![]() | |||||||||||
| |||||||||||
|
| |||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARManşet haberler |
TÜRK VE TURAN KELİMELERİNİN ASLI MESELESİNE AİT NAZARİYELER
Tarihimizin tarihten önceki devirlerine ait mütaleaların sonuna, bir de «Türk» ve «Turan» kelimelerinin aslı hakkında ortaya atılan fikirleri hülasaten ilave edelim. Gerçi J. MAROUART «Turan» kelimesi üzerinde sünger çekmiş olduğunu zannetmiştir, fakat, buna rağmen, bu kelime, «Ural - Altay kavimleri» manasında arasıra kullanılmakta devam etmiştir. Ben de, bu kelimenin ayni manada, bilhassa İran'ın karşılığı olmak üzere, bundan sonra da kullanılabileceği fikrindeyim. Bu kelimeyi «Türk» mukabili olarak kullanmak, elbette yanlıştır. «Türk» ismi, ancak Türk lehçelerin-de-konuşan kavimlere ıtlak olunmalıdır. Bu kelimelerin aslı hakkında muhtelif fikirler vardır, «Türk» kelimesi «kuvvet» manasını ifade etmiş olduğundan, kelimenin bu halile bir kök olacağı da zannolunuyor. Fakat «turan» ve «Türk» kelimelerinin kökü «tur» («tür») kelimesi de olabilir. Şöylece «Tur + an» bu kelimenin İranca, «Tür + k» de yine İranca, Yafethi lisanlarınca ve Fin - Ogur dillerinden Macarca cem sigalarından ibaret olması hakkındaki fikirlerin doğru olması da çok muhtemeldir. Avestada ve şerhlerinde «türk» kelimesi, «ik» cem'edatı ile biten diğer kavim isimleri ile beraber getirilmiştir. «Tuz» kelimesi «tur» kelimesinin Z ile konuşulan şekli ise, kelime teşekkül ve intizam manasında olup, İran destanlarında Türklerin ceddi olarak gösterilen «Tuz» un ismi'de «Tur» kelimesi ile bir olabilir. Bazı alimler, turan» kelimesinin, evvelce Aral Gölü etrafında yaşayan bir kavim olmak üzere Yunan menbalarında zikrolunan «Tur» lara ait olduğunu söylüyor; fakat «Tur» ların esasen İrani bir kavim olduğunu ancak farzediyorlar. (Bazı alimler «Türk» kelimesinin, yine o civarda ve Türkistan'ın cenubunda yaşayan bir kavim sıfatile Hind menbalarında Turuşka ismi ile zikrolunan kavme ait olduğunu söylerler. Herhalde biz Herodot da «Yurkae» Plinius Secundus ve Pomponius Mela'da «Turkae» ismi ile Ural ve Edil taraflarında yaşamış olduğu bildirilen kavme ait olduğunda şüphe etmeğe hiç mahal görmüyorum. Bu Turkae (Yurkae) isimle Macarların cedleri ifade edildiğine dair mütalaalar da ancak « o zaman Türkler daha bu kadar gar-be gelmemişlerdi» kanaatına dayanan bir yanlışlıktır, Bu kayıt, yukarıda Göktürklerin «Garp Denizi» (Sihai), yani Hazar Denizi taraflarından neşet ettiklerine dair Çin menbalarında kayıtlı rivayete de uygun geliyor. Yani asıl vatanı Orta-Tiyanşan, Issık-Göl civarı olan «Türk» kabilesinin bir kısmı en eski zamanlarda Hazar Denizi şimalinde yaşamış olabilir. Zaten Çıgıl boyunun bir kısmı da oralarda bulunuyordu, Hind menbalarındaki «Turuşk» kelimesi, «Koço» da bulunan yazılarda «Turuska» şeklinde yazılmış ve «Türk - Uygur» manasında kullanılmıştır. Uygur Hakanları da, Karahaniler gibi. «Türk Hakanı» diye tesmiye olunmuştur. Kaynakça Kitap: UMUMİ TÜRK TARİHİNE GİRİŞ Yazar: A. ZEKİ VELİDİ TOGAN Bu haber 256 defa okunmuştur.
|
GALERİfacebook ta Begen |
|||||||||
|
SEYİRCİ KALMAYIN; VATANINIZA SAHİP ÇIKIN Copyright © 2009 Mevzuvatan - Rüya Teknoloji Tarafindan Yapilmistir
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||