![]() | |||||||||||
| |||||||||||
|
| |||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARManşet haberler |
Gençliğe Hitabe ye Saldırı Cumhuriyete Saldırıdır!"
Türkiye Cumhuriyetini hedef alan kindar kadrolar, sanki cumhuriyeti babalarının malıymış gibi harcamak istiyorlar. Cumhuriyet onların babalarından miras kalmamış ve bir siyasi iktidara ait değildir; Türk milletinindir Türk milletini oluşturan tüm unsurlar bir bütünün parçalarıdır. Türk milleti denildiğinde bir ırkın, bir soyun, etnisitenin ifadesi değildir, kültürel birliğin ifadesidir. Bütünün tek ifadesi
Prof Dr Ramazan Demir
Türk milletinin içinde kendini bu bütünün bir parçası olarak kabul eden her etnik grup, otantik yöre, mahalli dil ve geleneksel kültür topluluklarını bu bütün kapsar. Bu yapıya “mozaik” diyenlere katılmam; çünkü mozaik ayrışabilir, ayrılabilir, küçük parçalara ayrılabilir. Bendeniz, Türk milleti dediğim zaman bir ebruyu, mermeri kastederim. Ne ebrunun renklerini, ne de mermerin yapısını ayrıştıramazsınız. Dolayısıyla Türkiye’nin yapısı “çeşitli bir mozaik”tir diyen düşünce ve yaklaşımı onaylamıyorum, ret ediyorum... Bundan ısrar edenlerin, bir zaman Türkiye’yi 27 etnik gruba, daha sonra bunu 36 etnik gruba çıkardıkların kimler olduğunu hatırlayalım. Özetle bölücülük sınır tanımaz oldu. İşin aslı Türk soyundan gelen milletin çoğunluğu, kendini hiçbir zaman etnik grup olarak öne çıkarmış hep birlik ve bütünlük olarak algılamış, İslam dinini de bunun bir parçası saymıştır. Nitekim Türklük beden ise İslam ruh olarak algılanmış ve böyle yaşanmıştır. Türk milleti, İslamiyet’i kabul ettikten sonra yüzyıllardan beri Türk-İslam sentezi nakışlarla işlenir olmuş ve bir bütünlük içinde bugünlere kadar gelinmiştir. Dinci gruplar, dini, esasından uzaklaştırıp Araplaştırma yönüne sapmış olmalarına rağmen İslamiyet’in yayılmasına yine Türk milleti örnek yaşam ve yaşantısıyla yaygınlaştırmayı başarmıştır tarih boyunca. Türk milleti Türklük gurur ve şuurunu bilerek, anlayarak, yaşayarak İslami ibadetlerini de bu anlayış ve kültürüyle bütünleştirerek devam ettirmiştir. Biri diğerinin, diğeri birinin içinde var olmaya devam etmiştir, etmeye devam edecektir. Aslı Türk, dini İslam olan, Türklüğün ve İslam’ın gereğini en iyi şekilde yapanların daha çok Türk, daha çok Müslüman olduğu bir kavram vardır. Onun adı Türklüktür... ** Dinin esasını unutturup sakalın boyu, sarığın şekli, cüppenin rengine göre din sınıflamasını yapan yobaz dinciler, gerçek dinin emirlerini uydurma cümlelerle, ‘şirk’ kokan ifadelerle sorgulamaları ibret vericidir. Bu uygulamalarıyla çok gülünç duruma düştüklerinin farkına varmalıdırlar. Bu yola sapan dinci tüccarları ‘Allah ıslah etsin’ demek lazım. Ama her gördüğünüz sakallıyı da hoca-dede sanmamak gerek. İslami bu ucube görüntülerden arındırmak yine samimi Müslümanların görevidir. Gayesi siyasi ticaret olan bir parti, bir yayın organı ya da bir medya kuruluşunun de İslami temsil ettiğini söylemek çok yanlıştır. Bu şuna benzer, kişinin dini temsil etmesi gibi… O takdirde, şahsın yapacağı yanlışlar dine teşmil edilir ki bu en büyük tehlike ve yanlıştır. Tıpkı ticari menfaat peşinde olan her tür kurum gibi… İster kişi, ister basın organı, ister siyasi parti olsun, dincilik yapmaya başlayınca, gerçekte, Allahın nezdinde geriye düşülerek alçalmaya başlar ve din adına hakkında kararlar verir. Bunun farkına varılması gerekir. Kimim kimi temsil ettiğini söylemek yanlıştır, dinin sahibi belirtmiş bu konuyu; “leküm diniküm veliyyeddin” (Senin dinin sana, benim dinim bana) dır ancak Türkiye Cumhuriyeti ne senindir ne de benim, bizimdir, hepimizindir… ** Türk Gençliğine Hitabe’ye karanlık kafayı takanlar, okullardaki sabah andına karşı kampanya açanlar; Türkiye Cumhuriyetinin, ulus devletin kuruluş felsefesine, milletin milli değerlerine ters düşenler, ters düşünenlerdir. Takkelerinin gerisinde var olan gizli ajandalarını -arada Allah şaşırtarak- itiraf ediyorlar. Birileri her ne kadar ‘biz niyet okumuyoruz’ deyip ‘mağdur’ rolünü hatırlatmak istese de, kimse inandıramıyor, artık mızrak çuvala sığmıyor… Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmasaydı eğer, bu gün, senin “Ne Mutlu Türk'üm Diyene”, (hoş bunu söyleyemeyen pek çok meczup da var ülkede) cümlesi gibi övünebileceğin bir kimliğin olurdu, ne de beş vakit okunan ezanların minareleri… Şu gerçeği kimse unutmasın; Mustafa Kemal, Türk milleti demektir, bayrak demektir, vatan demektir, çağdaşlık demektir, uygarlık demektir, bilim–bilgi demektir, hürriyet demektir… Namus demek, haysiyet demektir Gazi Mustafa Kemal Atatürk… Kurduğu cumhuriyete, ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ gibi şerefli bir isim verilmiş Ata’nın önerisiyle... Türkiye Cumhuriyeti Devleti topraklarında yaşayan ve yaşamayan her Türk’ün gayretiyle İstiklal Savaşı kazanıldı. O kahramanlarımızın tamamına sonsuz şükran ve vefa borcumuz vardır... Tabii ki bu anlayış, kendine çekinmeden “Türk’üm ben” diyecek kadar bilinci ve cesareti olan, onuruna düşkün, yaşama sevincini yitirmemiş, kalemini ve beynini kiraya vermemiş, aklını ve ideallerini hala yitirmemiş olanlar içindir... Bu duygulardan yoksun olanların da elbette ki sığınacak bir “in” düşünmeleri gerekir… 06.02.2012 (www.r-demir.com) Bu haber 436 defa okunmuştur.
|
GALERİfacebook ta Begen |
|||||||||
|
SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN Copyright © 2009 Mevzuvatan - Rüya Teknoloji Tarafindan Yapilmistir
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||