![]() | |||||||||||
| |||||||||||
|
| |||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARManşet haberler |
ANNELİESE MİCHEL OLAYI,VATİKAN VE DİN ÜFÜRÜKÇÜLÜĞÜ VE ULUSLARARASI ALANLARDA DİNSEL BOYUTLAR'A BAKIŞ !
ANNELİESE MİCHEL (1952-1976) Almanya. Oldukça koyu bir Katolik Baba tarafından yetiştirilen Anneliese,Annesinin sadakatsizliği söylentileri ve Psikiyatristlerin Raporları sonucunda durumun gelişimini arttırdığı söylenen; Kararsız Cinsel gelişiminden dolayı yaşadığı Stres ve yoğun Din baskısı altında 1968 Yılında Epilepsi Hastalığına yakalanıyor. 7 yıl boyunca Tıbbi müdahale yerine, ağırlıkla Dini müdahale yolunu seçen Ailesi,zaten kuruntulu bir yapıya sahip olan Annelise Michel'in gösterdiği Paranoya belirtilerinin iyice şiddetlenmesine sebep oluyor. 1974 yılında birkaç kez Vatikan'a başvuran Michel'in babası Josef Michel,1975 te isteğine cevap buluyor ve Papa'nın onayıyla Würzburg Piskoposu Josef Stangl, "Arnold Renz ve Ernst Alt" adındaki, seçilmiş iki üfürükçü Papazı Şeytan çıkarma göreviyle yetkilendiriyor ! Zaten, gösterdiği ağır Paronaya belirtileri içerisindeki Michel'e Gün aşırı uygulanan Üfürük Seansları,hastalığını giderek arttırıyor. Bu sıralarda kendisini Yemek yeme alışkanlığından alıkoyduğu öne sürülen (?) Michel'in Anksiyete belirtileri karşısında Papazlar ve özellikle Michel'in Baba'sı,uyguladıkları üfürük Seansları süresince, tepki gösteren vaziyetinin direncini bastırmak adına yoğun fiziki şiddet'e başvuruyor ! Uğradığı fiziksel şiddet karşısında Vücudunun hemen her noktasında çürükler meydana gelen Michel'in vücut kemiklerinde dahi,Babasının attığı ağır tekmeler sonucunda kırılmalar oluşuyor ve Michel,bir süre sonra düzgün yürüyemez hale geliyor.
Ölüm sonucunun Devlet'e bildirilmesi Ardından Alman savcılığı,Ölümü şüpheli bulunan Anneliese Michel hakkında Aile'ye ve Üfürükçü Rahipler'e dava açıyor. Öncelikli Ölüm sebebinin açlıktan kaynaklandığı belirlenen Michel'e uyguladıkları baskı ve Cahillikten aç karnına ölümüne kadar kontrolsüzce yutturdukları "Tegretol" adlı ağır Psikiyatrik hap'ın kanıtları,Seanslar sırasında tuttukları ses kayıtlarında ortaya çıkıyor. Psikiyatristleri dehşete düşüren bu tespit sonrasında, Papa'nın Üfürükçüleri ve Michel'in Ailesi, işin ucu Papa'lığı gösteren bu dava sonrasında sadece, 6 aylık bir Hapis'le cezalandırılıyor ! Vatikan taraftarları ise açığa çıkmış bu olumsuz İmajı düzeltmek için hemen bir Senaryo uygulamaya koyuluyor; Cenaze sırasında Michel'in taşınan Tabutunun Fotoğrafını çeken Muhtemel Vatikan yandaşları yada görevlileri,sonradan sahte olduğu anlaşılacak olan, çektikleri fotoğraf üzerinde oynayarak, " işte Tabutu taşıyan Şeytanın Fotoğrafta ortaya çıkan eli " Haberini yaymaya başlıyor ve "Cesedin asla çürümeyeceğini" İddaa ediyor ! Böylece Vatikan'ın elinden yakasını kurtaramayan cahil Aile bu süreç içerisinde dayanamıyor, şüphelerini bastırmak adına 11 yıl sonrasında mezarın açılmasına karar veriyor ve Aile,çürümüş ceset ve kemiklerle karşılaşıyor !... Bakınız, İnanç etkinliğinin birilerinin insiyatifi altında gelişme güdüsü,kendisini dönüştürdüğü fikirleri doğrultusuyla durmaksızın bireysel yada toplumsal alanlarda ciddi enkazlara yol açmıştır. örneğin,yukarıda okumuş olduğunuz durumun seyrinde buna bir kurban olmuş olan Anneliese Michel'e,ne yaşam sürecinde,ne mezarında,ne'de anılarında saygı duyulmadığını söylemek gördüğü üzere mümkündür ! Ve hala,bu evre sürecinde kendisini adına, uydurma filmlerde,Romanlarda ve kayıtlarda sözü edilmektedir ! Biraz düşünecek olursanız, bu durumun kimler tarafından provake edildiğini,desteklendiğini, yada kullanıldığını anlamak için büyük çaba göstermeniz gerekmez; Nitekim gösterdiği işaret ve uygulandığı kitle hep aynıdır ! Dogmatik Din kavramları ise kanıt gerektirmeyen kabullenmeler fikrinden oluşur,Din inanç Metodolojisinin temel noktasıdır bu.Sizden daha çok şey beklemez,inandım ve kabul ettim dersiniz yani kabullenirsiniz.Güzel dinimizin insanlığa göstermiş olduğu bir hoşgörüdür bu. Anlamak kavramı ise kanıt gerektirir,ispat etmeniz gerekir bu doğrultu'da izah'ı mümkündür. Nitekim günümüzde,anlaşılmamış konular ve bilgisizliğin tekrarı boyutunda,dünyanın bağışıklık sisteminin,hastalıklı bir biçimde yok olmaya başladığı bir Dünya ile iç içeyiz. Bakınız; Din,toplumları etkileyebilmek adına doğal olarak iki farklı metod kullanır, Bunlardan ilk'i Menfaat, diğeri ise korku'dur ! Bu iki yaptırım ile bir toplum'a yön verebilirsiniz. Toplum'a yön verme güdüsü ise Siyasi bir süreç gerektirir ve bu sürecin insiyatifi, kendi doğasında yatan kontrol edilemez bir Statü varlığı gerekliliği oluşturduğundan, bu durum, Tarihler boyunca Toplumsal katliamlara,iç ve dış Savaşlara,yıkımlara,bağnazlığa,Psikososyal karmaşaya,Ülkenin ve Toplumun birçok gelişme düzeyinden geri kalmasına,dolayısıyla;Yönetiminde olduğu Milletlerin kontrol edilemez bir baskı altında güdülmesine yol açmıştır.Bunun örneğini özellikle günümüzün Arap topluluklarında ve o doğrultuda sürüklendirilen Ülkemizde görmekteyiz. Bununla birlikte, sözde, Din kılıfı adı altında ortaya çıkmış bu durum, kısa bir zaman içinde kolaylıkla yön değiştirmiş ve her defasında farklı ivmeler göstermiştir ! Bunun ardında yatan gerçeklerdeki, hangi tekrar eden Uluslararası Siyaset sonucunda, yada gelişimi oluşturan Politik katkıların altındaki temel noktaları biliyoruz (bknz:Siyon tarikatları) ! Sorun şu ki, Ve nitekim günümüz Tarihinde'ki Ulusal yada Uluslararası Siyasetin etkin durumunda yer bulmuş yada yer verdirilmiş olan bu kişileri görmekteyiz ! Son not: İçine düşürülmüş olduğumuz bu sözde Din kökenli Travma'dan oluşan bu Kaos ortamında,elbetteki bilinçli Türk insanının mücadelesi burada bitmeyecektir,Milletlerin mücadelesi bitmeyecektir ! Ne mutlu Türküm Diyene ! ...
...
Bu haber 436 defa okunmuştur.
|
GALERİfacebook ta Begen |
|||||||||
|
SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN Copyright © 2009 Mevzuvatan - Rüya Teknoloji Tarafindan Yapilmistir
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||