|
Manşet haberler
Google
|
Anasayfa » Küresel entrika çemberi
30 yıl önce Suriye de Kenan Evren de aynısını yapmıştı
07 Şubat 2012, 10:46 EDİTÖR
Suriye hiç demokrasi ile yönetilmedi. Önce Hafız Esad, tam bir diktatöre yakışır biçimde yönetti Suriye yi, şimdi de oğlu Beşar Esad aynı yolu izliyor. Suriye deki rejimin sonu yok elbette. Yıkılması çok uzun sürmez. Ancak Suriye konusunda Türkiye nin bugün aldığı tavrın benzeri hatta aynısı 30 yıl önce de yaşanmıştı. Beşar Esad üstelik Mevlit Kandili gecesi Humus a büyük bir saldırı düzenledi. 300 ün üzerinde insan öldüğü ileri sürülüyor.
30 yıl önce de Hama’da büyük bir ayaklanma başlamıştı. Yine aylardan şubattı. Suriye’de ayaklananlara Suudi Arabisan’dan silah ve para yağıyordu. Bu silahlar ve para tıpkı bugünkü gibi yine Türkiye üzerinden geçiriliyordu Suriye’ye. Ancak Suudi Arabistan’ın parası da gönderdiği silahlar da Suriye’de Baas Partisi’ne karşı ayaklananların başarıya ulaşmasına yetmedi. Bugün 30 yıl önce olanların aynısını yaşıyoruz. Suriye’deki ayaklanan kesime yine bazı Arap ülkelerinden para ve silah gönderildiği ileri sürülüyor. İlginç olan, bu iş için yine Türkiye’nin merkez seçilmesi. Suriye muhalefeti hem askeri hem de sivil kadrolarıyla Türkiye’de konuşlanmış durumda. İddialara göre Suriyeli muhalif subaylar bizzat Türk Silahlı Kuvvetleri’nin denetim ve gözetiminde Antakya’dan Suriye’ye gönderiliyor. Tekrar geri gelen muhaliflerin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait araçlarla taşındığı da ileri sürülüyor. Peki Türkiye’nin Suriye’ye bu ilgisi neden? Çünkü başta Amerika olmak üzere Batı’nın önde gelen devletleri Suriye’de rejimin yıkılmasını istiyor. Suriye Hafız Esad döneminde Sovyet sistemini arkasına almıştı. Bu nedenle NATO için bir tehditti. Aynı Suriye bu kez oğul Esad yönetiminde, ama bu kez komünist olmayan Rusya’nın himayesinde. İran’la ilgili imha projeleri planlayan Amerika ve Batı için İran’dan önceki son kale Suriye’nin mutlaka düşürülmesi gerekiyor. Bu amaçla son aylarda müthiş bir medya propagandası ile Suriye aleyhine uluslararası bir kamuoyu oluşturuluyor. Perde arkasında ise Suriye’ye ani bir askeri müdahale planları var. “Katliamı önleme” veya “İç savaş tehdidini ortadan kaldırma” ve en sonunda “Suriye’ye demokrasi getirme” gibi parlak görüşlerle Türkiye olayın içine itilmeye çalışılıyor. Türkiye bundan mutlaka uzak durmalı. Erdoğan’ın, bugün yargılattığı Kenan Evren’in 30 yıl önce yaptığını yapmaması Türkiye’nin güvenliği ve esenliği için gereklidir. ***** Evren’in Suriye politikası PKK’yı palazlandırmıştı Türkiye ile Suriye hiç dost olmadı. Biz Suriye’ye eyaletimiz gibi baktık. Suriye de Osmanlı döneminde esaret altında yaşadığına inandığı için bize hiç güvenmedi. Hafız Esad’ın 1970’lerden itibaren Sovyetler’e yanaşması ve İsrail ile savaşa tutuşması da zaten Amerika ve Batı için affedilmeyecek unsurlardı. Bir NATO üyesi olan Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri de Suriye’ye karşı hep dikkatli oldu. En uzun kara sınırımızın ayırdığı Suriye ile yüzlerce kilometre kesintisiz çekilen dikenli tel hattı ve tamamı mayınlı olan bölge zaten bunun en tipik göstergesi. Bundan 30 yıl önce Suriye tıpkı bugünkü gibi “dış güçler” tarafından karıştırıldığında o dönem Türkiye’nin tek hâkimi Kenan Evren ve diğer komutanlar, tereddütsüz Suriye’nin karşısında yer almışlardı. Bugün bir terör örgütü olarak da bilinen Suriye’deki Müslüman Kardeşler Örgütü o tarihlerde Türkiye tarafından desteklenmiş, eğitilmiş ve Türkiye topraklarındaki kamplarda kalmaları sağlanmıştı. İç karışıklığı atlatan Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad buna misilleme olarak PKK’ya kucak açmış ve Türkiye’de Müslüman Kardeşler’e sağlanan olanakların aynısını PKK’ya sağlamıştı. PKK ve lideri Abdulah Öcalan bu sayede Suriye’de hatta Başkent Şam’da uzun süre kalabilmişti. PKK militanları da şimdiki gibi Kuzey Irak topraklarında değil Suriye’deki kamplarda kalıyor, eğitim görüyor ve sınırı geçerek Türkiye’de eylem yapıyordu. ***** Uludere’nin hesabını soramadan Humus’u konuşamayız Suriye’de olup bitenlere çok öfkeleniyoruz. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Dışişeri Bakanı hemen her gün Suriye ile ilgili açıklamalar yapıyor. Bir yıl önceyse aynı isimler Türkiye Suriye kardeşliğini anlatıyor, bir Erdoğan Suriye’ye gidiyor, bir Esad Türkiye’ye geliyordu, ama maya tutmadı. Suriye Amerikan çıkarlarını bozmaya devam etti. Haliyle biz de dostluğu bozduk. Suriye’de yaşananları kendi iç işimiz gibi görüyoruz. Amerika ve Batı Suriye’ye Türkiye’nin müdahale etmesini istiyor. Bu haberler yalanlanıyor ama, ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Demek ki bazı talepleri var. İktidar ise sanki bir şey bekliyor gibi. Suriye’deki olayları medyanın yansıtış biçimi de çok ilginç. Esad halkını bombalıyor, katliam yapılıyor, vahşet gibi başlıklar atılıyor. İktidar yetkilileri de bu tanımlamaları çok kullanıyor. Ama Türkiye’den çıkıp bir de dışarıdan bakarsak, Uludere’yi nereye koyacağız? Ya da Genelkurmay Başkanı’nın kasım ayında açıkladığı üzere “270 teröristin bombalamalarla etkisiz hale getirilmesini” nasıl anlatacağız. Çünkü sonuçta biz de “terörle mücadele” diyoruz, Esad da öyle. Yani bize göre Türkiye’de ayaklanmaya kalkan bu nedenle de askeri birliklere saldıran, polisi vuran, sağa sola bomba koyanlar terörist, ama aynısını Suriye’de yapanlar özgürlük savaşçısı, demokrasiye susamış kitleler. O zaman olmuyor işte. ***** Medya neden bu kadar düşman? Dikkat ediyor musunuz, bizim medyamız Suriye konusunda çok şahin. Tıpkı Amerikan medyası gibiyiz. Ya da Suriye’den rahatsızlık duyan Arap ülkeleri gibi. Haberler korkunç. Her gün yeni bir katliam haberi. Ölenler, işkence görenler, parçalananlar, bombalananlar. İçimiz kalkıyor. Ama bir şey çok garip. Dünyanın her yanından, hatta Kuzey Kore’den bile görüntü alabilen medya sıra Suriye’ye gelince başarısız. Elbette tank görüntüleri, dövülenler, sürüklenenler ile ilgili bazı fotoğraf ve videolar var ama, bunlar gerçekten Esad’ın adamları mı yoksa karşı taraf mı pek belli olmuyor. Örneğin Bin Ladin’in mağarada çektirdiği video görüntülerine bile ulaşan El Cezire televizyonu çatışmalardan görüntü veremiyor doğru dürüst. Oysa muhabirleri çok güzel anlatıyorlar. “Dakikada 6 havan topu düştü” diyorlar. Görüntü yok, ses kaydı da yok. Peki bunları gönderemeyenler yazılı haberleri hangi yolla gönderiyor acaba? 32 yıl önce 12 Eylül darbesi olduğunda Türk ve yabancı gazeteciler onlarca rulo görüntüyü Türkiye’den kalkan ilk uçaklara gizlice sokmayı başarmışlardı. Teknoloji şimdi çok ileri ama Suriye’den her nasılsa doğru dürüst bir görüntü kaçırılamıyor. Garip değil mi bu? Can Ataklı
Bu haber 502 defa okunmuştur.
 |
Küresel entrika çemberi |
 |
|
|
|
|

    .jpg)                .jpg)                     |
CIA'NIN ÇETECİLERİ! (6) Cemaat Kelle Avında....İNSAN OLANA SESLENİŞREZALETTGB:Kimin T'si Nerenin G'si Neyin B'si???Savaş SanatıHADDİNİ BİLMEKCHP VE MHP İŞGAL GÜÇLERİNE EVET DEMİŞTİR..MEMURA ZAM, BÜYÜKSÜN TÜRKİYE!YENİ ANAYASA %91,3 GEÇMEZSE YOK HÜKMÜNDE OLMALIDIR.Balkanlarda, Kafkaslarda ve güneyimizde, neler oluyor?Sinan Meydan:Atatürk'ün yaptırdığı camiler!AKP'NİN BÖLÜNME ANAYASASINDA MHP VE CHP'NİN TAVRI..!Sebeplere takılanlar 3CİHAN DEVLETİ GEYİĞİSuriye DenklemiTuz da Kokmadan...(3)ASKER AĞLAMAZ!''Anayasa Vatandaş Toplantıları'' Adı Altında Anayasa Anketi ..!Mısır'da bahar fırtınasıBu yurt öküzlerin çektiği o gıcırtılı kağnı ile başladı kalkınmayaHoş Geldin Putin!28 ŞUBATIN SAPTIRILAN GERÇEĞİ26 Şubat'ta Taksim Meydanında!TÜRKMEN ŞEHİT LİDERLEREBİR İLERİ İKİ GERİ GELİNEN NOKTA OSMANLI'NIN SON DÖNEMİYAZAR AKADEMİSİ DERNEĞİ NE AMAÇLA KURULMUŞTUR1001 TÜRK KOMPLEKSİ !SERAP YEŞİLTUNA İLE MÜGE ANLIÇAĞIMIZIN HASTALIĞIBAŞBAKAN'IM ÇOK YAŞA, DAHA FAZLA FİL İSTİYORUZ !!YENİ BİR ŞEHİR EFSANESİ Mİ..Bilinçsiz Olanlar, Bilinçsiz açıklama yapmaktan kurtulamazlar97 günDENGENİN BOZULMASI-DİNGİL KAYMASISEÇİME BEŞ KALA TRANSFER VE SİYASETBaşbakan sizce hangisi ?Tayyip Kadar OlamamakUlusal Egemenlikisveç parlementosu..Bağımsızlığın Adresi...ATATÜRK'DEN RİCA..22 Mayıs 201222 Mayıs 201222 Mayıs 201222 Mayıs 201221 Mayıs 201218 Mayıs 201216 Mayıs 201215 Mayıs 201214 Mayıs 201206 Mayıs 201202 Mayıs 201228 Nisan 201226 Nisan 201226 Nisan 201215 Nisan 201206 Nisan 201231 Mart 201212 Mart 201211 Mart 201210 Mart 201207 Mart 201204 Mart 201223 Şubat 201214 Şubat 201204 Şubat 201217 Ocak 201209 Kasım 201126 Ekim 201116 Haziran 201113 Haziran 201125 Nisan 201113 Nisan 201108 Mart 201125 Şubat 201101 Şubat 201107 Ekim 201005 Eylül 201010 Mayıs 201015 Mart 201015 Ocak 201021 Eylül 2009 |
|
facebook ta Begen
Google
|