında önemli birçok Türk, İslam kültür yapıtları, anıtları, eserleri bina, camiler sanat eserleri kalıntıları tahribata uğrayarak, yıkılarak yok olmuştur.
Türklerinin Balkan Devletlerinde çoğunluk olmalarına rağmen düşmanının acımasız sinsi politikasıyla 93 savaşında ne yazık ki azınlık konumuna düşmüşlerdir yerlerine, topraklarına, yurtlarına el koyunmuş duruma gelmiştir.
1912-1913 yıllarında Balkan Savaşlarının başlamasıyla tüm düşmanlar bir araya gelerek Osmanlı Türk devletine karşı Bağımsız 5 Balkan devletlerinden olan Bulgaristan, Karadağ, Sırbistan, Romanya ve Yunanistan aralarında birleşerek Osmanlı Devleti'ne savaş açmışlardır.
Bu Balkan Savaşında Osmanlı Devleti 93 savaşı ile birlikte çok sayıda soydaşlarımızı şehit vererek, milli topraklarımız ağır saldırılar sonucu Ruslar, Bulgaristan, Yunanistan düşmanların toprağına katılmıştır.
Bu korkunç savaşta düşmanlar Türklere karşı saldırılarını yoğunlaştırarak Bulgar ordusu kıyıcı Çeteleri Balkanlarda topraklarında yaşayan Türklere ve Müslümanlara saldırarak, birçok yerde soykırımlar, katliamlar uygulamışlardır.
Bu acı durumdan, katliamdan çok Türkler Müslümanlar göç ederek, kendi yerlerini, yurtlarını, evlerini bırakmışlardır.
Balkan Savaşları tüm hızıyla sürerek bu dönemlerde soykırım katliamlar gerçekleşerek, 500.000 Müslüman Türkler Bulgarlar, Sırplar, Yunanlılar tarafından öldürülerek, şehit edilmiştir.
Aynı durum Balkan Savaşlarından sonrası 1912-1920 yıllarında 413.000 Türk Türkiye'ye göç ederek yaşamış oldukları işkence, acıları, Türklerinin vahşice öldürülmesi yaşamış oldukları üzüncü, çileleri önemli trajedinin anları gönül yakıcı, kadınlarının, çocukların, yaşlıların iniltisini, ağlayışını gözler önünde ibret verici anları sergilemektedir.
1992-1995 yıllarında daha acı durum, soykırım, katliam, üzüntüler, çileler Bulgaristan, Yunanistan, Doğu Türkistan'da olduğu kadar Balkanlarda Türk ve Müslümanlar Bosna'da kendi topraklarında Yaşamaktaydılar. Türklere, Müslümanlara karşı toplu katliamlar başlatılmıştır.
Sevinç, mutluluk içinde bağımsızlığını dünyaya bildiren Bosna Hersek, düşman Sırplar tarafından kanlı bir iç savaşı başlatılmıştır.
Bosnalı Sırpların Türklere Müslümanlara ve Hırvatlara karşı saldırlar katliamlar düzenleyerek 200.000 insan suçsuz, günahsız yere öldürülmüştür, her türlü işkence yapılarak, Ayrıca yüz binlerce Müslüman Türkler Bosnalılar göçmen durumuna geçmiştir ve ülkelerini bırakmışlardır. İşkenceler katliamlar sonucu Srebrenitsa'da 8.000 Bosnalı Türk Müslümanlar Sırpların ordusu tarafından topluca öldürülmüştür.
Bosna Hersek’te yaşanan bu iç savaş, Dünya Savaşının hatırlatarak Avrupa'da en büyük soykırım yaşanarak Türkler Müslümanlar zorla Sırplar eliyle öldürülmüştür.
Artık buna savaş söylemeden yanı başında düşmanlar tarafından uzun yıllardan planlanan ve gerçekleşen büyük bir soykırımdır bu acı duruma, ölüm kokusunu seyir eden Batı Avrupa Bosna'da olan soykırım gündem olmalıdır cezalar buna neden olanlara doğrudan verilmelidir.
Balkanlar'da uzun yıllar yaşanan acı olaylar, soykırım katliamlar Türk ve Müslümanlar çok sayıda insanları kayıp ederek Türk nüfusuna daha fazla etkisi olmuştur. Çünkü bu büyük kıyımları çoğunluk ölenler hep Türkler olmuştur
Ve bu nedenle Türklere yönelik değişik yönlerde şiddet ve baskı, saldırılar, korkutma, soykırım süreci uygulanmıştır ve yeniden uygulama birçok Türk düşmanları Ermeniler gibi soykırımını Karabağ , Hocalı, Bakü Nahçivan Azerbaycan topraklarını işgal ederek baskısını sürdürmektedir.
Türklere karşı her Türk topraklarında baskılar, soykırım politikası, işkence acılar her yönüyle Sürmek üzere Bulgaristan, Batı Trakya'daki Türklerin durumu başka ülkelerden hiçte farklı değildir her Türk dünyasında olduğu gibi buralarda da her türlü baskılara Maruz kalarak Türkler her türlü ana yasal, kültürel, insanlık haklarından yoksun olarak Katliamlar, acı, işkenceler Bulgaristan ve Batı Trakya'da Türklere yönelik sistematik açıda baskı, asimilasyon, sindirme politikaları kapsamlı olarak yürütülmektedir.
Bu yönden acıların, baskıların devam etmesiyle Türklerin göçleri bu ülkelerden anavatan Türkiye'ye kurtuluş, yaşam mücadelesi sonucu zorluklarla artmaktadır.
Ayni durum Türklere karşı Yugoslavya'dan Türklerin göçleri imzalanan Yugoslavya ile Serbest Göç Antlaşması gereği ile 1953-1967 tarihlerinde 175.392 Türk milli siyasi, ırk, Dil, dini sosyal, ekonomik nedenlerden dolayı Türkiye'ye yerleşmişlerdir.
Bulgaristan devletinin kendi Türk topraklarında yaşayan Türklere karşı Bulgar Devleti her dönemde, acı baskısı sonsuz asimilasyon politikaları artarak Türkler Dillerinden, Dinlerinden dolayı öldürülmektedirler çoğunluk olarak Bulgaristan Türkleri azınlık duruma konularak göç ettirmeye kendi yerlerinden, topraklarından değişik bölgelere gönderilmektedirler.
1951 yılından başlayan Türk göçleri Moskova Sofya'nın izlemiş olduğu baskılı politikasıyla 154.000 Türk Bulgaristan Türkiye'ye zorla, baskı nedeniyle göç ettirilmiştir.
Bulgaristan yönetiminin Türklere karşı asimilasyon politikasının artması en önemli nedenler biri Türklerinin diğer Balkan Türklerinin nüfus daha fazla görünmesi Bulgaristan'ın demografik dengelerinin bozmakla tehdit etmesi nedeniyle Türklerinin nüfusunun az göstermesi için her bir yolu denemektedirler.
En çok Bulgaristan'ın komünist dönemlerinde Türkleri Türkiye'ye göç ettirmek için Bulgaristan'ın temel politika olarak 1968 yılında imzalanan Göç Antlaşması'yla 130.000 Bulgaristan Türkü 1978 yılına kadar Türkiye'ye göç ettirilmiştir.
Bulgaristan rejimi bununla yetinmeyerek Kendi topraklarında yaşayan Türkleri etnik kimliklerini yok etmek, kaldırmaya yönelik her türlü acımasız baskılar politikalar uygulamaya başlamıştır. 1972-1974 tarihlerinde Türk Pomakların, 1981'de ise Romanların ana dillerinde bırakmış oldukları adlarını baskıyla, zorla değiştirerek 1984 yılından tam olarak bu politika Türklere karşı uygulamıştır.
Bulgaristan Türkleri değişik dönemlerde her zaman tehlikeli, baskılı anlar, karanlık günlerini yaşayarak Bulgaristan Dikta rejimi Türkleri azınlık göstererek sistematik olarak baskı, ölüm kalım politikasına maruz kalarak Türklerin adları zorlukla Bulgarcaya değiştirilmiş, İslam dininin görevler yasaklanarak, her türlü din ibadet engellenmiştir komünizm diye camilerin kapılarına kapatılarak, kilit vurulmuştur.
Ekonomik bakımından Türklerin yoğun yaşadıkları bölgelerde yerlerde yatırım, ticaret yapılması yasaklanarak, Türkçe konuşmalar kaldırılarak konuşanlar para cezasına çarptırılmıştır okullarda Türkçe eğitim yasaklanarak kaldırılmıştır. Bu uygulamalara karşı duranlara karşı her türlü baskı işkence yapılarak Belene'de bulunan hapishane götürerek toplama, yok etme kampına gönderilerek işkence altında öldürülürlerdir.
Bulgaristan yönetimi Bulgaristan Türklerine karşı asimilasyon politikçi değişmeden yine Irk Ayrımı sürmektedir, birçok Medeni ve Siyasi, eğitim, Ekonomik Sosyal, Kültürel hakları bulunmamaktadır İnsan Hakların Evrensel Beyannamesi ve Helsinki'nin birçok antlaşmasını da çiğneyerek yerine getirmemektedir..
Türklere İnsan Haklarını, Anayasal, eğitim, yayın, basın haklarını uygulamamanın yanında 1989 yılında 350.000 Bulgaristan Türkünü Türkiye'ye göç ettirmiştir. Buda günümüze kadar gerçekleşen en büyük göç hareketi sayıla bilinmektedir.
Batı Avrupa, Balkanlarda sinsi Asimilasyon politikası, tüm yönüyle hareketlenerek Avrupa'da, Türk bölge, topraklarında insanların değeri olmadan birçok haklardan yoksun kalmaktadırlar.
Ve Türklere karşı olayları İngilizler, Ruslar tarafından Kışkırtmalar sürerek, Ermenilerin, Teröristlerin kanlı eylemleri birçok ülkede görünmektedir.
Bu son dönemde Bulgaristan Türkleri kendileri nasıl olursa da toparlayarak, demokratik yollarla kısıtlı olarak Partileşme haklarını elde etmeye çalışmaktadırlar. Bulgaristan Türklerine Komünist döneminden iyi olsa bile birçok sorunlar yaşanmaktadır.
Bulgaristan Anayasası'nın 36/2. maddesinde Türklere haklar tadılmasına rağmen bir millet ve bir Bulgar Vatandaşı olarak Anadillerinde birçok haklardan, etnik kimlikleri yok durumuna düşmektedir.
Son yıllarda Bulgaristan Anayasasında Türklere ana dillerinde okumaları, Türkçe Eğitim: yapmaları 1999 yılında kabul edilen bir yasa olmasına rağmen tam olarak yerine getirilmemektedir. Türkçe ders vermek, okumak için Türkçe kitaplar basılmasında devlet çok sıkıntılar yaratmaktadır.
Eğitim yanında Türkçe Yayın basın, Türkçe TV ve radyo programlar yok sayılmaktadır, Bulgar Devleti günlük olarak yayın Organlarını yasaklayarak Yalnız birkaç dakika yayınlanan Türkçe TV'nin devlet kaldırmaya uğraşıyorlar.
Bulgaristan Türklerinin başka bir önemli sorunlar ise Ekonomik alanında Türk nüfusun yoğun olduğu kentlerde, bölgelerde yatırımların yasaklanması, nedeniyle Türklerinin arasında işsizlik oranının artmaktadır.
Bulgaristan Türkleri Ekonomikten sonra devlet kademelerinde dairelerde görev almak genel olarak siyasette yeterince temsil etmek, kamu personeli olmak birçok engeller ile karşılaşıl anarak, Ayrıca orduya katılmak subay ve önemli görevlerde bulunmak Türklere karşı hiçbir fırsat tanınmamaktadır.
Bulgaristan yönetimi Türklerin Müslüman omlarına karşı birçok Dini ayinlerini, camilerde Din derslerini, Türkçe konuşmalara sert çıkarak Dini Sorunlar yaratmaktadır. Türkçe Müslüman din adamı, öğretmen atanmak konusunda da kendisini göstermektedir.baskılar yaranmaktadır. Ayrıca Türk-İslam kültür miraslarına, camilere, Türk Osmanlı yapıtlarına, izlerine eserlerine provakatif saldırılar düzenleyerek, camilere çeşmelere tahribe etmektedirler
Bulgaristan olduğu gibi bu saldırılar, asimilasyon, planlı sindirme politikalar Yunanistan, Batı Trakya'da Türklere karşı artarak büyük ırk, milliyet sorunları yaşamaktadır.
Batı Trakya'da Türkler de her yönüyle baskı, işkence asimilasyon politika eskiden olduğu gibi bu günlerde artmak üzeredir.
Türkiye'ni Kıbrıs adasında Türkleri kurtarma nedeniyle günümüze kadar Türk Yunan ilişkileri bozulmuş durumdadır. Ortaya çıkan her olumsuz sorunlar Batı Trakya Türklerini ilgilendirmektedir. Batı Trakya'daki Türklerin anayasal hakları Lozan Antlaşmasının güvencesi altına alınması rağmen birçok insan hakları sorunları yaşanmaktadır.
Yunanistan devletinin 1967 yılında Batı Trakya Türkler Vatandaş olarak tüm haklara sahip olarak bu dönemlerde ise Yunanistan Türklerinin olduğunu yok saymaktadırlar ve tüm haklardan yoksun bırakmaktadırlar. Etnik kimliğin inkârı ederek tabelasında Türkçe yazılan, dernek, vakıf kuruluşları kapatmaktadırlar. Bu kapatılan kuruluşlardan Türk Gençler Birliği, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği dernekleri baskıyla Türkleri tutuklayarak 1987 yılında Ve İskeçe Türk Birliği 2005 yılında kapatılmıştır. Yunanistan devleti Türkleri birbirinden ayırmak, bölmeye yönelik girişimlerde bulunarak Türk Pomak, başka Türkleri birbirinden ayırmak politikasını ne kadar uygularsa bile sonuç getirmeden tüm Türkleri birbirlerine karşı sevgi birlik göstermektedirler. Bu politikayı birçok dikta rejimler Türk, Türkmen, Özbek, Kırgız, Türkmen, Gagavuz, Uygur, Ahıska, Tebriz, Azeri, Kızılderili Türklerine karşı bu siyaseti uyguladılar.
Yunanistan yönetimi son yıllarda Türklere yönelik önemli kararlarından vatandaşlıktan çıkarmayı tüm hızıyla uygulamaktadır. Yunanistan Vatandaşlık yasasına göre 19. maddeye dayanarak Haziran 1998 yılına kadar 46.638 Türk Yunan Vatandaşlığından çıkarılmıştır. Bir bölüm kaynaklara göre 60.000 olarak bilinmektedir.
Yunanistan'ın Bu asimilasyon politikası binlerce Batı Trakya Türklerini yurtsuz, yersiz bırakmaktadır. Ve imzalanmış olduğu tüm İnsan Haklarının Birleşmiş Milletlerin Vatandaşlık ve öteki Sözleşme kararını İhlal etmiş olmaktadır, ama buna ilişkin hiçbir devlet, hiçbir kuruluş sesiz çıkarmamaktadır.
Yunanistan İslam Dinine karşı durarak Türk müftülerini kendisi seçerek göreve atamaktadır. Ayrıca görkemli camilerin yapılmasına karşı durarak İslam Diniyle ilgili çok engelleri çıkarmaktadır.
Önde gelen önemli konulardan sayılan Anadilde eğitim yapmak Batı Trakya Türklerinin bölgesinde büyük bir sorun olarak yasaklama yönüne gedmektedir.
Ekonomik alanında yatırım yapma, çalışma iş görme, Hükümet dairelerinde, Siyasette Orduda görev alma büyük bir sorun olarak her bir bakımdan Türklere karşı her türlü engeller büyümektedir.
Balkan devletlerinde tarihimiz boyunca Türklere yönelik soykırım, katliam ve acı, çile, işkenceler yapılmasıyla asimilasyon ve baskı, saldırı kin düşmanlık politikaları sürekli olarak her Türk Dünyasına, bölgesine, yurduna yayılmaktadır. Ve kendi yurdundan, yerinden göçe zorlanarak soykırım, katliam uygulanmasıyla yok olarak, asimilasyon ve zorunlu göç politikaları Balkanlar'da olduğu gibi birçok Türk dünyasında günümüzde İran, Irak Kerkük, Suriye, Uygur Türkistan Türklerine uygulanmaktadır. Ve tüm Avrupa, dünya devletleri, insan Hakları, BM, Af Örgütleri uluslar arası hukuk hukuksal bir işlem alınmadan ceza verilmeden bu acı durumları görerek, ser ederek ses çıkamamaktadır.
Buda bunu gösteriyor Sorun Türkler olduğu için çifte standartlı ve art niyetli politikaların göz önüne serilmektedir. Uzun yıllardan, günümüze kadar yapılmamış ve yapılmakta olan acı soykırımları bizlere uygulayanlardan karşı kayıtsız şartsız kalmaları ile sesiz durarak kımıldamadan birde gelip İnsan Hakları, sevgiden, kardeşlikten, haktan eşitlikten söz ederek konuşmaktadırlar.
Artık biz Türkler olarak kendi yaramızı kendimiz sarmalıyız, kendi, acımıza, halımıza, yanmalıyız kaynaşmalıyız, bir olalım, birleşelim, Türk olduğumuzu tüm düşmanlara, dikta rejimlere, dünya devletlerine gösterelim. Biz, Bize dost oluruz, Kardeş oluruz ama yabancılardan, Türk olmayandan bizlere hiçte, dost, kardeş olamaz.
Kaynak: 1-Balkanlar Tarihi 1912'den Günümüze 2-Balkanlar Tarihi, 1912 Yılına Kadar 3-Osmanlı Tarihi (1402-1451) Kuruluş . 4-Yıldırım Ağan oğlu, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Balkanlar'ın Makûs Talihi Göç, Kum Saati Yayınları, İstanbul, 2001 5- Balkan SvaşlarıI Birinci Balkan Savaşı I Ord.Prof. Dr. Bayur, Yusuf Hikmet Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. İstanbul Haziran 1999 Bu haber 393 defa okunmuştur.
|
GALERİfacebook ta Begen |
|||||||||
|
SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN Copyright © 2009 Mevzuvatan - Rüya Teknoloji Tarafindan Yapilmistir
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||