![]() | |||||||||||
| |||||||||||
|
| |||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARManşet haberler |
Burası Türkiye, Burda Türkçe Konuşulur!
Feza Tiryaki yazdı...
“Bu memleket tarihte Türk’tü, halde Türk’tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.” “Türk milletindenim diyen insanlar her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.” Büyük önderimiz, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘ten bu sözler. Dünkü bir gazete haberi anımsattı bana bu sözleri: Bir de hemen Alman Bakan’ın kulaklara küpe şu sözlerini anımsadım: Alman Bakan Westerwelle, “Burası Almanya, burda Almanca konuşulur!”demişti. Dünkü gazete haberinin başlığı şöyleydi, anasayfalarda bütün gün kaldı: “Kürtçe resmi dil oldu!” Bu başlığın hemen altına gazete şu açıklamayı yapmaya gerek duymuş: “İngiliz seyahat rehberi Lonely Planet’ten çok tartışılacak hata .” Ama diğer gazetelerde bu açıklama bile yoktu. “Kürtçe resmi dil oldu!” demeyenin hatırı kaldı o gün. Uzun uzun da bu rehberin ne kadar önemli, ne kadar ünlü, ne kadar çok kişiye ulaştığı vurgulandı. …” internet ortamında verdiği seyahat önerilerinin dünya üzerinde, milyonlarca takipçisi var.” dendi. Bakın açıklamaya. Oldu bittiye getirilmesine. Rehbere yapılan övgüye. O günden bugüne kadar da bu konuya bir itiraz edeni, kınayanı, kitabı toplatma girişimini, bu olmazsa mutlaka kitaba ek açıklama yaptırma girişimini falan duymadık. Demek milyonlarca kişiye doğurtacakları bebeği böyle muştuladılar. Ülkemizde de dal değil yaprak bile oynamadığına göre işleri tıkırında küresel çetenin ve işbirlikçilerinin. Daha önce de şunu dediler. Bir hafta kadar önce: Hangisi daha zor: Türkçe mi? İngilizce mi? Niye soruyorlar biliyor musunuz? “ İngilizce Türkçeye göre çok kolaymış da, beyin hemen algılıyormuş da, Türkçede ise iki kat güç harcıyormuş. Çünkü eylem sözcüğü sondaymış, beyin anlamak için vakit kaybediyormuş.” Şimdi anladınız mı bu haber niye verilmiş: Fethullah Okullarına haklılık kazandırmak. Şöyle demek isteniyor: “Bakın Türkçe zor. Zaten biz iki dilliyiz. Yok yok, pardon, çok dilliyiz. Şimdilik iki diyelim de işimiz görülsün, kurbağalar ürkmesin…Kürtçe konuşan Kürtler var. Madem eğitimde dünya ile bütünleşeceğiz, millî bir eğitim yapmayacağız artık o halde bu Türkçe ne başımızda? Kaldıralım İngilizceyi alalım. İsteyen Türkçe mi öğrenir, isteyen Kürtçe mi(?), Gürcüce mi, kendisi bilir canım. Ha Arapçaya gelince o başka. Onu herkes ilkokul dörtte öğrenecek, “ Elifba” sesleri dolduracak ortalığı. Elifba”Elifba!” “Hay maşallah!” diyelim!” Bunları duyduktan sonra Alman Bakan’ın yukardaki sözü aklımdan çıkmıyor. Hem bu sözü derken Bakan bile değil. Bir siyasetçi, bakan olması ihtimali olan. Kendisine İngilizce soru soran muhabiri bu sözüyle bir güzel haşlıyor. Dünyaya ve bu arada bizim gibi aymazlara da örnek oluyor: “Burası Almanya, burda Almanca konuşulur” Koalisyon öncesi görüşmelerde de şu konuda görüşbirliği sağlamışlardı o zaman: “Almanya’da Hıristiyan Demokrat/Hıristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU) ile Hür Demokrat Parti (FDP) arasında yapılan koalisyon görüşmelerinde, “Almanya Federal Cumhuriyeti’nin dili Almancadır” ibaresinin Anayasa’ya girmesi konusunda görüşbirliği sağlandı.9. 10 2009” Alman, okullarında, en önemli dersi için, Almancadır, der. Almanca dersi. Önce Almanca diye bas bas bağırırlar. Evlenen eşleri bile Almancadan sınava sokar ülkelerine öyle alırlar. Dilleri her şeyleridir. Turstlerle İngilizce konuşmazlar, bilmez gibi davranır küçüğü büyüğü, okumuşu okumamışı. Oysa herkes okullarda konuşup anlayacak kadar İngilizce öğrenir ama bunu devlet okullarına, devletin diline, halkın diline katmazlar. Bir zenginlik olarak kenarda durur. Bu konuşmadan Alman’ın bu sert çıkışından kendi millîyetini dolayısıyla dilini korumasından en çok kimler rahatsız olmuş biliyor musunuz? Bizim Zamancılar. Bakın bir yazarı o günlerde neler döktürmüş. “Konuşulan dilin ötesinde bir de ‘diplomasi dili’, ‘diplomatik dil’ diye bir şey var. Bunu en iyi bilmesi gerekenler dış işleri bakanlarıdır. ‘Burası Almanya burada Almanca konuşulur’ ifadesiyle yabancı ülke mensuplarına yaklaşırsanız Almanya üçüncü kez kaybeder. İngilizce sorulan soruya Almanca cevap verirsin, muhabir demek istediğini anlar. Ya da hiç cevap vermez soruyu anlamadığını ima edersin. Bir tercüman vasıtasıyla sordurtursun! Millet ne demek istediğini anlar. ‘Burası Almanya burada Almanca konuşulur’ Almanya’nın küreselleşen dünyadaki üslubu olmasa gerektir. Hepimiz insanız, Westerwelle’nin bu gafletini de isterseniz zafer sarhoşluğuna, isterseniz zafer sevincine verin. “ Zaman yazarı, Alman Bakan’ın bu onurlu duruşunu gaflet olarak tanımlıyor. Yazarın biri de onun iyi İngilizce bilmediğini varsayıyor, bu yüzden saklandı diyor, İngilizce konuşursa gülmesinler diyeymiş… Hay akıl hay. Alman iyi İngilizce bilmeyen birini Dışişleri Bakanı yapacak. Akla bakın. Alman niye büyüyor bari bunu bir araştırın. Hepsi aynı demiri dövüyor. Hepsi aynı ulusal çizgide birleşiyor. Ülkeyi, yönetmek için ortaya çıkanlar yönetiyor. Yıkmak için değil! Kraldan çok kralcı olmuş bizdeki dinciler. Korkuyorlar herhalde ya bizde de böyle düşünürlerse diye. “ İngilizceyle okulları, çarşıyı pazarı, sanayii, okumuşu, cahili, cümle alemi kontrolümüze aldık. Bölücülerin yolunu da bir güzel açtık. Aman tekerimize taş konmasın!” Yandaş, yalakadaş basın yayın neredeyse İngilizceyi kendi dilleri yaptılar. Hepsinde bir bahaneyle İngilizce konuşan biri çıkıyor, kendi dilinde alt yazısı da Türkçe olarak yayın yapılıyor. Eğlence programlarına, yarışmalara, bilimsel bir yayına İngilizce konuşarak çıkan çıkana… Bahanesi hazır. Amaç bu dili dayatmak olduktan sonra. TRT 6, 2009’dan beri devlet içinde başka bir devlet dili varmış gibi başka dillerle 24 saat yayın yapıyor, hem de altyazısız… Atış serbest! Bu işin ustaları, devletin televizyonu TRT eliyle böyle bir maskaralığı övmedi mi geçen günlerde. Muallim adlı türküyü Amerikan okulunda Amerikan bayrağı altında, söyletirmiş gibi yapıp, bizim algımızı karıştırmaya, bu kültüre ve dile kul etme, sevdirme işine girişmediler mi müzik aracılığıyla. Aynı sesli görüntünün aynı müzikle bire bir taklidini de İstanbul’da bir okul yapmadı mıydı? Bir yerinde bile bayrağımız görünmeden. Atatürk’ün resmi görünmeden, Gençliğe Hitabe okulun bir yerinde bile karşımıza çıkmadan. Bomboş uzay sınıfı gibi sınıflar. İçine istediğiniz milleti yerleştirin olur, çünkü milleti yok. Elginkan Anadolu Lisesi’nde çekilmiş bu filmler. Hem de bu lise devlet okuluymuş. Vakfın yaptırıp devlete bağışladığı bir okul. “Milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.”sözünü boşuna mı dedi Atatürk! Alman iki bölümdü, neredeyse yirmi sene öncesinde. Birleşti, tek oldu. Anayasasına tek dil Almancayı daha geçen yıllarda yazdırmışlar, bunun ihtiyacını duymuşlar. Bakan’ı, İngiliz’e dersini vermiş: “Burası Almanya, burda Almanca konuşulur!” Bizim bu Alman’dan neyimiz aşağı? Atatürk milletimize Türk milleti zekidir, çalışkandır demedi mi? Biz neden bu durumdayız? Nereye gidiyoruz koşar adım? Yayılmacılar birleşiyor, toplanıyor, bütünleşiyor. Bizim her parçamız bir dağda. Eline çekiç alan, baltayı kapan, ağzına geleni kulağı duymadan, küfürler ederek, bizi birleştiren, millet yapan, bize bağımsız bir ülke ve eşsiz güzellikte bir yurt bağışlayan Atatürk’e saldırıyor. Bodrum’da yaşayan, oraları sömürgeleri yapmakla meşgul İngilizlere göre düşünmeye başlayan yöneticilerimiz bile var. “Türkiye’de yaşayan yabancılar vardır. Mesela Bodrum’da yaşayan İngilizler var. Alanya’da oturan Almanlar var. Yabancılar bana mektuplar yazdılar, bakanlığımın ilk aylarında. “Biz Türk değiliz, biz Türkiye’de yaşıyoruz ve çocuklarımız Türk okullarına gidiyor. Her sabah çocuklarınızı sıraya geçiriyorsunuz ve onlara and içiriyorsunuz.” dediler. İnsani mi bu peki, doğru bir şey mi? “ Battıkça batıyoruz. Vakit varken, iş işten geçmeden, köprüler atılmadan, kim çıkıp diyecek bizde de: “Burası Türkiye! Burda Türkçe konuşulur!” Kim? Feza Tiryaki, 18 Şubat 2012 Bu haber 474 defa okunmuştur.
|
GALERİfacebook ta Begen |
|||||||||
|
SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN Copyright © 2009 Mevzuvatan - Rüya Teknoloji Tarafindan Yapilmistir
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||